GÜNDEME BAKIŞ- İnciraltı’nın 1/100 bin ölçekli çevre düzeni planındaki revizyon kararı ve TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aykut Akdemir’in GÜNDEME BAKIŞ'A yaptığı açıklamalarda "tarım alanı korunmalı" ifadesinin ardından, İnciraltı Gelişim Derneği (İNGEDER) sert bir yanıt verdi. Sürecin korku diliyle engellenmeye çalışıldığını savunan İNGEDER, "Bu toprakları bugüne kadar koruyan, rant uğruna teslim etmeyen ve sabırla sahip çıkan insanlar buranın gerçek sahipleridir. Bunun ispatı da biziz" ifadeleriyle bölge halkının iradesine dikkat çekti.

İNCİRALTI KİMSENİN SİYASİ SAHNESİ DEĞİLDİR


Yıllardır süregelen itiraz kültürünün bölgeyi üretimden kopardığını ve kaderine terk ettiğini vurgulayan dernek yetkilileri, İnciraltı üzerinden popülizm yapılmaması gerektiğinin altını çizdi. İnciraltı'nın sağlık, turizm ve geniş yeşil alanlarıyla İzmir'in geleceği olduğunu belirten İNGEDER açıklamasında, TMMOB temsilcisine yönelik şu eleştirilere yer verdi: "Eğer ileride siyaset yapmak istiyorsanız, bunu İnciraltı üzerinden popülizm yaparak ve kendinizi markalaştırma çabasıyla gerçekleştirmeyin. İnciraltı halkını kişisel hedeflerinize araç etmeyin. Bugün ihtiyaç duyulan şey yeni davalar değil, yeni vizyondur."

İNGEDER tarafından yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde;

POPÜLİZM VE ŞOVLA DEĞİL, GERÇEKLERLE KONUŞALIM...

TMMOB tarafından yapılan son açıklamaları ve bazı haber sitelerinde kullanılan “vatanseverler var” başlıklı söylemleri şaşkınlıkla takip ediyoruz.

Henüz askıya çıkmamış planlar üzerinden yine aynı korku dili, yine aynı itiraz söylemleri, yine aynı ezberler…

İnciraltı bugün “tarım yapılsın” denilerek savunulmaya çalışılan bir alan değil; yıllardır susuz bırakılmış, üretimden kopmuş ve kaderine terk edilmiş bir bölgedir.

Madem bu kadar önemli bir tarım alanıydı;
bugüne kadar neden çözüm üretilmedi?
Neden yıllardır sadece dava açıldı?
Neden bu bölgenin insanıyla bir kez olsun gerçek anlamda oturulup konuşulmadı?

Biz şunu net söylüyoruz:

İnciraltı artık;
- korku senaryolarıyla değil,
- ortak akılla,
- bilimle,
- hukukla
ve İzmir’in geleceğini düşünen bir anlayışla ilerlemektedir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın; belediyeler, İnciraltı Gelişim Derneği ve görüş bildiren İzmirli sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yürüttüğü süreçte yapılan revizyonlar ve hukuki hassasiyetler göstermektedir ki; İnciraltı planlama süreci artık çok daha sağlam bir zeminde ilerlemektedir.

Mahkemeler ve hukuk bu sürece izin verirken, sürekli karşı çıkmayı alışkanlık haline getirenlerin artık kimin adına konuştuğunu da İzmir kamuoyu sorgulamaktadır.

“Vatanseverlik” söylemi üzerinden topluma mesaj verenlerin şunu da unutmaması gerekir:

Bu toprakları bugüne kadar koruyan, rant uğruna teslim etmeyen ve sabırla sahip çıkan insanlar buranın gerçek sahipleridir. Bunun ispatı da biziz.

Ortaya koyduğunuz şey ise yıllardır değişmeyen itirazlar, aynı korku dili ve kamuoyu önünde sergilenen şovlardan ibarettir.

Eğer ileride siyaset yapmak istiyorsanız, bunu İnciraltı üzerinden popülizm yaparak ve kendinizi markalaştırma çabasıyla gerçekleştirmeyin. İnciraltı halkını kişisel hedeflerinize araç etmeyin.

Bugün ihtiyaç duyulan şey yeni davalar değil, yeni vizyondur.

İnciraltı;
sağlık, turizm, ticaret, yaşam alanları ve geniş yeşil alanlarıyla İzmir’e değer katacak çok önemli bir gelecek fırsatıdır.

Bugün de İnciraltı’nın geleceğini zayıflatacak hiçbir yaklaşım karşısında sessiz kalmayacağız.

Bir kez daha açıkça söylüyoruz:

İnciraltı, İzmir’in geleceğidir.
Artık engel olma değil, el birliğiyle İzmir’e kazandırma zamanıdır.