GÜNDEME BAKIŞ - AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve İzmir Milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya ile Ceyda Bölünmez Çankırı; CHP’li Ali Mahir Başarır ile AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan arasında yaşanan polemiğe yönelik açıklamada bulunarak, İnan’a destek çıktı.

Saygili Kaya Ve Cankiridan Basarira Inan Cikisi Chpnin Siyasi Tukenmisliginin Gostergesi 2

SAYGILI: SANDIK GELDİĞİNDE CEVABI MİLLETİMİZ VERECEK”

İl Başkanı Bilal Saygılı şu açıklamalarda bulundu:

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın, AK Parti Genel Sekreterimiz Sayın Eyyüp Kadir İnan ve TBMM Grup Başkanvekilimiz Sayın Leyla Şahin Usta hakkında kullandığı ifadeler; siyasetin değil, had bilmezliğin ve çaresizliğin dışavurumudur. Milletin oylarıyla seçilmiş, görevlerini alın teriyle, liyakatle ve sorumluluk bilinciyle yürüten isimlere yönelik saldırılar, CHP’nin içinde bulunduğu siyasi tükenmişliğin açık göstergesidir. Bu dil; milleti küçümseyen, millet iradesini yok sayan eski vesayet zihniyetinin bugünkü temsilidir. Sayın Eyyüp Kadir İnan, genç yaşına rağmen teşkilatın her kademesinde görev almış; milletin derdiyle dertlenen, çalışkanlığı ve duruşuyla AK Parti teşkilatlarının takdirini kazanmış bir siyasetçidir. CHP’nin yıllardır üretemediği dinamizmi, vizyonu ve samimiyeti hazmedemeyenlerin saldırılarına maruz kalması da bundandır. Sayın Leyla Şahin usta ise yıllardır Meclis’te milletin her kesimini temsil eden; kadınların, ailelerin ve toplumun hassasiyetlerini savunan bir siyasetçidir. Alevi vatandaşlarımızı istismar ederek siyaset yapmaya çalışanların, kendi çarpık söylemlerini başkalarına yamamaya çalışması ucuz bir algı operasyonudur. Ali Mahir Başarır’ın sözleri, CHP’nin nasıl bir siyaset anlayışına mahkûm kaldığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Hakaretle, aşağılamayla ve iftirayla siyaset yapanların; milletin karşısına çıkacak ne yüzü ne de söyleyecek sözü kalmıştır. Biz AK Parti olarak; milletin iradesine dil uzatanlara, inanca, kimliğe ve kişiliğe hakaret edenlere, siyasi çaresizliğini edepsizlikle örtmeye çalışanlara prim vermedik, vermeyeceğiz. Önce kendi içinizdeki kavgayı bitirin, ardından millete nasıl hizmet edeceğinizi düşünün. Siyaset; hakaretle değil, eserle, hizmetle, icraatla ve vizyonla yapılır. Emeklilerimiz üzerinden yapılan açıklamalar ise samimiyetten uzak, popülist ve ikiyüzlü bir siyaset anlayışının ürünüdür. Bugün emeklilerin durumunu dert ediyormuş gibi konuşanlar, yıllarca emekliyi yok sayan, maaşları enflasyon karşısında eriten, sosyal devlet kavramını sadece kitaplarda bırakanlardır. Emekliler üzerinden siyasi rant devşirmeye çalışmak, çözüm üretmeden sadece bağırmak, CHP’nin değişmeyen siyaset tarzıdır. Emeklilerimizin yaşadığı her zorluğun farkındayız. Ancak bugün emekli maaşları düzenli ödeniyorsa, sağlık hizmetlerine ücretsiz ve kesintisiz erişim varsa, bayram ikramiyeleri, sosyal destekler ve ek düzenlemeler hayata geçirilmişse, bu AK Parti iktidarları sayesinde olmuştur. Milletimiz kimin konuştuğunu, kimin çalıştığını; kimin hakaret ettiğini, kimin hizmet ürettiğini gayet iyi bilmektedir. Sandık geldiğinde de cevabı, her zamanki gibi, aziz milletimiz verecektir.

Saygili Kaya Ve Cankiridan Basarira Inan Cikisi Chpnin Siyasi Tukenmisliginin Gostergesi 3

KAYA: KİBİRLİ BAKIŞIN TEMSİLCİLERİ ÇÖPLÜKTE KAYBOLACAK!

Atilla Kaya ise şunları söyledi:

Evvela her şeyden önce şunu açıkça ifade etmek isterim. "Normal hayatta selam vermeyeceğimiz" diyerek insanları sınıflara ayırmak, kimin selamı hak edip etmediğine karar verme hakkını kendinde görmek, siyasi eleştiri değil, kibirin ve nobranlığın açık bir dışavurumudur. Bu anlayış, milleti eşit yurttaşlar topluluğu olarak değil, üstten bakılacak, ayrıştırılacak bir kalabalık olarak gören yanlış ve sakat bir zihniyetin ürünüdür. Bu dil ve bakış açısı, tek parti döneminden miras kalan, milleti küçümseyen ve halkı bir zümrenin vesayeti altında görmeye alışmış hastalıklı anlayışın bugüne yansıyan izdüşümünden başka bir şey değildir. AK Parti, milletin partisidir. Milletin partisi olan AK Parti, temsilcilerini belirlerken kökenine, sosyal çevresine ya da hayat tarzına değil, millete hizmet etme iradesine, emeğine, fedakârlığına ve sorumluluk bilincine bakar. Bu ülkede hiç kimse, bir başka kişinin sınıfsal, kültürel ya da ideolojik ölçülerine göre "selam verilmeye değer" olmak zorunda değildir. Milletin onurunu, bir zümrenin beğeni terazisine teslim etmeyiz. Milleti küçümseyen, insanları yukarıdan aşağıya sıralayan bu kibirli bakış açısının temsilcileri, daha önce olduğu gibi bugün de milletin vicdanında mahkûm olacak, tarihin çöplüğünde kaybolacaktır. İkinci olarak da şunu açık ve net bir şekilde ifade etmek isterim. Yaklaşık yirmi yıldır tanıdığım Eyyüp Kadir İnan kardeşim, bugüne kadar üstlendiği her vazifeyi bihakkın yerine getirmiş, davasına sadakatiyle, çalışkanlığıyla ve duruşuyla temayüz etmiş gerçek bir dava adamıdır. Ülkemizin istikbal mücadelesinde azmine, heyecanına ve iradesine her zaman ihtiyaç duyduğumuz genç kardeşlerimiz, Türkiye'nin dört bir yanında yürüttükleri çalışmalarla gerçek bir başarı hikâyesi yazmaktadır. Eyyüp Kadir İnan da bu güçlü kadronun seçkin bir temsilcisidir. Kurulduğu ilk günden itibaren siyasete gençliğin ruhunu ve dinamizmini katan, yönetime gençliğin azmini ve kararlılığını taşıyan AK Parti'nin başarısının temelinde, işte bu inançla çalışan, bu davaya gönül veren genç kardeşlerimizin aşkı, emeği ve heyecanı vardır. Bu mesele, milletten kopuk lümpenlerin anlayabileceği bir şey değildir.

Saygili Kaya Ve Cankiridan Basarira Inan Cikisi Chpnin Siyasi Tukenmisliginin Gostergesi 4

ÇANKIRI: “SİYASET SINIFÇI BAKIŞLARIN KÜRSÜSÜ DEĞİL”

Çankırı’nın paylaşımı ise şöyle:

Siyaset, kişisel husumetlerin ve sınıfçı bakışların kürsüsü değildir. Bu sözde siyaset anlayışınız, 24 yıl öncesinde kalarak tarihin tozlu raflarında yerini almıştır. Milletin iradesiyle görev yapan, devlet sorumluluğu taşıyan isimleri hedef alan bu dil; eleştiri değil, açık bir tahammülsüzlük beyanıdır. Yönetemedikleri belediyelerin, çözemedikleri sorunların, üretemedikleri politikaların hesabını; AK Parti Genel Sekreterimiz Sayın Eyyüp Kadir İnan ve AK Parti Grup Başkanvekilimiz Sayın Leyla Şahin usat’ya “liyakat” kılıfı altında saldırarak kapatmaya çalışanlar, kendi siyasi boşluklarını ele vermektedir. Eyüp Kadir İnan’ın siyaset sahnesinde ilmek ilmek verdiği emeğin tanığıyım. Teşkilatlarımızın her kademesinde üstlendiği tüm görevleri, terinin son damlasına kadar hakkıyla yerine getirmiştir. Bu yüzden ismi hedef yapılmaktadır; zira teşkilatın içinden gelen, emeğiyle yükselen kadrolar sizin alışık olduğunuz siyaset tarzını boşa düşürmektedir. Leyla Şahin Usta’yı ise siz çok iyi tanırsınız. Bugünkü sınıfçı bakış açınızın bir tezahürü olarak, başörtüsü nedeniyle Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden uzaklaştırılmış; baskılarınıza boyun eğmeyerek, hayranlık duyduğunuz Avrupa’da eğitimini tamamlamış ve bugünse sizinle aynı statüde, yalan ve iftiralarınıza tek tek cevap veren güçlü bir kadındır. Bu saldırgan üslup ne emekliyi temsil eder ne de sizi her seçimde sandığa gömen milleti… Emekliyi samimiyetle savunmak, onu sloganlara siper etmekle olmaz! Bu dil muhalefet değildir; çözüm üretemeyen, yönetemeyen ve siyaseten tükenmiş bir anlayışın kendi kendine ilan ettiği iflastır.

BAŞARIR NE DEMİŞTİ?

Ali Mahir Başarır, İnan’a yanıt vererek, “Normal hayatta selam vermeyeceğimiz, liyakatsız, halktan kopuk kişileri ne yazık ki AKP’de önemli görevlere getirmişler. Biz de mecburen cevap vermek zorunda kalıyoruz! Sarayın şatafatına aldanıp, her sabah ekmek kuyruğunda bekleyen emeklinin halini görmeyenlere söylüyorum: Bu hakaretler bize değil, milyonlarca emekli vatandaşımıza söylenmiştir! Çünkü biz onlar adına buradayız, 86 milyon adına bu Meclis’teyiz. Söylediklerinizi aynen iade ediyor ve sizi milletimize şikayet ediyoruz” demişti.