YEREL POLİTİKA

Polat’tan Yeni Parti’ye 'demirbaş' çıkışı: Hukukçularımız yargıya taşıyacak!

CHP YDK Başkanı ve İzmir Milletvekili Polat, il ve ilçe binalarının devinde demirbaşların çalınmasına yönelik genel merkez hukukçuların yargı sürecini başlatacağını kaydederek, Yeni Partili Güç’e “Partinin kasasından alınan telefon” çıkışında bulundu. Dikili, Çeşme ve Ödemiş ilçe başkanlarını da sert dille eleştiren Polat, ilin devir tesliminde Yeni Parti’ye geçen bir İzmir Milletvekili tarafından tehditvari dille arandığını kaydetti.

Abone Ol

Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Mahir Polat, CHP İzmir İl Başkanlığı ve ilçe binaları devir tesliminde, binalardan çalınan eşyalar için detaylı bir inceleme süreci başlatıldığını ve partinin hukukçularının konuyu yargıya taşıyacağını kaydetti.

“BİR MİLLETVEKİLİ TEHDİTVARİ DİLLE ‘GELME’ DEDİ”

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün İzmir il başkanlığını teslim aldığı gün, bir milletvekili tarafından tehditvari dille arandığını anlatan Polat, “Bir arkadaşımın evinde akşam yemeği yiyor ve dertleşiyorduk, özel bir sohbetti. Bir telefon geldi, ismini vermek istemiyorum bir milletvekili arkadaşımız, ‘Mahir Polat 150 adamıyla ile doğru yürüyor; diye bize haber geldi’ dedi. Ben de evde oturduğumu söyledim, ‘görüntülü arayabilir miyim’ dedi. ‘Tabi’ dedim. Şimdi Yeni Parti saflarında milletvekili bu arkadaşımız. Aradı, masayı, arkadaşımı, evi gösterdim. İnsanlar nereden çıkartıyor dedik ve rahatsızlandım. Bir başka milletvekili aradı, biraz üstenci bir tavırla ‘Sen geliyormuşsun, gelme’ dedi. Ben hayatım boyunca tehdide boyun eğmedim, gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmadım, boyun eğmedim. ‘Ne demek istiyorsun, ben geliyorum’ dedim ve kalktım. O tehdide, o üstenci tavra karşın gideyim orada ne oluyor göreyim dedim. Ayrışsalar da birbirine oy vermiş insanların birbirine zarar vermesine gönlü razı olacak bir insan değilim. Ben vardığımda bitmek üzereydi. Yukarı çıktığımda birtakım sloganlar atılıyordu, çok elektrikli bir ortam vardı, ben itidale davet ettim arkadaşlarımızı. Onlar da bizim arkadaşımız” dedi.

“YOLU DEMOKRASİDEN GEÇENLERLE CHP’DE BULUŞACAĞIZ”

İzmir’de yıkıcı bir dil kullandığını vurgulayan Polat, “Sonuç itibariyle bir gün bir yerde buluşacağız, yolu demokrasiden geçen herkesle bugün gitseler de CHP’de buluşacağız. Bundan eminim çok uzun sürmeyecek. Deniz Yücel oradaydı, o da çok güzel bir konuşma yaptı. Sarıldık birbirimize, ben Deniz Bey’i yolcu ettim kimse ona zarar vermesin diye… Heyecanlı bir ortamdı. Zaten ne ona ne bana hiçbir partilimiz zarar verme iradesi göstermemişti. Bunun dışında bir kavga, şiddet görmedim. Ben girerken slogan attılar hem yandaş hem karşıt sloganlar atıldı. Ben elimle onlara da işaret ettim. Diğer taraflardaki gibi yıkıcı bir devir teslim olmadı sadece bireylere karşı yıkıcı bir dil kullanıldı. Ama diğer yerlerde CHP’yi yok etmek üzere kurulmuş hikayeyi birlikte gördük ve unutmayacağız” ifadelerini kullandı.

“20 PARTİ GEZMİŞ CHP’DE BELEDİYE BAŞKANLIĞI KAPMIŞ!”

CHP il ve ilçe binalarında bilgisayarlardan üye kayıt ve bilgilerinin, sandık görevlilerinin silinmesini de sert dille eleştiren Polat, “Ben süreci başından beri gözlemliyorum, sürecin başından beri ‘Mutlak Butlan olursa ne yaparız’ diye bir hazırlık yapılmış. Bizden önce şaibeyle seçilen arkadaşların çalıştıkları birtakım enstitüler var, siyaset inşa eden siyaset mühendisliği yapan enstitüler var, gerek Türkiye gerek yurtdışı bağlantılı enstitüler üzerinden neler yapılabileceğinin tartışıldığını biliyorum. CHP’den ne şekilde ayrılınırsa daha çok seçmen koparılacağı üzerine mühendislik çalışmaları yapılmış ve bu çalışmaların sonucunda üretilmiş sloganlarla saldırıldı. İzmir’deki sinir hücrelerinden biri benim, 20 parti gezdikten sonra CHP’de belediye başkanlığını kapmış bir beyefendinin benim aleyhime slogan attırdığını da gördüm. Partide önemli gördükleri, toplumda karşılığı olan milletvekilleri üzerinden çalışma yapılmış, onların sinirlerini felç edecek projeyle çalışmışlar. Başta da Kemal Kılıçdaroğlu için belli sloganlar adım adım başından planlanmış. Nasıl felç eder, çalışamaz hale getiririz, nasıl CHP’yi hareket edemez hale getiririz demişler. Barış Pekdaş’la ilgili Konya’da yapılanlar, Ömer Fethi Güler, Hasan Öztürkmen, Mustafa Adıgüzel’e yönelik yapılanlar adım adım planlanarak devreye sokulmuş senaryonun parçaları. O senaryo da CHP’yi çökertme, yok etme senaryosu” dedi.

“ÇEŞME, DİKİLİ VE ÖDEMİŞ’TE HER ŞEYİ ÇALMIŞLAR”

İzmir’in birçok ilçesinde ilçe binalarındaki demirbaşların götürüldüğü aktaran Polat, “CHP’yi yangın yeri halinde bırakarak gitmek… Çeşme ilçeyi boşaltırken üzerinde Çeşme Belediyesi logolu araçlarla dolap götürdüler, Ödemiş’te hem belediye başkanına hem o zamanki ilçe başkanına yazdığım mesajlarım duruyor. Keşke o buzdolaplarını, sandalyeleri, masaları, televizyonları götürmeseydiniz de benden isteseydiniz, ben aldım deseydiniz, ben o parayı size gönderirdim diye yazdım. Dikili’de her şeyi çalmışlar, tabelayı çalmışlar” dedi.

“HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAK”

Parti hukukçularının konuya ilişkin çalışmalarının sürdüğünü belirten Polat, “İlde büyük bir tahribat yoktu ama ayıpları da duymuyor değiliz. Faturası ile ödettirilmiş telefonu mesela… Parti hukukçularımız ciddi şekilde çalışıyor, tüm Türkiye’de hasar tespiti yapılıyor. Elbette kongrelerde ibra edilmediğinde kamu davasına dönüşen davalar oluyor ama kamu davasına bırakmadan bunları yapan arkadaşlarla ilgili hukuki sürecin başlatılacağını biliyorum. Genel Merkez hukukçularımızın bu konuda çalıştıklarını biliyorum. CHP kamunun, halkın partisi, gelirlerimiz belli. Gelirlerimiz üye aidatları ve hazineden aldığımız yardımlar. Bunlar da devletin ve kamunun parası. Kamunun parasında, nasıl Bakanlıklar denetleniyorsa siyasi partileri de Sayıştay denetliyor, hesap verme sorumluluğumuz var, bunları görmezden gelirsek o hesapların altında biz kalırız. Bunlarla ilgili gerekli işlemler yapılacak” çıkışında bulundu.

“BELEDİYE BAŞKANININ YEĞENİ İLÇE BAŞKANI KONTRAT FESHETTİRDİ”

Polat açıklamasını şöyle sürdürdü:

O kadar feci ve o kadar ahlaksızca şeylerle karşılaştık ki… Ahlak; insanoğlunu yüzyıllardır ayakta tutan değerdir. CHP’nin ilçe başkanlığını kazanmışsınız, arkanızda belediyenin gücüyle ilçe binası tutup kontrat yapmışsınız. Mutlak butlandan sonra birilerinin baskısıyla mülk sahibine kontratı feshettiriyorsunuz, aradan 2 ay geçiyor, Yeni Parti’nin ilçe binası oluyor o bina. Bu hangi ahlaki kod ve anlayışla izah edilir, kabul edilir mi. Siz kontrat iptal ettiriyorsunuz, çünkü arkanızda belediye var, belediye başkanının kuzenisiniz. 2 ay sonra kurulan Yeni Parti’ye kontrat yapıyorsunuz. Bunun vicdanla, ahlakla karşılığı yok. Bu tip arkadaşların temeline baktığınızda devşirilmiş, CHP’ye sonradan katılmış ama CHP değerlerini içselleştirememiş arkadaşlar. Kökenine bakarsınız merkez sağ, muhafazakar sağ… CHP değerleriyle bağdaşmayacak hareketleri yapan arkadaşları gördüğünüzde arınmanın ne kadar doğru olduğunu anlıyorsunuz.