GÜNDEME BAKIŞ - 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yılı İzmir’de büyük coşkuyla kutlanıyor. Kent genelinde gün boyunca konser, yürüyüş, gösteri ve çeşitli etkinlikler düzenlenirken, kutlamaların ilk adresi Cumhuriyet Meydanı oldu.
Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtı önünde sabah saatlerinde çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Törene İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ege Ordu Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, AK Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Mahmut Atilla Kaya, YENİ Parti İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Seda Kaya Ösen ve Murat Bakan, CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ile Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu katıldı.
Çelenk sunma töreninin ardından program protokol konuşmalarıyla devam etti.
“HAKLI GURUR VE HEYECANINI YAŞIYORUZ”
Törende konuşan Topçu Yarbay Burak Öztürk, 30 Ağustos Zaferi’nin Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki önemine dikkat çekti. Öztürk, “Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına temel teşkil eden 30 Ağustos 1922’de kazandığımız büyük zaferin 104’üncü yılını ulusça kutlamanın haklı gurur ve heyecanını yaşıyoruz. Asil Türk milleti, kahraman Türk ordusuyla birlikte varlığına ve vatanına kastedenlere karşı 104 yıl önce bugün kahramanlık ve şeref dolu tarihe aldığı kudret ile yeniden dirilerek topyekûn bir var oluş mücadelesi sonucunda eşine tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır” dedi.
Zaferin her aşamasının planlanarak yürütüldüğünü ifade eden Öztürk, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’nun işgal edilmesi ve Sevr Antlaşması’nın dayatılmasının ardından Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine başladığını belirtti.
“YA İSTİKLAL YA ÖLÜM”
İşgal döneminde Türk halkının ağır zulümlere maruz kaldığını belirten Öztürk, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bağımsızlık mücadelesini başlattığını söyledi. Öztürk, “İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Mustafa Kemal Atatürk ve onun arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak ‘Ya istiklal ya ölüm’ parolasıyla aydınlığa giden yolu aramışlardır” ifadelerini kullandı.
Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından Türk ordusunun hedefini düşmana son darbeyi vurmak olarak belirlediğini kaydeden Öztürk, Büyük Taarruz’un stratejik önemine dikkat çekti.
Öztürk, “Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığı altında Türk kuvvetleri düşmana beklenmediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başarmıştır. Avrupalıların ‘5-6 ayda geçilmez’ dediği Afyon mevzilerini 3 günde geçerek 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etti. Bu büyük zafer ile düşmana son darbe de vuruldu. Ardından icra edilen takip harekatıyla da 9 Eylül’de düşman İzmir’de denize döküldü” dedi.
“DÜŞMANLARIMIZIN KORKULU RÜYASI OLMAYA DEVAM ETMEKTEDİR”
30 Ağustos Zaferi’nin Türk milletinin topyekûn mücadelesinin bir sonucu olduğunu vurgulayan Öztürk, zaferin siyasi ve askeri sonuçlarının günümüzde de etkisini sürdürdüğünü söyledi.
Öztürk, “Bu zaferle Türk ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe, Türk istiklalinin elinden alınamayacağı, Türklerin yalnız askeriyle değil, milletiyle topyekûn olarak savaştıkları bir kere daha ispatlanmıştır” ifadelerini kullandı.
30 Ağustos Zaferi’nin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Silahlı Kuvvetler Günü olarak armağan edildiğini belirten Öztürk, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülkenin huzur ve güvenliğinin sağlanması için görevini sürdürdüğünü kaydetti.
Öztürk, “Türk Silahlı Kuvvetleri ülkemizin huzur ve bekasını sağlamak, bölgemizde ve dünyada sürekli barışın tesisine katkıda bulunmak için tarihinden ve milletinden aldığı güçle, modern harp silah ve teçhizatıyla, güçlü ve dinamik personeliyle ulaştığı yüksek eğitim seviyesiyle, azimli ve kararlı komuta kademesiyle dostlarının ve ülkemizin güvencesi, düşmanlarımızın korkulu rüyası olmaya devam etmektedir” dedi.