Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, kent için yağış artırımı (bulut tohumlama) uygulamasına yönelik başvuru yaptıklarını açıklamasının ardından, İTÜ Meteoroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, konuya ilişkin bilimsel değerlendirmelerde bulundu. GÜNDEME BAKIŞ'ın sorularını yanıtlayan Şen, uygulamanın “yapay yağmur” olarak adlandırılmasının yanlış olduğunu belirterek, yöntemin bilimsel temellere dayandığını ve doğru koşullarda yağışı artırabildiğini ifade etti.
“YAPAY YAĞMUR DEĞİL, YAĞIŞ ARTIRIMI”
Şen, “Yapay yağmur demeyelim, yağış artırımı diyelim. Bulut tohumlaması da denilebilir. Yapay ifadesi bilimle uyuşmaz” diyen Prof. Dr. Orhan Şen, yöntemin uluslararası alanda kabul gördüğünü vurgulayarak, “Bu bilimsel bir projedir. Dünyada Yunanistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail gibi birçok ülkede uygulanıyor. Dünya Meteoroloji Teşkilatı da bu yöntemi bilimsel olarak kabul etmiş ve onaylamıştır” dedi.
“YAĞIŞI YARATMIYOR, VAR OLANI ARTIRIYOR”
Yağış artırımı yönteminin nasıl çalıştığını anlatan Şen, “Bulut olması şarttır, bu yöntemle bulut oluşturulmaz. Bulutun yağışa geçmesi için iki temel faktör vardır; sıvı su zerrecikleri ve buz kristalleri. Bu zerrecikler kendi başlarına birleşemez. Bir çekirdek etrafında birleşerek büyür ve yerçekimi etkisiyle aşağı iner, bu da yağış olarak gerçekleşir” ifadelerini kullandı.
Şen, sistemin püf noktasına da değinerek, “Eğer su zerrecikleri var ama yoğunlaşma çekirdeği sayısı eksikse, bu durumda çekirdek ilavesi yapılır. Projenin temel mantığı budur. Çekirdek sayısı yetersiz olduğunda yağış da yetersiz olur. Örneğin 100 damla yağmur inecekse, bu sayı 50’ye düşer” diye konuştu.
“ÇEKİRDEK EKSİKLİĞİ UÇAK ÖLÇÜMLERİYLE BELİRLENİR”
Çekirdek ihtiyacının bilimsel ölçümlerle belirlendiğini kaydeden Şen, “Çekirdek sayısının eksik olup olmadığı uçaklarla yapılan ölçümlerle tespit edilir. Bunun belirlenmiş kriterleri vardır. Eğer eksiklik varsa, gümüş iyodür çekirdekleri bulutlara gönderilir. Gümüş iyodürün kristal yapısı buz kristallerine çok benzer ve su zerreciklerinin etrafında toplanmasını sağlar” dedi.
Uygulamanın teknik detaylarını da paylaşan Şen, “Uçağın kanatlarına yerleştirilen fişekler aracılığıyla, meteoroloji mühendisinin kararıyla belirlenen miktarda gümüş iyodür salınır. Duman şeklinde buluta ulaşan bu çekirdekler sayesinde su zerrecikleri birleşir ve yağış artışı sağlanır” ifadelerini kullandı.
“YÜZDE 25’E KADAR YAĞIŞ ARTIŞI MÜMKÜN”
Uygulamanın etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Orhan Şen, “Bu yöntemle yağış yaratılmaz, mevcut yağış artırılır. İyi tasarlanmış bir projeyle yüzde 25’e kadar yağış artışı mümkündür. Bazı uygun bulut türlerinde bu oran yüzde 40’a kadar çıkabilir” diye konuştu.
“YAPAY ZEKA İLE UYGULAMALAR ÇOK GELİŞTİ”
Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle birlikte yöntemin de değiştiğini belirten Şen, “Günümüzde bu uygulamalarda yapay zeka kullanılıyor. Hangi buluta, ne kadar gümüş iyodür enjekte edileceği yapay zeka destekli sistemlerle belirleniyor. 30 yıl önceki yöntemler artık geride kaldı. Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu yöntem yıllardır uygulanıyor ve yapay zeka ile oldukça başarılı sonuçlar alınıyor” dedi.
“GÜMÜŞ İYODÜR ÇEVREYE ZARARLI DEĞİL”
Gümüş iyodürün çevreye zarar verdiği yönündeki iddialara da değinen Şen, “Gümüş iyodürün toksik bir etkisi yoktur. Çevreye zarar vermez. Bir uygulamada kullanılan miktar 100 ila 500 gramı geçmez. Bu işlem genellikle barajların su toplama havzalarında yapılır. Örneğin Tahtalı Barajı’nın su toplama havzası bu uygulama için uygundur. Tohumlamadan yaklaşık 20 dakika sonra yağış artışı başlar ve bir saat içinde etkisi kaybolur” ifadelerini kullandı.
“PROJENİN VERİMİ MUTLAKA HESAPLANMALI”
Projelerin mutlaka bilimsel değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini vurgulayan Şen, “Bu tür projelerde en önemli konu verim hesabıdır. Ne kadar yağış artırıldığı doğru şekilde ölçülmelidir. Hedefleme yöntemleri çok iyi planlanmalıdır” dedi.
“İZMİR YAPMALI, TÜRK MÜHENDİSLER DE SÜRECE DAHİL OLMALI”
İzmir için projeye destek verdiğini belirten Prof. Dr. Orhan Şen, “Eğer İzmir bu projeyi hayata geçirecekse, ben yapılmasını tavsiye ederim. Şu an Türkiye’de bu uygulamayı yapan bir firma yok, yurtdışından hizmet alınması gerekecek. Ancak Türk mühendisler de mutlaka bu sürecin içinde yer almalı ve öğrenmeli. İleride bu projeyi yerli ve milli imkanlarla yapabilecek duruma gelebiliriz. Kuraklık artık her yerde ciddi bir sorun” dedi.
“BİLİMSEL SONUÇLAR YAYINLANDI, PROJEYİ DESTEKLİYORUM”
Uygulamaya yönelik eleştirilere de yanıt veren Şen, “Bu konuda çok fazla dedikodu yapılıyor. Bulut mikrofiziğini bilmek gerekir. Türkiye’de daha önce de bu tür projeler yapıldı ve sonuçları uluslararası bilimsel dergilerde yayımlandı. İstanbul’da yüzde 18 ve yüzde 21 yağış artışı sağlanan örnekler var. Uygulama tekrarlandıkça verim artabilir. İzmir’i bu adımı attığı için tebrik ediyorum, biz de bilimsel anlamda elimizden gelen desteği veririz” ifadelerini kullandı.