Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - Türk Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği (TMMOB) Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Toprak, Ramazan ayında artan sucuk, salam, sosis ve baharat tüketimine dikkat çekerek, taklit ve tağşiş riskinin bu dönemde yükseldiğini belirtti. Yüksek enflasyon ve artan girdi maliyetlerinin hem tüketiciyi hem de üreticiyi zorladığını ifade eden Toprak, denetimlerin artırılması gerektiğini vurguladı.

“RAMAZAN’DA TAKLİT VE TAĞŞİŞ ARTIYOR”
Ramazan ayında özellikle işlenmiş et ürünleri ve baharat tüketiminin arttığını belirten Toprak, ekonomik baskının riskleri büyüttüğünü ifade ederek, “Yüksek enflasyon nedeniyle dar gelirli tüketiciler daha ucuz ürünlere yöneliyor. Bu durum merdiven altı üretimleri teşvik ediyor ve kalite düşürme eğilimini artırıyor. Özellikle sucuk gibi et ürünlerinde ve baharatlarda tağşiş riski bu dönemde yükseliyor” dedi.
“SUCUKTA BOYA ÇIPLAK GÖZLE ANLAŞILMAZ”
Son dönemde sucuklarda yasaklı gıda boyası kullanıldığına ilişkin iddiaları değerlendiren Toprak, tüketicinin evde yapabileceği bir testle kesin sonuca ulaşamayacağını belirterek, “Açık konuşmak gerekir. Tüketicinin çıplak gözle veya evde uygulayacağı bir yöntemle sucukta yasaklı boya olup olmadığını kesin olarak anlaması mümkün değil. Aşırı parlak, homojen ve fazla kırmızı renk şüphe uyandırmalı ancak kesin tespit yalnızca laboratuvar analiziyle yapılabilir” ifadelerini kullandı.
“BAHARATLARDA TEKSTİL BOYASI VE SENTETİK RENKLENDİRİCİ RİSKİ”
Baharatlarda tekstil boyası ve sentetik renklendirici kullanımına ilişkin denetim süreçlerine değinen Toprak, mevcut uygulamaların yetersiz olduğunu savunarak, “Baharatlarda tekstil boyası veya sentetik renklendirici kullanımı resmi denetimlerde sıkça tespit ediliyor ve bu durum mikotoksin ve pestisit gibi ek risklerle birleşiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı yıllık 1 milyondan fazla denetim yapıldığını açıklıyor ancak işletme başına yılda ortalama bir denetim ile gıda güvenliği sağlanamaz. İzmir özelinde de ülke genelindeki risklere benzer bir tablo söz konusu. Daha etkin denetim için gıda mühendislerinin sayısı artırılmalı” açıklamasında bulundu.
“EN YAYGIN HİLE YÖNTEMLERİ”
Sucuk ve işlenmiş et ürünlerinde en sık karşılaşılan hile yöntemlerine dikkat çeken Toprak, “Sentetik boya eklenmesi, et yerine daha ucuz maddelerin karıştırılması en yaygın yöntemler arasında yer alıyor. Baharatlar ve et ürünlerinde yapılan tağşiş, ürünün besin değerini düşürürken halk sağlığını da tehdit ediyor” diye konuştu.
TAKLİT-TAĞŞİŞ LİSTELERİ YETERLİ Mİ?
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı taklit ve tağşiş listelerini değerlendiren Toprak, mevcut uygulamanın tek başına yeterli olmadığını belirterek, “Liste yayımlanması olumlu bir adımdır ancak aynı firmaların listelerde defalarca yer aldığını görüyoruz. Para cezalarının artırılması, kamuoyuna açık teşhirin güçlendirilmesi ve üretimden men gibi yaptırımların uygulanması gerekiyor. Ayrıca listelere mikrobiyolojik analiz sonuçları ile pestisit ve mikotoksin aşımları da eklenmeli” ifadelerini kullandı.
AÇIKTA SATILAN ÜRÜNLERE DİKKAT
Tüketicilere uyarılarda bulunan Toprak, “Tüketiciler ambalajlı, etiketli ve güvenilir markaları tercih etmeli, olağandışı renk ve parlaklık gösteren ya da piyasa değerinin çok altında satılan ürünlerden kaçınmalı. Etiket bilgisi olmayan ürünlerden uzak durulmalı. Açıkta satılan baharat ve sucuklarda tağşiş riski daha yüksektir. Aşırı ucuz ürün her zaman şüphe uyandırmalıdır” dedi.
“MERDİVEN ALTI ÜRETİM RAMAZAN’DA ARTIYOR”
Ramazan döneminde merdiven altı üretimin artma eğiliminde olduğunu ifade eden Toprak, “Tüketim artışı ve enflasyon baskısı kayıt dışı üretimi teşvik ediyor. İzmir’de de ülke genelindeki tabloya benzer bir risk söz konusu. Denetimler ihbarlara bağımlı kalmamalı, sürekli ve yaygın şekilde yürütülmeli” diye konuştu.
“TOKSİK VE KANSEROJEN RİSKİ TAŞIYABİLİR”
Sentetik gıda boyalarının uzun vadeli sağlık risklerine dikkat çeken Toprak, “Bazı sentetik boyalar toksik ve kanserojen risk taşıyabilir. Alerjik reaksiyonlara ve kronik hastalıklara yol açabilir. Bu maddelerin kontrolsüz kullanımı halk sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturur” dedi.
“EKONOMİK BASKI HİLEYİ MEŞRULAŞTIRMAZ”
Fiyat artışlarının üreticileri hileye yönelttiğini ancak bunun kabul edilemez olduğunu belirten Toprak, “Yüksek girdi maliyetleri bazı üreticileri hileye yöneltiyor olabilir ancak bu hiçbir şekilde meşru bir gerekçe değildir. Ekonomik krizin bedelini halk sağlığı ödeyemez. Etkin denetim ve caydırıcı cezalar şarttır” ifadelerini kullandı.
ŞÜPHELİ ÜRÜNDE NE YAPILMALI?
Vatandaşların şüpheli ürünlerle karşılaşması halinde izleyebileceği yolu anlatan Toprak, “Şüpheli ürünler Alo 174 Gıda Hattı’na bildirilmeli. Ürünün marka ve parti numarası ile fotoğrafları paylaşılmalı. Gerekirse savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir. Tüketiciler ifşa listelerini takip ederek bilinçli hareket etmeli” diyerek açıklamasını sonlandırdı.





