Tugay gerçekten AK Parti'ye mi geçecek?

Abone Ol

Yazmaya ara vermiştim aslında... Tatilden yazıyorum bu yazımı da...

Pazartesi gününden bu yana İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın "AK Parti'ye geçiyor", "Cumhurbaşkanı ile görüştü" "Görüşmedi ama görüşmek üzere" iddiasının peşindeyim.

Peki bu iddia durup dururken mı çıktı?

"Ateş olmayan yerden duman çıkar mı?" dediğinizi duyar gibiyim.

Ulusalda çoğunun ismini bile bilmediğim bazı isimler bu iddiayı dile getirince iş daha da büyüdü...Doğal olarak herkes üzerine atladı.

Senaryolar üst üste yazıldı.

Şimdi gelelim işin gerçeğine. İşin muhattapları ile konuştuğum için "bilgi" düzeyinde net bir şekilde ifade ediyorum.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İzmir'den bir isme, "Cemil Tugay AK Parti'ye gelse nasıl olur?" demesiyle aslında her şey başlıyor.

Aslında tam başlama bu zaman da değil. Ankara'da bir kurumun genel müdürü (Gümüşhaneli) Cemil Tugay'ın bağımsız olmasını fırsat bilerek Cumhurbaşkanına "Temas edersek AK Parti'ye geçebilir" (Buna benzer bir söz) demesiyle ortalık karışmaya başlıyor.

Erdoğan'ın İzmir'den bir isme Tugay'ı sormasıyla da dedikodu kazanı hız kazanıyor.

(Burada bağımsıza geçmesi etkili oluyor)

Herkes duyduğunun üzerine bir şey ekliyor, ekliyor.

Hatta iş "önümüzdeki hafta rozet takacaka" felen geliyor!

Bu sırada da geçtiğimiz haftalarda İngiltere'ye giden İzBB Başkanı Tugay'ın orada aynı etkinliğe katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'la görüştüğü, kahve içtikleri, AK Parti'ye geçiş durumunun burada konuşulduğu iddiası/dedikodusu yayılıyor.

Her iki tarafla da konuştum. Kesinlikle böyle bir şey olmadığı, İngiltere'nin Türkiye Konsolosu'nun Türk heyetine yemek verdiğini, burada da el sıkışmanın dışında bir temasın olmadığını öğrendim.

Bu bilgileri yukarıda ifade ettiğim gibi tek taraflı değil, her iki tarafa sorarak edindim.

İşin özeti; Bakan Kurumun Tugay'la "teması" yok. Bunu kim söylüyor? AK Partililer...

Peki Cumhurbaşkanı neden Tugay'ı soruyor?

Ankara'daki bir kurumun genel müdürünün kendi başına (anlaşılan hemşehrilik ilişkisini de kullanarak) hareket etmesi ile olay buralara geliyor.

Peki Cemil Tugay bu işin neresinde? Edindiğim izlenim hiç bir yerinde! Kendisi ile konuştum.
"Böyle bir şey mümkün olur mu!" diyerek aslında konuyu kapattı.

Belediye Başkanı olduğu için Ankara'daki bahsettim kurumun genel müdürü ile konuşması dışında Tugay'ın bir rolü yok gibi gözüküyor.

Ancak bu olaydan bağımsız olarak söylüyorum siyasette her zaman her şey olabiliyor!

Tugay bağımsız kaldığı sürece bu tür iddialar sürekli ortaya atılacak biz de gazeteci olarak doğruyu bulmak için çabalayacağız.

Not: İzmir'in AK Parti aktörleri ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'transferle' ilgili detaylı görüşmesi yok.

Not: AK Parti'nin İzmir'deki patronu Genel Sekreter Eyyüp Kadir İnan, yaşananların tamamen dışında. Böyle bir transfer "süreci" söz konusu olsa Erdoğan'ın ilk temas edeceği kişi herhalde İnan olurdu!

Not: AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı süreci sadece izliyor. Konunun hiçbir yerinde yok.

Not: Anlattığım olayda/siyasi gelişmede bazı noktalar flu olduğunu da söylemem gerek.