Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi.
Toplantının ardından AK Parti'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı tatilini 9 güne çıkardıklarını duyurdu.
Erdoğan şu ifadeleri kullandı:
"Kurban Bayramı'nı 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edeceğiz. Kamu çalışanlarımız 26 Mayıs Salı günü resmi tatillerine 1,5 gün daha eklenmesini kararlaştırdık. Pazartesi tam gün, Salı öğleye kadar olmak üzere bayram öncesi 1.5 günü idari izin kapsamına kapsamına alarak toplamda 9 günlük tatil imkanı vermiş oluyoruz."
"TÜRKİYE'YE KARŞI KÖKLEŞMİŞ OLAN ÖNYARGILARI BİR TÜRLÜ AŞAMADIK"
Erdoğan'ın konuşmalarından satır başları ise şu şekilde:
"Biz maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarımızı inatla sürdürdük. Bugün de AB kurumları ve ülkeleriyle yoğun şekilde devam ediyoruz. İlk başvuru tarihimiz olan 1950'den beri Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye'ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık. Kimi zaman demokrasimizi, kimi zaman ekonomimizi, kimi zaman nüfusumuz üzerinde, kimi zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirerek. Her seferinde Türkiye'nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak bir bahane mutlaka buldular.
"BİZ VARLIĞI HATIRLANACAK, İHTİYAÇ DUYULUNCA KAPISI ÇALINACAK BİR ÜLKE DEĞİLİZ"
Türkiye değişti, dönüştü, ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi. Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında değişiklik olmadı. Bu zihniyetle ve temsilcileriyle mücadele etmek zorunda kaldık. Merhum Özal'ın dediği gibi sadece uzun ince değil aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük. Bu yolculuk aynı zeminde devam ediyor. Stratejik şaşılık birliğin pekçok kurumunda varlığını muhafaza ediyor. Gelinen noktada bir gerçeği açık açık dile getirmek durumundayım. Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değil Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir. Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı AB'nin küresel aktör ve çekim merkezi olmayacağı anlaşılmalıdır. Biz varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak bir ülke değiliz.
"AVRUPA YOL AYRIMINDADIR"
AB,Türkiye'nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalıdır. Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de dünya eskisi gibi Batılı devletlerinin nüfuz alanına sıkışmış haldedir. Yeni aktörlerin boy verdiği küresel sistemin çok kutupluluğa evrildiği yeni bir dünya kuruluyor. Türkiye yeni sistemin kutup başlarından biri olmaya namzet en güçlü ülkeler arasında yer alıyor. Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç Türkiye'nin Avrupa'ya duyduğu ihtiyaçtan daha fazladır. Avrupa yol ayrımındadır. Ya Türkiye'nin küresel ağırlığını birlik için fırsat olarak fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa'nın geleceğini karartmasına müsaade edeceklerdi.
Temennimiz Türkiye ile samimi, sahici, göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalıdır. Böyle bir ilişkinin kazanını Avrupa kıtası olacaktır. Milletimizin yüksek menfaatlerini rehber edinerek alnımız ak, başımız dik şekilde yürümeye devam edeceğiz.
"GENÇLERİMİZİ 200 İLE 250 BİN LİRA ARASINDA BİR RAKAMLA DESTEKLİYORUZ"
Aile ve Gençlik Fonu'yla yuva kurmak isteyen gençlerimizi 200 ile 250 bin lira arasında bir rakamla destekliyoruz. Krediden faydalanan ve geri ödeme döneminde çocuk sahibi olan gençlerimize yönelik bir kolaylık sağlamıştık. Geri ödeme süresi içerisinde ilk çocuk sahibi olan çiftlerin 12 aylık taksidini hibe etmeye ve kalan taksitlerini 12 ay ertelemeye karar vermiştik.
Şimdi bunu bir adım öteye taşıyoruz. Geri ödeme dönemi içerisinde ikinci çocuğun da olması hâlinde kalan taksitlerin tamamını hibe edeceğiz. Genç çiftlerimize hayırlı uğurlu olsun diyor, Kabine toplantımızda aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum. "