Kılıçdaroğlu Aydın'da konuştu: Yollardan, köprülerden geçişlerin tamamını devletleştireceğiz
banner196

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Aydın programının 2'nci gününde şoför, nakliyeci, servisçi, taksici ve minibüsçü esnafıyla bir araya geldi. Efeler Şehir İçi Özel Halk Kooperatifi'nde sabah saatlerinde gerçekleştirilen toplantıya CHP'li Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay, Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç, Kooperatif Başkanı Okan Yalçın ve çok sayıda kooperatif üyesi katıldı. Toplantıda şoför esnafının sorunlarını dinleyip sorularını yanıtlayan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, petrol fiyatlarının artışına dikkat çekerek, "Bunlar sadece Aydın'ın sorunu değil. Dertleriniz ortak. İktidarlar durup dururken zam yapmaz. Nedenleri var. Dünyada petrol fiyatı arttı. Dünyada yüzde 6-7 artıyor, bizde yüzde 300 artıyor. Vergilere ihtiyaç var. O kadar büyük taahhütlerin altına girdiler ki bunlara para ödemek zorundalar. Dolar endeksli paralar. Dünyanın parasını ödeyecekler, söz vermişler. Parayı nereden bulacaklar? Her akaryakıt istasyonu bir vergi dairesidir, bunu unutmayın. Üstelik müteahhit Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, işin ve ihalenin yapıldığı yer Türkiye. Niye Türk lirası değil, Amerikan doları? Bu sorunun cevabını bilmelisiniz. Eğer soyuluyorsanız soygun düzenini bitirmeniz lazım. Alın teriyle geçinen herkese benim sözüm var. Bu 5'li çeteden bu devleti kurtaracağım" dedi.
 

'BEDAVA YAPIYORSAN, PARASINI VERECEKSİN'
Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
"İşimizi garantiye alalım diye sözleşmelerde yurt dışındaki mahkemeleri göstermişler. Vicdan sahibi hiçbir hakim, bir vatandaşın soyulmasına 'evet' demez. 65 yaş üstünde vatandaş, sosyal devlet gereği toplu taşımaya bedava biniyor. Bedava yapıyorsan, parasını vereceksin. 65 yaşın yükünü şoförün sırtına yüklüyorsun. Zaten zamları yapmışsın, perişan etmişsin bir de 'vatandaşı ücretsiz taşıyacaksın' diyor. İyi bir avukat tutarsanız davaların hepsini kazanırsınız. Bedava taşıma yoktur. Anayasada yasaktır. Yolcu sayısı bellidir. Ne kadarı bedava bindiyse devlet ödemek zorunda."
 

'MEMLEKET AÇLIKTAN ÖLÜR'
Şoför esnafına 1 hafta kontak kapatmaları halinde neler yaşanabileceğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Aslında siz 1 hafta bunu yapsanız memleket açlıktan ölür. Yolcuyu, yiyeceği, mazotu, petrolü taşıyan sizsiniz. Ekonomik hareketliliğin kalbi sizin elinizde. Gücünüzün farkındayım. İlle de bunu yapmayın, demokrasilerde iş sandıktadır. Büyük sıkıntılarınız var. Biraz daha sabredeceksiniz. Sandıkta ders vereceksiniz. Çocuğunuzun hakkı için, memleketin huzuru için elinizi vicdanına koyacaksınız. Güzel bir ders vereceksiniz. Toplumun haksızlık yapan bir iktidara ders vermesi lazım" dedi.
 

'YOKSULLUK KADERİMİZ DEĞİL'
Şehirlerarası taşımacılıkta yapacakları düzenlemeleri anlatan Kılıçdaroğlu, "Yollardan, köprülerden geçişi, bunların tamamını devletleştireceğiz. Destek verirseniz öyle dolar bazında olmayacak. Tamamını kamulaştıracağız. Şoförler para ödüyor bu maliyetler nasıl düşecek? Eriyen Türk lirası karşısında fiyat farkı ödüyorsunuz. Bu farklar zam olarak vatandaşa yansıyor. Siz bedava çalışmak zorunda değilsiniz ki, böyle imkanınız yok. Sesinizi bu kardeşiniz duyuyor. Mersin'de Türkiye'deki tüm şoförlerle bir toplantı yaptık. Nasıl bu dertlerden kurtulacaklarını anlattım. Her önüne gelen kamyon alıp şoförlük yapıyor. Plakanın sınırlanması lazım. Plaka sizin garantinizdir. Sizin plakalarınızın değeri olmalı. Her önüne gelen bu işi yapamaz. İhtiyaç belirlenmeli. Bundan sonra araçları yenileyemezsiniz. Otobüs olmuş 6 milyon lira. Hepsinin fiyatları uçmuş. Küçük karlarla hayata tutunmaya çalışıyorsunuz. Hayatın başka cephesi var. Yarın 'bizim kamyon yaşlandı, yenileyeceğiz' dediğinizde başka bir gerçekle karşılaşacaksınız. Fiyatların patladığını göreceksiniz. Demokratik yollarla saray yönetimini göndereceğiz. İstedikleri kadar bağırsınlar. Bizi tahrik ediyorlar. Polis üstümüze saldırsın bekleyeceğiz. Sandık gelecek bu otoriter yönetimi göndereceğiz. Size sözüm sarayda oturan vatandaşı emekli edeceğim. Milletin kanını emdiniz. Bu milletin gülmeye ihtiyacı yok mu? Alın terinin karşılığını almaya hakkı yok mu? Yoksulluk bizim kaderimiz değil" açıklamalarında bulundu.
 

'UMUTSUZ OLMAYIN'
Aydınlıların tarihteki öneminden de bahseden Kılıçdaroğlu, "Bu devletin nasıl kurulduğunu en iyi siz bilirsiniz. Aydınlılar Kurtuluş Savaşı'nın göbeğindeydi. Nasıl oluyor da o fakir cumhuriyet el avuç açmadan fabrikalar kurdu? Şimdi her şeyimiz var ama birileri alıyor her şeyimizi. Hep beraber 5'li çeteye çalışıyoruz. Sizin yazınız, kışınız yok, tatiliniz yok, devlete vergi veriyorsunuz. Alın terini döken cefa, öbürleri sefa çekiyor. Bu işi tersine çevirmek zorundayız. Sandığa gidip oyunuzu kullanacaksınız. Gerisini merak etmeyin. Bu memlekette hiç umutsuz olmayın" dedi.
 

GİRDİLERDEKİ ARTIŞA DİKKAT ÇEKTİ
Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç ise toplantıda yaptığı konuşmada, Aydın'da Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nde (UKOME) alınan kararlarla sorunsuz taşımacılık için çalıştıklarını ifade etti. Son 1 yılda girdi fiyatlarının yüzde 300 arttığını söyleyen Özmeriç, "Girdilerimizin artması nedeniyle hizmet edemeyecek duruma geldik. Aydın'ın tarım kenti olması nedeniyle üyelerimiz oradan kazandıklarıyla yaşamlarını sürdürüyor. Herkesin sorunları var. Ulaşım esnafı zamlara yetişemiyor. Akaryakıtı karşılayamaz durumdayız. Ulaşım politikası yeniden belirlenmeli. Müşteri sıkıntısı yok ama zarar ediyoruz. Trafik kazaları da ne yazık ki gündemden düşmüyor" diye konuştu. 

YENİ ÜYELERE ROZETLERİNİ TAKTI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şoför esnafıyla gerçekleştirdiği toplantının ardından Şükran Güngör Yıldız Kenter Kültür Merkezi'nde düzenlenen, partiye toplu üye katılım törenine katıldı. Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada, "Hepimizin sorumluluğu var. Benimki biraz daha fazla. Çünkü ben bir siyasi partinin genel başkanıyım ve Türkiye'nin sorunlarını çözmeye talibim. Yeni katılan arkadaşlara ifade etmek isterim; CHP'ye üye olmak zor bir görevdir. CHP'li olmak demek, kul hakkı yememektir. Adalet demektir, hukuk demektir. CHP'li olmak sadece CHP'li mağdurların hakkına sahip çıkan değil, herkesin hakkını savunan parti demektir. CHP'li olmak demek, herkesin kimliğine saygı duymak demektir. Çünkü kimse kendi kimliğini seçme hakkına sahip değildir. Anne-babamızı seçme hakkımız yoktur. Herkesin inancına saygılı olacağız. Din ve vicdan özgürlüğünün temel nedeni budur. CHP'li olmak demek, herkesin yaşam tarzına saygı duymak demektir. Nasıl belediye başkanlarımız harcadıkları her kuruşun hesabını millete veriyorlarsa, biz de iktidar olduğumuzda 85 milyon insanın ödediği verginin hesabını vereceğiz. Biz bu amaçlarla yola çıktık. CHP'li olmak demek, adaleti her yerde savunmak demektir. Adaleti sağlamazsanız, devleti ayakta tutamazsınız. Adaleti ayağa kaldıramazsanız, toplumda çürüme başlar. Devleti bir anlamda kurumsal olarak ayakta tutan, bürokraside liyakatı sağlamak demektir, işi ehline vermek demektir. İşi ehline vermezseniz devlette çürüme başlar. CHP'li olmak demek, insan haklarına, herkese saygı duymak demektir. Bizim dışımızdaki bütün canlıların hakkını korumak demektir. Kainat adalet üzerine inşa edilmişse bütün adaleti sağlamalıyız. CHP'li olmak demek, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye'yi inşa etme rüyası görmek demektir. Bu ülkede hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Doğusu, batısı neresi olursa olsun yaşayan herkesin huzur içinde yaşamasını isteriz. Bize oy verir ya da vermez, ona hizmet götürmek bizim görevimizdir" dedi.

Yerel yönetimlerde görev yapan belediye başkanlarına 7 maddeden oluşan talimat verdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Bu maddelerden biri belediye başkanı olarak seçildiğinizde, yoksul mahallelerden başlayarak hizmet götüreceksiniz. Bol miktarda kreş açacaksınız. Çocuk orada sosyalleşecek, arkadaşlarıyla oyun oynamayı öğrenecek. Anne, akşam evladını huzur içinde alıp eve götürecek. Kadın 'ben de çalışabilirim' diyecek" ifadelerini kullandı.

'KOMŞULARIMIZLA HUZUR İÇİNDE YAŞAYACAĞIZ'

Millet ittifakı olarak Türkiye'nin kaderini değiştirmek istediklerini anlatan Kılıçdaroğlu, "Bir yüz yılı devirdik. 2023'e giderken cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırmak istiyoruz. Bu amaçlarla yola çıktık. Bunları gerçekleştireceğiz. Bugünkü durum parti olayı olmaktan çıkmıştır. Biz Türkiye'yi ayağa kaldırmak zorundayız. Bugüne kadar hiçbir devlet başkanı para dilenmek için yurt dışına gitmedi. Bu duruma Türkiye Cumhuriyeti Devleti hiç düşmedi. Devleti kurduğumuzda Osmanlı'nın borcu ödendi ama yumurta satarak şeker fabrikaları kurduk. Çimento fabrikaları kurduk, kapitülasyonlar kaldırıldı, kabotaj ilan edildi. Batı'nın Türkiye üzerindeki emelleri sonlandırıldı. Küçük bir köyken Kırıkkale'de entegre savunma sanayi oluşturuldu. Demir çelik fabrikaları öyle yapıldı. Kimseye el avuç açılmadı. Şimdi el avuç açıyoruz. Türkiye'yi buradan çıkaracağız. Bölgesinde saygınlığı olan bir ülke inşa edeceğiz. Bütün komşularımızla da huzur içinde yaşayacağız. Bir sözüm var; eğer ittifak iktidar olursa Suriyeli kardeşlerimizi kendi iradeleriyle ülkelerine göndereceğiz. Irkçılık yapmadan, yollarını, okullarını, kreşlerini, köprülerini yaptıktan sonra göndereceğiz. Avrupa Birliği fonlarıyla bizim müteahhitlerimiz yapacak. Gaziantepli iş adamları fabrikalar kuracak. Türkiye'nin dokusunu değiştirmeden kendi ülkelerinde huzur içinde yaşayacaklar. Onların altyapılarını da oluşturacağız" dedi.

'HALKIN PARTİSİ OLMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ'

Gençlere iş sözü veren Kılıçdaroğlu torpile son vereceğini söyleyerek, "Kul hakkı yemek, en ağır günahtır. Bir genç sınava girip yazılıda kazanıp sözlüde eleniyorsa onun hakkı yeniyor demektir. KPSS olacak, kim sınavı kazandıysa ataması olacak. Mülakat kaldırılacak. Devlette liyakat önemlidir" dedi.

Bir işi ehline teslim etmek gerektiğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Vakıf kuruyorlar. Bir burada bir ABD'de. Buradan milyon dolarları ABD'ye transfer edip gökdelen yapıyorlar. Kendi dünyalıklarını Amerika'da yapıyorlar. O paraların tamamını Türkiye'ye getireceğim ve size teslim edeceğim. Hakkı, hukuku ve adaleti sağlamak için tek başıma değilim. İnsanların kusurları olur. Bazen kurumların da yanlışları olur. Bizim de CHP olarak hatalarımız oldu. Bütün mesele bunlardan ders çıkarmaktır. Ankara'da güzel nutuklar attık. 'Niye bize oy çıkmıyor?' diye düşündük. Sen gidip vatandaşın sofrasına oturdun mu? Gezmek lazım, konuşmak lazım, dertleri dinlemek lazım. Başörtüsü sorununu Türkiye'nin bir numaralı sorunu yaptık. O kadının sorunu var mı? İşi gücü var mı? Bunlarla ilgilenmek lazım. Adımız 'Halk Partisi'. Halkın partisi olmak için çalışıyoruz. Her katmana gidiyoruz. Emin olun Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Para var, imkan var, çalışkan insanlar, bereketli topraklar var. Sandık günü gelecek, sandığa gideceksiniz. Elinizi vicdanınıza koyup oy kullanın. Türkiye'nin geleceğini düşünün. İlle bizim partiye oy verin, demiyorum. Neden verdiğinizi bilmeniz gerekiyor."

'SEÇİMİN KADERİ GENÇLERDE'

İktidarı tarım politikaları üzerinden eleştiren Kılıçdaroğlu, Hollanda ile Türkiye arasında bir karşılaştırma yapıp, "Çiftçi nasıl batar? Toprak büyüklüğü olarak Hollanda, Konya'dan küçük bir devlet. Hollanda'nın yıllık tarım ürünleri ihracatı 180 milyon doların üzerinde. Bizim onların yarısı kadar bile değil. O zaman kabahat çiftçi de mi? Yönetenlerde. Havza bazlı planlama yapsanız, herkes kazansa sadece kendi ülkemizi değil bütün Orta Doğu'yu besleriz" dedi.

Gelecek seçimlerin kaderini gençlerin belirleyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, 7,5 milyon gencin ilk kez sandığa gideceğini belirterek, "Endişe etmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. İlk kez 7,5 milyon genç demokrasiyi inşa edecek. Dünya siyaset tarihine önemli bir miras bırakacaklar. Otoriter yönetimi kullandıkları oylarla sonlandıracaklar. Sarayda oturanı hep beraber emekli edeceğiz. Adalet, hak istiyorsanız bize katılın. Herkesin kimliğine inancına saygı duyulmasını istiyorsanız bize katılın. Biz Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz. Beraber yapacağız. Diktatör sözünü ilk kez Aydın'da bir mitingde kullanmıştım. Önceden yadırganmıştı. Bugün o ifadenin ne kadar doğru olduğunu herkes biliyor. Bugün Türkiye'nin geldiği durum iç açıcı değil. Kadınlar da bu iktidara gerekli dersi verecek. Uyuşturucu baronlarıyla kol kola giden siyasilerin defterlerini düreceğiz. Milyar dolarlarla gencecik evlatlarımızı zehirliyorlar. Polise yetki verip, hiçbirini yaşatmayacağız. Hangi siyasi müdahale ederse onun da defterini düreceğiz. Bütün sıkıntıların farkındayız. Nasıl çözeceğimizi de biliyoruz, bizi yetkilendirin" dedi.

'HİÇBİRİMİZ, HEPİMİZDEN GÜÇLÜ DEĞİLİZ'

Aydın CHP İl Başkanı Ali Çankır, partiye yeni üye olan 1211 kişiyle birlikte güçlerine güç kattıklarını belirterek, "Yoksulluğu yönetmek isteyen bir zihniyetle mücadele etmekteyiz. Ailemize yeni katılanlar, hiçbirimiz hepimizden güçlü değiliz. Üretirken tükenen çiftçileri, çalışırken batan esnafımızı ve okuyamayan çocuklarımızı düşüneceğiz. Tarihimizden aldığımız güçle Yörük Ali Efe'yi ve efelerin efesi Mustafa Kemal Atatürk'ü düşüneceğiz. Hep birlikte başaracağız. Artık vakit karamsarlık değil, umudu yeşertme vaktidir. Yarının Türkiye'sini el ele inşa etme vaktidir. Geleceğimiz için artık beraberiz. Milletin iktidarına çok az kaldı. Sorunları çözmek, ülkeye yeniden huzuru, adaleti, sevgi iklimini getirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Aydın ortak paydamız diyen 1211 üyemiz CHP'ye hoşgeldiniz" diye konuştu.

Çankır'ın ardından yeni üye olan bazı partililer kürsüye çıkarak söz aldı. Partinin Nazilli Gençlik Kolları üyesi, üniversite öğrencisi Yağız Çağlar (21) da yaşıtlarının yurt dışına çıkmak istediğini ifade edip, "Ülkemde kalarak gelecek kaygısı yaşamak istemiyorum. KYK borçları altında eziliyoruz. Ben sadece yaşıtlarım ve kendim adına sosyal haklarımı istiyorum. Umudum sizsiniz" dedi.

Konuşmaların ardından Kılıçdaroğlu, 1211 yeni üyeden 25'ine temsili olarak rozet taktı. 

TOPLU AÇILIŞ TÖRENİNE KATILDI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin rozet takma etkinliğinin ardından Kuşadası Belediyesi ile Aydın Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği toplu açılış törenine katıldı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ve CHP'li Aydın milletvekillerinin de hazır bulunduğu törende konuşan Kılıçdaroğlu, "Bu ülke bugün yaşananları hak etmiyor. Daha güzel bir Türkiye inşa etme ihtiyacımız var. Adaletin yerlerde süründüğünü biliyorum. Hak, hukuk ve adaletin olmadığı bir ülkede can ve mal güvenliği yoktur. Adalet için sizlere söz veriyorum. Bu ülkeye adaleti ya getireceğiz ya getireceğiz" dedi.

Millet İttifakı'nın göreve gelmesi halinde yapacaklarını sıralayan Kılıçdaroğlu, "Belediye başkanlarımızın ve medya üzerinde baskılar var. Baskı nereden ve kimden gelirse gelsin asla diz çökmeyeceğimin sözünü veriyorum. Onların feriştahı da gelse diz çökmeyeceğiz. Bizim Kuvayımilliye geleneğinden geldiğimizi bilmiyorlar. Üreten, çalışan, alın teri döken herkesin kazanmasını istiyoruz. Çiftçi kadın 'Biz zarar etmiyoruz batıyoruz' diyorsa çanlar çalıyor demektir. Millet İttifakı'nda 6 lider demokrasi, kadın erkek eşitliği, bozulan sistemin düzelmesi için bir arada. İstanbul Sözleşmesi en kısa sürede yeniden hayata geçsin, diye bir aradayız. Millet İttifakı üzerinde eleştiriler var ama ne yaparlarsa yapsınlar demokrasiyi getirmekte kararlıyız" diye konuştu. 

'HERKES ÜRETECEK, HERKES KAZANACAK'

Türkiye'de 10 milyonu aşkın işsiz bulunduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Aynı evde oturan baba da çocuklar da işsiz. Bu tabloyu değiştirmek zorundayız. İlk işimiz üreten güçlü Türkiye. Fabrikada, tarlada herkes üretecek, herkes kazanacak. Kanun hükmünde kararnameler ile pek çok insanı haksız yere devlet kurumlarından, üniversiteden attılar. Hocalarımızın bir kısmı yurt dışına gitti. Barış akademisyenlerini en kısa sürede üniversitedeki kürsülerine döndüreceğiz. Haksız yere hapiste olanlar var. Avukatlar, harp okulu öğrencileri var. İçeride gezi hareketinin mağdurları var. Kadınlar var içeride. Bu ülkeye adaleti mutlaka getireceğiz. Herkesin bundan emin olmasını istiyorum" dedi. 

ÇERÇİOĞLU: KALİTELİ HİZMET İÇİN YENİ BİNA

Büyükşehir Belediye Başkanı Çerçioğlu ise töreni gerçekleştirdikleri 11 bin metrekarelik Tariş alanının sahilde boş kalan arazilerden olduğunu belirterek, "Gönlüm buranın bir beton yığını olmasına el vermedi. Kamulaştırdık ve sizin paranızla vergilerinizle 26 milyon liraya bu yatırımı yaptık. Buraya ne yapılacağını sizlere sorduk. Oylama sonucunda en büyük sorunun otopark olduğunu söylediniz. Yer altına kapalı otopark yaptık. Alanın 8-9 dönümü yeşil alan. Daha kaliteli hizmet için yeni bir hizmet binası inşa ettik. Daha yapacaklarımız var. Önümüzdeki dönemde daha çok proje üreteceğiz. Şimdiden hayırlı olsun" diye konuştu.

Kuşadası Belediye Başkanı Günel de "3 yılda 2 milyon metrekare alt ve üst yapı yatırımı yaptık. Lokal değil bölgesel çözümlerle projeleri hayata geçiriyoruz. Sosyal donatı alanları taziye, kültürel spor alanları, kütüphaneler, kreşler, engelsiz yaşam alanları ile beraber yeni kuşağın taleplerine yanıt veriyoruz" dedi. 

Konuşmaların ardından Kuşadası Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi'nin otizm destek merkezi, çocuk gelişim merkezi ve tenis parkının temel atma töreni gerçekleştirildi ardından Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Kuşadası Belediyesi yeni hizmet kompleksinin kurdelesi kesilerek toplu açılış töreni yapıldı.

KUŞADASI ÇEVRE PLATFORMU'NDAN TEPKİ

Öte yandan törenin ardından hizmet binasının karşısında Kuşadası Çevre Platformu üyeleri, 'Her yer beton ve rant', 'Kuşadası'nda turistten çok müteahhit var', 'Park olacaktım, otopark oldum', 'Kuşadası değil beton adası' yazılı pankartlar açarak, tepki gösterdi. Törene katılanlar ile platform üyeleri arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. 

'600 MİLLETVEKİLİNİN SAYISI FAZLA'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Aydın programı kapsamında Didim Amfi Tiyatro'nun açılışına katıldı. Buradaki konuşmasında Türkiye'deki 85 milyonu kucaklayacaklarının sözünü veren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Kimliği, yaşam tarzı ne olursa olsun herkesi kucaklayarak yolumuza devam edeceğiz. Didim Aydın'ın incisi. Türkiye'nin geleceği konusunda yorumlar yapıyorsunuz. Türkiye yönetimi sağlıklı bir yapıda değil. Sakın, umutsuzluğa kapılmaya hakkımız yok. Yargıda sorunlar var biliyorum. Hangi kararların kimlerin talimatıyla alındığını biliyorum. Hiç kimsenin önünde diz çökme gibi bir adetim asla yoktur. Diz çökeceksem halkın önünde diz çökerim. Yargıyı bağımsız kılacağız. Medyadaki kendini bilmezleri de biliyorum. Günün 24 saati bizi eleştirenleri de biliyorum. Kalemini satmayanları da biliyorum. Yasama organımızda da ciddi sorunlar var. 600 milletvekiline sizin paralarınızla aylık ödeniyor. 600 milletvekilinin sayısı fazla. AK Parti ve MHP kanadı asla yasama görevini yerine getirmiyorlar. Onların yaptığı tek iş saraydan aldığı talimat gereği el kaldırıp indiriyorlar. Hiçbir AK Parti ve MHP'li milletvekili sorunları çıkıp kürsüden dile getiremez. Aklını, iradesini kiraya verenlerden bu ülkeye hayır gelmez. Yürütme organı bir kişiye ait. Devlet bir kişinin iradesine teslim edilemez. İşi bilene teslim etmeniz gerekiyor. 'Ben her şeyi bilirim ve her şey benden sorulur, talimatlarım yerine getirilir' dendiğinde bürokrasi de çürümeye başlar, devlet kurumu yara alır. Mustafa Kemal'in hedef gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyini yakalama konusunda kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz."

'ÇÖZÜLEMEYECEK SORUN YOK'

Türkiye'nin bütün sorunlarını çözeceklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, "85 milyonun yaşadığı bir ülkede bir anne çocuğunu iyi beslemeden yatırıyorsa o annenin dramını anlamazsanız, sizin siyaset yapma hakkınız yoktur. Açık ve net söylüyorum. Akıl, mantık bilgi birikim deneyim ve halka güvenerek yapacağız tamamını. Sorunumuz var ama çözülemeyecek sorun yok. Üreten, alın teri döken, çalışan, üreten herkesin hakkının teslim edilmesi lazım" diye konuştu.

'GÖRECEKSİN BAY KEMAL SANA NELER YAPACAK'

İktidara geldiklerinde çiftçiye destek vereceklerini açıklayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Yasada, 'Çiftçiye her yıl milli gelirin en az yüzde 1'i oranında yardım yapılır' diye emredici bir hüküm var. Bunu hayata geçireceğiz. Bütün üreticiler memnun olacak. Üreten, çalışan, aydınlık Türkiye, sorunlarını çözen bir Türkiye yapacağız. Düne kadar kızdıkları Suudi prensi ile şimdi kucak kucağalar. Para için, 3-5 dolar için bu ülkenin itibarını kimse satamaz. Osmanlı'nın borcunu devralan Cumhuriyet son kuruşuna kadar borcunu ödedi. Ülkeyi demir ağlarla ördü, fabrikalar kurdu. Hiç kimsenin ayağına gidip yalvarmadılar. Bunlar diz çöküyor ama Türkiye'ye gelip kahraman kesiliyorlar. Bütün hedefleri Kılıçdaroğlu ve Bay Kemal. Göreceksin Bay Kemal sana neler yapacak. Göreceksin Bay Kemal seni nasıl emekli edecek. Bay Kemal Türkiye'ye nasıl itibar kazandıracak onu göreceksin. Bay Kemal, İstanbul Sözleşmesi'ni ilk 1 hafta içinde nasıl yürürlüğe koyuyor, göreceksin. Beni rüyasında görüyor onun da farkındayım. Kabus gibi görüyor. Ama hiç meraklanmasın adalet olmazsa olmazımızdır."

Kin ve öfke ile devleti yönetmeyeceklerini de vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Onlar da hakkın hukukun ne olduğunu bilecekler. Büyükşehir belediye başkanımız yaptığı yatırımların kaça yapıldığını söyledi. Koca koca havaalanları yapıyorlar, kaça yapıldığını kimse bilmiyor. Hastaneler yapıyorlar kaça yapıldığını kimse bilmiyor. Bu kardeşiniz Bay Kemal, beşli çeteden de hesap soracak. Onlar da 'Ya Bay Kemal iktidara gelirse' diye geceleri uyuyamıyor. Bay Kemal herkesin hakkını hukukunu savunacak" dedi.

Konuşmanın ardından Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay, günün anısına Kılıçdaroğlu'na adalet heykeli hediye etti. Daha sonra Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Didim Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilmesi planlanan Didim Kültür Merkezi'nin temel atma töreni, protokolün birlikte butona basmasıyla gerçekleşti. Ardından katılımcılar Didim Amfi Tiyatro'nun açılış kurdelesini birlikte kesti. Kılıçdaroğlu programın ardından Aydın'dan ayrıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.