GÜNDEME BAKIŞ – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Meslek Fabrikası ile ilgili grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Özel, özetle şunları söyledi:
İZMİR’DE HİZMET YOLUNA GİRİNCE HAZIMSIZLIK BAŞLADI
“Tabii bu işler böyle olunca, İzmir'de hizmet yoluna girince, tartışma bitince, memnuniyet yükselince hazımsızlık da yükseldi. Biliyorsunuz burada Sayın Grup Başkanvekillerimiz önemli bir mücadele verdiler kıymetli grubumuzla birlikte, Kasım 2025... geçtiğimiz Kasım'da. Neydi? Hatırlayalım bu işler nereden geldi.
İSTANBUL ÖRENĞİNİ VERDİ
İstanbul'da tek maksat var; belediyeyi çalıştırmamak, gelirlerini durdurmak. İstanbul'da başta Galata Kulesi ve çok kötü durumda olan, yere batan sarnıcı, İBB tarafından çok iyi bir şekilde restore edilip inanılmaz bir yabancı ve yerli turist akımıyla önemli bir gelir getirdiğini görenler ve Galata Kulesi'ne bir hukuki süreçte orayı kaybettiğini görenler tuttular bir kanun maddesi getirdiler. Efendim, bir yapının geçmişinde, şu anda hayatta ayakta olmayan bir vakfın bir çivisi varsa, bu mülkiyet Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçer. Ve bunun üzerinden Yerebatan Sarnıcı'nı, AKP'nin deyimiyle söylüyorum; kendileri hakikaten böyle kaderine terk etmişti. Kokuyordu, pisti, korkunçtu. Şimdi içinde filmler çekiliyor, reklamlar çekiliyor, turistler giriyor bayılıyor çıkmıyor. AKP o tarafıyla ilgilenmiyor. Övünülecek kısmıyla "Para basıyorlar burada" diyor, "para basıyorlar." Galata Kulesi'nde para basılıyormuş, Yerebatan... Ya kardeşim, para basılmıyor. Türkiye'nin şanı şerefi itibarı yürüyor, bu hizmetin karşılığını da yabancı turist ödüyor, sana ne? O paranın peşindeler.
"POLİS ELİYLE OPERASYON YAPIP, ŞAFAK VAKTİ MESLEK FABRİKASI'NI ELE GEÇİRİYOR AK PARTİ"
Çok uğraştık, şimdi Anayasa Mahkemesi sürecinde. Tabii buradan istifade bu kanun çıkıveresiye; İzmir'de Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Namazgah Hamamı'na da ve Gasilhane'ye de Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne tapularını geçirmek suretiyle çökmeye çalışıyorlar. Meslek Fabrikası'nın durumu daha da özel; bu kanuna da uygun değil. Bina yapıldığında vakıf ayakta değil. Yani bunun için mahkemeye gidiliyor, mahkeme şak yürütmeyi durdurmayı veriyor. Sonra geçen gün yürütmeyi durdurmayı kaldırıyor... O kadar çok üzerine gidilmiş ki mahkemenin, neler neler olmuş falan, hani o detay iktidarımıza kalsın, neler olduğu o gün anlatılsın. Ve paldır küldür polis eliyle operasyon yapıp, şafak vakti Meslek Fabrikası'nı ele geçiriyor AK Parti.
Arkadaşlar, değerli misafirlerimiz, Meslek Fabrikası'nda ne var biliyor musunuz? Bu Meslek Fabrikası Atatürk tarafından Atatürk'ün imzasıyla İzmir Belediyesi'ne bırakılmış vaktiyle. Metruk kalmış yıllarca. Sayın Aziz Kocaoğlu bunu görmüş, demiş ki biz bunu alalım ve topluma kazandıralım. Demişler ki; "Tapusunda bir vakıf şerhi var." Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne yazmış, "tamamen bizim olması açısından ne istersiniz?" demiş. O zaman Vakıflar Genel Müdürlüğü bir tutar belirlemiş, o tutar ödenmiş. İşte o zamanın parası 1 milyar bilmem kaç milyon falan. Tapu alınmış. Üstüne muhteşem bir restorasyon yapılmış ve o dönem başlatılıyor. Tunç Soyer aynen veya güçlendirerek devam ediyor, Cemil Tugay da yeni bölümler ekliyor. O gün bugündür 10 yılı aşkın zamandır "Meslek Fabrikası"nda -adı Meslek Fabrikası- 5800 kurs açılmış, 145 bin kursiyer meslek sahibi yapılmış arkadaşlar. Bu bina buna kullanılıyor. Dün polis girdiğinde de içeride kursiyerler var. Örneğin, içerideki kursiyerlerden yeni bitmiş, yenileri var, "Dijital Gençlik Merkezi" açılmış oraya. Şubat 2025'ten bugüne 14 ayda 385 genç yeni dijital becerileri geliştirildiği için istihdam edilmiş çeşitli şirketlerde. Buraya saldırıyorlar, burayı alıyorlar.
"BU GÜNLERİ UNUTMAMAYI HESABI SANDIKTA SORMAYI EMANET EDİYORUM"
Şimdi bu İzmir'de bir yerel seçim yaşadık. Yerel seçimde, "efendim yaşam biçimine müdahale etmeyeceğiz, İzmir'i üzmeyeceğiz, AK Parti'ye şans verin, İzmir'de CHP'den daha iyi yönetiriz, genel merkezin, şeyin genel yönetimin yetkileriyle falan..." Geziyor bunlar ortalıkta. Gittim İzmir'e, mitingler yaptım anlattım onlara. Bakın dedim, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni AK Parti'ye verdi İstanbullu. Ne oldu İstanbul'da? Mesela size dünyanın dedim, en muhteşem manzarasını tarif ediyorum. İstanbul'da Büyükada'ya gidin. Dünyanın en güzel yeri, karşısında dünyanın en güzel şehri. Büyükada'da, Büyükada iskelesi var, alttan vapur kalkıyor üst tarafı koca iskele, koca iskelenin üstü. Dünyanın en iyi manzarası değil mi? Karşıda İstanbul var adadan bakıyorsun. Oraya, oraya ne yaparsın? Hani para getirsin desen lokantalara falan kiraya versen dünyanın en iyi lokantaları gelir, en yüksek kirasını öder o prestijli yere gelir değil mi? Düşün oradaki lokantalardan ne para kazanılır, adalardaki ne yoksul çocuklar büyütülür, ne ne burslar verilir, İstanbul'un Kartal'ın karşıdaki Kartal'ın bütün fakirlerine yeter. Veya veya veya sen düşün... Ne yapmış AK Parti orayı biliyor musunuz? 25 yıllığına bilabedel TÜGVA'ya vermiş. Adalar iskelesinin ikinci katı. 25 yıl bilabedel. TÜGVA orada ne yapıyor? Dedim ki İzmirlilere; AK Parti gelirse -ki hepsi TÜGVA'cı, TÜRGEV'ci, hepsi o vakıfların bir yerlerinde- hele şimdi bir tanesi var Cemil Tugay'la güya uğraşıyor. Adını anmaya değmez. Vasıfsız, niteliksiz, beceriksiz, işi gücü kavga o takip ediyor bu işi. Dedim, "ver oyu AK Parti'ye, versin Alsancak İskelesi'ni TÜRGEV'e. Versin Karşıyaka İskelesi'ni TÜGVA'ya 25 yıllığına, versin asansörü Okçuluk Vakfı'na. Bunları yapar" dedik. Zaten İzmirliler bunlara pas vermez, bunlar o günlere itiraz ediyordu, 'niyetimiz yok...' Lan niyetiniz yok ne? İstanbul'da Adalar iskelesini veren, İzmir'de Alsancak İskelesi'ni mi acıyacak? Şimdi, kanunu değiştirdiler, Meslek Fabrikasını alıyor... Demiyor '145 bin hemşerim burada meslek öğrenmiş' orayı çökmek için valiyle o tuhaf zihniyetteki adam, her gün polisin oradakine girin dışarı atın, belediye başkanlarını dışarı atın. İzmirliler orada bir mücadele veriyorlar. Meselenin kendisi şu; binayı yarın alırlar, direniriz alamazlar, mahkeme öyle der böyle der eninde sonunda bu işler değişir ama görülmesi gereken bir mevzu var. Bir tarafta o Meslek Fabrikası'nı alıp da milletin hizmetine sokanlar, bir tarafta milletin bu hizmetini durdurup, kendileri alıp orada at koşturmak isteyenler. Bir harami zihniyeti var. Bir çökme zihniyeti var. Bir cumhuriyetle değerleriyle ve milletin kendisiyle didişme zihniyeti var. Ben bütün İzmirlilere ve Türkiye'deki herkese bu harami zihniyetine, bu didişme zihniyetine karşı bu günleri unutmamayı hesabı sandıkta sormayı emanet ediyorum”



