YEREL POLİTİKA

'Montaj' iddiası yargıya taşındı: Başdaş'dan Tugay'a 100 bin TL'lik dava!

Kordon’daki su baskını görüntüleri üzerinden başlayan tartışma yargıya taşındı. AK Parti Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Başdaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın paylaştığı videonun montaj olduğunu savunarak 100 bin TL’lik hakaret davası açtı.

Abone Ol

GÜNDEME BAKIŞ - İzmir’de Kordon’da yaşanan su baskınları sonrası başlayan “montaj video” tartışması yargıya taşındı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlara tepki gösteren AK Parti Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Başdaş, hakkında algı oluşturulduğunu öne sürerek Tugay’a 100 bin TL’lik hakaret davası açtığını açıkladı.

Başdaş, yağışlı günlerde sahada çekilen görüntülerin montajlanarak servis edildiğini ve kamuoyunda kendisine yönelik yanlış bir algı oluşturulduğunu savundu. Tugay’ın paylaşımında, kendisini “kurgu yapmakla” suçladığını ifade eden Başdaş, söz konusu videolarda herhangi bir manipülasyon bulunmadığını, görüntülerin sahadaki durumu olduğu gibi yansıttığını söyledi.

Başdaş, paylaşımın ardından yaklaşık bir saat sonra olay anına ait kesintisiz görüntüleri kamuoyuyla paylaştığını belirterek, videonun yayınlandığı sırada bölgede belediye ekiplerinin bulunmadığının açıkça görüldüğünü dile getirdi. Görüntülerde yer alan balık tutan kişiyle de herhangi bir bağının olmadığını vurgulayan Başdaş, buna rağmen Tugay’ın açıklamalarının ulusal ve yerel basına servis edildiğini iddia etti.

Yaşanan süreci “bilinçli bir manipülasyon” olarak nitelendiren Başdaş, bu durumun hem kendisini hem de ailesini hedef hâline getirdiğini öne sürdü. İzmir’in altyapı sorunlarının konuşulması gerektiğini belirten Başdaş, tartışmanın kişisel polemiklere çekildiğini savundu.

AK Parti Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Başdaş, açtığı 100 bin TL’lik hakaret davasından çıkacak olası tazminatı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin belirleyeceği bir kuruma altyapı çalışmalarında kullanılmak üzere bağışlayacağını da açıkladı.

Başdaş'ın açıklaması şu şekilde;

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay, yoğun yağışların yaşandığı günlerde, benim de içinde bulunduğum bir görüntüyü montajlayarak sosyal medya hesaplarından paylaşmış; bu paylaşımda algı yarattığımı, kurgu yaptığımı ve İzmir’i karaladığımı iddia etmiştir.
Açık ve net bir şekilde ifade ediyorum ki; paylaşılan görüntülerde tarafımca yapılmış herhangi bir kurgu, yönlendirme ya da manipülasyon söz konusu değildir. Görüntüler, sahadaki durumu olduğu gibi yansıtmaktadır. Belediye ekiplerinin çalıştığı izlenimi verilen video ile kamuoyuna gerçeği yansıtmayan bir senaryo servis edilmiştir.

Bu paylaşımdan yaklaşık bir saat sonra, sahada bulunulan anlara ait gerçek ve kesintisiz görüntüler tarafımdan kamuoyuyla paylaşılmış; videonun yayınlandığı anlarda herhangi bir belediye ekibinin alanda bulunmadığı açıkça ortaya konmuştur.
Bu paylaşım herhangi bir algı oluşturma amacı taşımamaktadır ve tarafımın bir kurgu ya da yönlendirme faaliyeti içinde olduğu yönündeki iddialar tamamen asılsızdır.
Ayrıca görüntülerde yer alan ve olta ile balık tutan kişiyle şahsımın hiçbir tanışıklığı, yakınlığı ya da organik bağı bulunmamaktadır.
Buna rağmen, bu bir saatlik süre içerisinde Sayın Cemil Tugay’ın gerçeği yansıtmayan paylaşımı ulusal ve yerel basın kuruluşlarına bilinçli şekilde servis edilmiş, hiçbir teknik inceleme yapılmadan ve uzman görüşüne başvurulmadan haberleştirilmiştir.

Bu süreç;
kamuoyunun yanıltılmasına,
gerçeklerin gölgelenmesine
ve şahsım ile ailemin ağır hakaret ve küfürlere maruz bırakılmasına neden olmuştur.

Türkiye’nin üçüncü büyük kentinin belediye başkanlığı makamında oturan bir kişinin;
kendi yönetim zaafını ve altyapı yetersizliğini örtbas etmek amacıyla,
önce gerçeği çarpıtan bir paylaşım yapması,
ardından bu paylaşımı basın üzerinden yaygınlaştırması;
siyasi bir tutum değil, bilinçli bir manipülasyon ve kamuoyunu yanıltma girişimidir.

İzmir’in kronikleşmiş altyapı sorunlarını konuşmak yerine,
gerçeği dile getirenleri hedef hâline getiren bu yaklaşım;
siyasi ahlakla da, kamu vicdanıyla da bağdaşmamaktadır.

Siyasete adım attığım günden bu yana Konak ve İzmir halkına yalnızca gerçekleri söylemeyi ilke edindim.
Bu süreçte açık ve planlı bir algı operasyonuna maruz bırakıldım.

Buradan açıkça ifade ediyorum:
Halkın oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanının yanıltıcı içerik üretmesi ve yayması, açık bir kamu suçudur.

Bu nedenle bugün;
* Gerçeğin uzmanlar tarafından ortaya konulması,
* Montajın ve algı zincirinin tespit edilmesi,
* Kamu gücünün algı için kullanılamayacağının gösterilmesi amacıyla

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay hakkında 100 bin TL’lik hakaret davası açıyorum.

Dava sonucunda hükmedilecek bedeli,
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin belirleyeceği bir kuruma
altyapı çalışmalarında kullanılmak üzere bağışlayacağımı kamuoyuna ilan ediyorum.

Bizim meselemiz polemik değil;
gerçeğin açığa çıkmasıdır.

Gerçekler aydınlatılsın.
Algı değil, hakikat kazansın.
Halka yalan söyleyenler hukuk önünde hesap versin.

Saygılarımla.