GÜNDEME BAKIŞ- Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Nihat Filiz, Meslek Fabrikası’nın hizmet verdiği tarihi binaya yönelik sabah saatlerinde gerçekleştirilen müdahaleye tepki gösterdi.
HUKUK DEVLETİ VURGUSU
Filiz, mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan taşınmaz hakkında devam eden yargı sürecine rağmen, herhangi bir tebligat yapılmadan ve idari işlem kesinleşmeden fiili tahliye girişiminde bulunulmasının “ağır bir hukuka aykırılık” olduğunu belirtti. Yapılan müdahalenin Anayasa’nın hukuk devleti ilkesi, mülkiyet hakkı ve yargı denetimi hükümlerine açıkça aykırı olduğunu ifade eden Filiz, “Devam eden bir mülkiyet ihtilafında, yargı kararı kesinleşmeden yapılan bu fiili müdahale idarenin kendisini yargı yerine koymasıdır. Bu kabul edilemez” dedi.
“BU BİR GÜÇ GÖSTERİSİ”
Sabah saatlerinde yüzlerce polisle gerçekleştirilen uygulamanın idari değil siyasi bir müdahale olduğunu savunan Filiz, Meslek Fabrikası’nın yalnızca bir bina olmadığını, “kamusal sorumluluğun ve halkçı hizmet anlayışının somutlaşmış hali” olduğunu dile getirdi. Yapının bugüne kadar 145 bini aşkın yurttaşa meslek edinme imkânı sunduğunu hatırlatan Filiz, “Bugün kilit vurulmak istenen bir bina değil; gençlerin geleceği ve İzmir halkının ortak kazanımıdır” ifadelerini kullandı. Ayrıca bina içerisindeki teknik ekipmanların uzman gözetimi olmadan sökülmesinin kamu malına zarar riski taşıdığını belirten Filiz, bu sürecin durdurulmasını ve sorumlular hakkında gerekli hukuki işlemlerin başlatılmasını talep ettiklerini kaydetti.
Yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde;
İzmir’de binlerce gencin, kadının ve işsizin umut kapısı olan Meslek Fabrikası’nın hizmet verdiği tarihi binaya yönelik olarak, sabahın erken saatlerinde yüzlerce polisle gerçekleştirilen abluka ve fiili müdahale; hukuk devleti ilkesinin, mülkiyet hakkının ve kamu hizmetinin açık ihlalidir.
*
Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne, dolayısıyla İzmir halkına ait olan bir taşınmaz hakkında devam eden yargı süreci bulunmasına rağmen;
hiçbir tebligat yapılmadan, idari işlem kesinleşmeden ve yargı yolları tüketilmeden fiili tahliye girişiminde bulunulması ağır bir hukuka aykırılıktır.
*
Bu müdahale;
Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesine,
35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkına,
125. maddesinde yer alan yargı denetimi ilkesine,
İdarenin hukuka bağlılık, ölçülülük ve usul kurallarına uyma yükümlülüğüne açıkça aykırıdır.
*
Devam eden bir mülkiyet ihtilafında, yargı kararı kesinleşmeden yapılan bu fiili müdahale;
idarenin kendisini yargı yerine koymasıdır.
Bu kabul edilemez.
*
Sabahın 05.00’inde yüzlerce polisle gerçekleştirilen bu işlem; bir idari uygulama değil, açık bir güç gösterisidir. Hukuki değil, siyasidir Meşru değil, dayatmadır Kamu yararı değil, keyfiyet üretmektedir
Meslek Fabrikası; yalnızca bir bina değildir.
Kamusal sorumluluğun, sosyal belediyeciliğin ve halkçı hizmet anlayışının somutlaşmış halidir.
*
Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana kamu mülkiyetinde olan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek halkın hizmetine sunulan bu yapı; bugüne kadar 145 bini aşkın yurttaşın meslek edinmesine, üretime katılmasına ve yaşam kurmasına olanak sağlamıştır.
*
Bugün bu kapıya kilit vurulmak istenen şey bir bina değil; gençlerin geleceği, kadınların emeği ve İzmir halkının ortak kazanımıdır.
*
Ayrıca bina içerisinde bulunan teknik ekipmanların, uzman personel gözetimi olmaksızın sökülmesi;
kamu malına zarar verme riski doğurmakta olup, bu durum ayrıca hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilecek niteliktedir.
*
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
Bu bir idari işlem değil, hukuksuz bir fiili durum yaratma girişimidir.
Bu bir mülkiyet tartışması değil, İzmir halkının ortak değerlerine yönelik açık bir müdahaledir.
*
TÜM BEL-SEN İzmir 2 No’lu Şube olarak;
Bu hukuksuz uygulamayı şiddetle kınıyoruz,
Sorumlular hakkında gerekli tüm hukuki süreçlerin derhal işletilmesi gerektiğini vurguluyoruz,
Kamu hizmetinin kesintiye uğratılmasına yönelik bu girişimin derhal durdurulmasını talep ediyoruz.
*
Hiç kimse; hukuku askıya alarak, yargı süreçlerini yok sayarak ve kamu gücünü baskı aracına dönüştürerek meşruiyet üretemez.
Hukuk devleti; keyfi uygulamalarla değil, kurallarla ayakta kalır.
*
Bizler;
hukukun, emeğin ve kamusal yararın yanında olmaya,
bu hukuksuzluğa karşı her alanda mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bu zorbalığa boyun eğmeyeceğiz.
Bu hukuksuzluğu asla kabul etmeyeceğiz.
Çünkü İzmir susmaz.
Çünkü İzmir boyun eğmez.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.





