GÜNCEL

Murat Övüç için istenen ceza belli oldu!

'Başörtüsü' paylaşımının ardından "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla tutuklanan Murat Övüç hakkında üç yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İddianamede, Övüç’ün başörtülü görüntüsünün “ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği” savunulurken; paylaşımının “kamu düzenini bozma bakımından açık ve yakın tehlike oluşturduğu” iddia edildi.

Abone Ol

Sosyal medya ünlüsü Murat Övüç, 'halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek' suçlamasıyla 20 Aralık’ta tutuklandı.

Övünç hakkında 19 Ocak’ta yapılan aylık incelemesinde, tutukluluğa devam kararı verildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Şubat’ta, yani Övüç’ün tutukluluğunun 46’ncı gününde düzenlediği iddianameyi asliye ceza mahkemesine gönderdi.

İDDİANAMEDE TUHAF İFADELER


Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede; başörtüsünün İslam’da bir “sembol” değil, “dini bir vecibe" olduğu, tesettürün “Allah’ın emri” kapsamında değerlendirildiği kaydedildi. Bu çerçevede, Övüç’ün videodaki eyleminin “dini değerlerle alay” anlamına geldiği belirtildi.

İddianamede ayrıca; Övüç’ün bir YouTube programında “Ben gay’im” dediği, sosyal medya paylaşımlarında sergilediği beden dili, jest, mimik, hitap tarzı ve ses kullanımının “toplumda yaygın kabul gören erkek davranış kalıplarının dışında” olduğu yazıldı.

"KADINSI DAVRANIŞ BİÇİMLERİNDE HAREKET ETTİĞİ..."


İddianamede şu ifadelere yer verildi:

"İslam dinine göre başörtüsünün bir ‘sembol’ olarak görülmediği, bir ibadet ve tesettür yükümlülüğünün parçası olarak görüldüğü, yani dini açıdan anlamının simgesel değil emir olduğu; dini açıdan İslam'da başörtüsünün, Allah'ın emrine uymak, mahremiyeti korumak, iffet ve haya ilkesi, dikkat çekici teşhirden kaçınmak amacı ile ilişkilendirildiği, Kur'an'da ve fıkıhta başörtüsünün bir rozet olarak tanımlanmadığı, aksine tesettürün dini bir vecibe olarak kabul edilmesi nedeni ile Allah'a kulluk için örtünüldüğü, yasaklar, kamusal alan tartışmaları, siyasal kamplaşmaların başörtüsünün bir kesim tarafından kimlik sembolü olarak görüldüğü, kısacası İslam inancına göre tesettürün bir sembol değil dini yükümlülük olduğu,

Şüphelinin programcı Armağan Çağlayan'ın sunmuş olduğu ve youtube.com isimli sosyal medya platformunda yayınlanan programda 'Ben gay'im' ifadelerini kullandığının görüldüğü, şüphelinin herkese açık şekilde yapmış olduğu paylaşımlarında sergilediği beden dili, mimik, jest, giyim, hareketler, konuşma şekli ve sesini kullanma ve hitap tarzının toplumda yaygın olarak kabul gören erkek davranış kalıbının dışında kadınsı davranış biçimlerinde hareket ettiğinin de gözlemlendiği, kadınsı hareketler sergileyen ve kendisini gay olarak tanımlayan şüphelinin İslam dininin önemli vecibelerinden biri olan başörtüsü ile alay ettiği, şüphelinin tanınan bir kişi olması nedeni ile paylaşımın geniş kitlelere ulaşarak toplumsal barışı zedeleme ve kamu düzenini bozma bakımından açık ve yakın tehlike oluşturduğu,

Şüphelinin paylaştığı videodaki eyleminin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, tüm soruşturma evrakı kapsamına göre şüphelinin başörtüsü ile sosyal medya platformunda alay ettiği ve başörtüsü kullanan kesime yönelik halkın diğer kesimini alenen tahrik etmek sureti ile üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından, şüphelinin üzerine atılı müsnet suçtan eylemine uyan yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur."