Soyer'in "Yüzülebilir Körfez" hedefinde bilimsel perde... Kirliliğin nedeni Gediz Nehri!
banner196

Halime ERDOĞAN / GÜNDEME BAKIŞ - Uzun yıllardır bilim insanlarının gündeminde yer alan körfez kirliliği ve canlı türlerinin azalması İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in "Körfezde yüzeceğim" açıklamasıyla kentin gündemine taşındı. 

Soyer, "Yüzülebilir Körfez" hedefi doğrultusunda 3 yılda çeşitli çalışmalar yaptı. Bu çalışmaların en dikkat çekenleri ise Peynircioğlu ve Bornova derelerinin çıkışlarında ilk defa, Bostanlı’da ise 12 yıl aradan sonra dip taraması çalışması ile "Temiz Gediz Temiz Körfez" sloganıyla Murat Dağı'ndan başlattığı havza turu oldu. 

MAYIS AYI MECLİSİNE DE DAMGA VURDU

Hemen her ay İzmir Büyükşehir Belediye Meclislerinde Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı arasında tartışmalara yol açan "Körfez" Mayıs ayı İZSU görüşmelerine de damga vurdu. 

BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR NE DİYOR?

İzmir Körfezi'nin antropojenik yani insan gelişimi üzerindeki etkileri ve sonuçları araştırıldı. Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı'ndan Elif Arzu Şerifaki'nin yaptığı tez çalışmasında, İzmir Körfezi'nin, aşırı şehirleşme, kontrolsüz endüstriyel gelişme ve doğal kaynak kullanımında yapılan hataların neden olduğu evsel, endüstriyel, tarımsal, turizm ve deniz ulaşım faaliyetleri gibi kıyı kullanım taleplerinden kaynaklanan kirlilik yükleri ile bozulduğu belirtilerek,  Körfez’in özellikle iç kesimlerinde biyolojik çeşitliliğin çok azaldığına dikkat çekti. Şerifaki, "İzmir Körfezi’nin çevresinde endüstri, özellikle İç Körfez etrafında yoğunlaşmıştır. Bu endüstri bölgeleri çok tehlikeli olan atıklarını ya doğrudan ya da Gediz gibi akarsular aracılığıyla Körfez’e boşaltmaktadır" ifadelerine yer verdi. 

KİRLİLİKTE EN BÜYÜK PAY MANİSA ORGANİZEYE SANAYİYE AİT

Şerifaki, körfezin kirlenmesindeki en büyük etkenin Manisa Organize Sanayi Tesisleri olduğunu aktararak, "İzmir Körfezi’ne dökülen 12 dere içinde en büyük kirletici kaynak, Türkiye yüzölçümünün yüzde 2.3’ünü oluşturan Gediz Nehri’dir. Kaynağını Kütahya ile Uşak arasında yer alan Murat Dağı’nın batı yamacından alarak Demirci, Kum, Medar, Alaşehir ve Nif Çayı gibi bir çok yan derenin katılmasıyla Emiralem Boğazı’nı (Menemen Boğazı) geçer ve Ege Denizi’ne dökülür. Nehir, kaynağından Ege Denizi’ne kadar 401 km'lik yol boyunca 17 ilçe, 32 belde, 74 köy ve 397 işletme alanlardan kaynaklanan atıklarla kirletilmektedir. Manisa’daki sanayi tesisleri, kirletilmesinde en fazla paya sahiptir. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin tüm endüstriyel atık suları Manisa çıkışında Gediz Nehri´ne boşaltılmaktadır. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde gıda, maden, tekstil, deri, kimya, metal işleme gibi sanayi tesisleri yer almaktadır. Bu tesislerde kullanılan sular arıtma işlemlerinden geçmeden nehre boşaltılmaktadır. Sonuç olarak nehirde kirlilik yaşanmaktadır" dedi. 

KİRLİLİĞE GEDİZ'İN ETKİSİ BÜYÜK

Körfez örneği çalışması kapsamında Gediz Nehri'nin, körfezi kirletme oranlarına yönelik de bilgi verilerek, "İzmir Körfezi’ne günlük 1,926.5 ton partikül madde girişinin yüzde 87’si sadece Gediz Nehri’nden gelmektedir. Benzeri şekilde 2,407.63 tonluk KOİ yükünün yüzde 85‘ini Gediz Nehri tek başına sağlamaktadır. Fosfor girdisi açısından sadece toplam kodanse Fosfor olarak da yüzde 97'lik pay bu nehre aittir. Toplam Azot yükünün yüzde 95’ini ve Amonyum Azotunun yüzde 54’ünü, aynı şekilde Sülfür yükü olarak yüzde 94 gibi oldukça yüksek oranı Gediz karşılamaktadır. İzmir Körfezi bölümlerinin su hacimleri karşılandığında suyun yüzde 93’ü Dış Körfez’de bulunmaktadır. Sayısal oran itibarı ile de kirleticilerin yüzde 90’ından fazlasını Dış Körfez’e dökülen bu nehir sağlamaktadır. Körfezde deniz suyunun yenilenme oranı toplam su hacminin sadece yüzde 3’ü oranındadır. Ancak deniz suyunun bu yenilenme oranına karşın gelen temiz suların da yüzde 1.4’ü oranında binlerce kat daha kirli akarsu Körfez’e ulaşmaktadır" denildi. 

"MASTER PLAN YAPILMALI"

Araştırmanın sonuç bölümünde körfezdeki kirliliğin önüne geçebilmek için yapılması gereken çalışmalar belirtilerek, "İzmir Körfezi bir yandan İzmir ve çevresinden gelen evsel atıklarla, daha da tehlikelisi endüstriyel atıklarla kirlenmektedir. Uşak ve çevresinden Gediz Nehri aracılığıyla büyük bir alanın evsel ve özellikle endüstriyel atıkları Körfez’e ulaşmaktadır. Acilen Gediz Nehri ağzına işlevsel bir arıtma tesisi kurulmaktadır. Gerekli yasal düzenlemeler yapılarak, ‘Havza Yönetim Planı’ oluşturulmalıdır. Bunun için de Gediz Deltası’nda arazi kullanım önceliklerinin belirlenmesi, doğal kaynakların planlanması, arazi ve kaynak kullanımlarından doğacak çelişkilerin önlenmesi gerekmekte ve havza planlarına baz teşkil etmesi amacıyla, Deltaya yönelik bir master planı yapılmalıdır" açıklamasına yer verildi. 

"ARITMA TESİSLERİ DENETİM ALTINA ALINMALI"

Öte yandan sanayi ve tarım alanlarının ayrılması gerektiğine vurgu yapılarak, "İzmir Körfezi’nin kirlenmesinin en önemli nedeni sanayi tesisleri ve fabrikalardır. Öncelikle bu tür tesislerin yerleştirilmeleri denetim altına alınmalıdır. Bu tesisler yetkililerce seçilen Organize Sanayi Bölgeleri’ne alınmalıdır. Bu bölgeler alt yapısı tamamlanmış, atık suyu ve katı atıkları denetim altına alınmış ve arıtma konusunda kaçaksız olmalıdır. Bu konu yerel yönetimleri aşıyor olması nedeniyle Bayındırlık Bakanlığı denetiminde ele alınmalıdır. Öncelikle sanayi tesisleri tarım alanlarından çıkarılmalıdır. Daha kuruluş aşamasında arıtma tesisleri denetim altına alınmalı, işlevini yerine getirmiyorsa caydırıcı yüksek cezalar verilmeli, düzeltilmezse tesis yargı yoluyla kapatılmalıdır. Denetleme genellikle bu tesislerin kent merkezlerinden uzak olması nedeniyle yerel yönetimlere bırakılmayıp, jandarma, özel görevlilerce her an denetlenmesi sağlanmalıdır. Özellikle de arazi kullanım ve ıslah planlarının hazırlanması yaşamsal önemdedir" ifadeleri kullanıldı. 

Hazırlanan çalışma kapsamında İzmir'deki çarpık kentleşme ve yoğun göç nüfusuna da vurgu yapılarak planlamaya dikkat çekildi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.