Prof. Dr. Çetinkaya'dan trafikteki öfkeden kaçınma önerileri
banner196

İnsanların, günlük hayatta en çok zorlandığın şeylerin başında öfke kontrolü geliyor. Kadına, çocuğa, hayvana şiddet, trafikte şiddet ve kavga artık neredeyse normalleşti. Hayat şartlarının zorlaşması tahammül sınırlarının azalmasına neden oluyor. Günlük hayattaki anlaşmazlıklar ani öfkeyle kavgaya dönüşüyor. Bazı kavgalar, büyümeden sona ererken, bazıları ise istemeden de olsa adli vakalara dönüşebiliyor. Uzmanlar, böyle durumlarda olaylara sakin ve serinkanlı bakılması gerektiği konusunda uyarıyor. Yaşar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Çetinkaya, "Bizler tehditlere karşı içgüdüsel olarak öfke tepkileri üretmeye yönelik biyolojik bir donanıma sahibiz. Saldırıya uğradığımızda savaşmamıza ve kendimizi savunmamıza izin veren bu saldırgan tepkiler bireyin yaşamına hizmet etmesi bakımından da gerekli. Öte yandan, bizi rahatsız eden veya sinirlendiren her kişiye veya nesneye fiziksel olarak saldıramayız; yasalar, sosyal normlar ve sağduyu, öfkemizin bizi ne kadar ileri götürebileceğine dair sınırlar koyar. Öfke biyolojik ve psikolojik maliyeti yüksek bir duygu durumudur. Bireyin biyopsikolojik denge durumunu bozar, öfkenin yaşamın bir parçası haline gelmesi kalp ve damar hastalıkları ve kaygı ve stres bozuklukları, dürtüsel öfke patlamaları gibi sağlık sorunlarına zemin hazırlar" ifadelerini kullandı.

'ÖFKENİN KURBANI OLMAYIN'

Günlük hayatta en fazla gerginliğin trafikte yaşandığının vurgulayan Prof. Dr. Hakan Çetinkaya, “Özellikle geçirdiğimiz pandemi sonrası toplumsal gerginliğimiz artmış durumda. Daha duyarlı olmalıyız. Bir anlık öfkenin kurbanı olmak bizi hem manevi hem de maddi yönden yıpratabilir. Öncelikle serinkanlılığımızı korumalıyız" dedi. Trafikte mümkün olduğunca kışkırtıcı diyaloglardan kaçınılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Çetinkaya, “Eleştirildiğinizde savunmaya geçmeniz doğaldır, ancak savaşmayın. Öfke durumlarında aklınıza gelen ilk şeyi söylemeyin, yavaşlayın ve ne söylemek istediğinizi dikkatlice düşünün. Aynı zamanda, diğer kişinin söylediklerini dikkatlice dinleyin ve cevap vermeden önce acele etmeyin. Belirli bir tartışmanın kontrolden çıkmasına izin vermeyin. Unutmayın ki insanlar büyük kavgalara aslında diğer araç trafikte önünü kestiği için değil, aşağılandıklarını, haksızlığa uğradıklarını hissettikleri için tutuşuyorlar. Dolayısıyla, karşınızdaki bireyin benlik bütünlüğünü tehdit edecek aşağılayıcı ve örseleyici bir dilden kaçının. Sakinliğinizi korumak, öfkenizi yapıcı ve saygılı bir dille ifade etmek durumun felakete dönüşmesini engelleyebilir" dedi.

'KENDİNİZİ BİR DIŞ GÖZ İLE İZLEMEYİ ÖĞRENİN"

Trafik harici günlük hayatta da gerginlikler yaşandığını belirten Prof. Dr. Çetinkaya, “Öfkeli insanların asıl mesajlarının 'İşler benim istediğim gibi gitmeli' düşüncesi olduğunu kolaylıkla görebilirsiniz. Öfkeli insanlar kuralları sıklıkla kendileri için esnettikleri bir psikolojik dünyada yaşarlar. Onlara göre toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar daha çok başkalarının uymaları için konulmuştur, kendilerini bu kurallar dünyasından hariç tutarlar. Bu dünyada onlar hep haklıdırlar ve işler istedikleri gibi gitmediğinde bunu benliklerine yönelik ciddi bir tehdit olarak algılama ve öfke patlamaları yaşama eğilimindedir. Bu noktada önerim, durup onlardan biri olup olmadığınızı düşünmeniz olacaktır. Bunu yaptığınızda öncelikle kendiniz hakkında bir farkındalık kazanabilir, kızdığınız şeylerin aslında çoğu zaman ne kadar önemsiz ve mantıksız şeyler olduğunu, dünyayı nasıl yaşanmaz bir yer hale getirdiğini daha iyi anlayabilirsiniz" diye konuştu.(DHA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.