Op. Dr. Mercan’la A’dan Z’ye burun estetiği: “Kaydırak gibi burunları tercih etmiyoruz” 
banner196

Efes Kulak Burun Boğaz Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Bahattin Mercan, burun estetiği yaptırmak isteyenler için önemli bilgiler verdi. Mercan, sonucu iyi bir burun estetiğinin iyi bir analizden geçtiğine vurgu yaparak, “Yüz analizinde öncelikle burnun, dudak ve alın ile olan açısı çok önemli. Alın kafa yapısına göre önde mi, çıkık mı, çene yapısı girintili mi çıkıntılı mı bunlara bakmak gerekiyor. Bazı hastalarda çene yapısı olması gerekenden daha geride olabiliyor, bu durumda göreli olarak burun daha büyük görünür, yanılsama olur. Yani siz baktığınızda ‘Burnum büyük’ diye düşünürsünüz ama aslında burnunuz büyük değil, çeneniz geridedir. Bu durumda burun cerrahisinin yanında mutlaka bir çene implantı ya da çeneyi öne doğru getirme ameliyatı uygulanmalıdır.  Alın gerideyse, alın üzerine yağ enjeksiyonu uygulanmalı, dolgu yapılmalıdır” dedi.  

“YÜZ ÖLÇÜMLERİ YAPILMALI” 

Burun estetiği öncesi yüz ölçümlerinin muhakkak yapılması gerektiğine vurgu yapan Op. Dr. Mercan, “Burnunuzun köşeli ya da yuvarlak olması, gözlerin birbirinden ayrık ya da bitişik olması değerlendirilmelidir. Açılar iyi ölçülmelidir. Çok iyi bir hesap yapılmadığında sadece buruna odaklandığınızda doğal olarak burnu küçültmek ya da kaldırmak isteriz. Çene yapınız çok gerideyse burnu çok kaldırdığınızda yan profilden çekilmiş bir fotoğrafta abartılı kalkık bir burun şekli olacaktır ve çirkin olacaktır. Tam tersi alın çok gerideyse, siz bunu göz önünde bulundurmadan burnu fazla indirdiğinizde bir bütün olarak çok uzamış bir burun elde edersiniz. Halbuki yapılması gereken belki radiks dediğimiz burun köküne sadece bir dolgu materyali koymaktır ve bu sayede görece olarak burun daha küçük gözükecektir” açıklamasında bulundu.  

“YÜZ SİMETRİSİ MUTLAKA ELE ALINMALI” 

Yüz açıları hesaplanırken yüzün simetrisinin de ele alınması gerektiğini belirten KBB Uzmanı Op. Dr. Bahattin Mercan, “Açının yanı sıra yüzün asimetrik mi simetrik mi olduğuna dikkat etmeliyiz. Çoğu insanın yüzü, yüzde yüz simetrik değildir. Çoğu milimetrik düzeyde olduğu için fark edilmeyebilir. Bazı hastalarda ise daha belirgin olur. Her 2 göz küresi aynı hizada olmaz, biri daha aşağıda biri daha yukarıda olur, kaş hizaları aynı olmayabilir. Sinüslerden bir tanesi daha az gelişmiştir, buna bağlı yüzünüzün bir tarafı daha çıkıntılı olur, siz de buna bakarak burnunuzun daha küçük, daha büyük, daha eğri olduğunu düşünebilirsiniz. Siz bu problemi çözmeden sadece buruna odaklanırsanız, başarılı bir sonuç almanız mümkün olmaz. Bazen böyle bir cerrahide hastanın istediği sonucu alamayabilirsiniz. Çünkü hasta ister istemez yüzündeki kusura odaklanır, tüm kusurun burnunda olduğu düşünür ama belki yüzündeki asimetri buna sebep oluyordur. Bunlar iyi değerlendirilmeli ve hasta mutlaka iyi bilgilendirilmelidir” diye konuştu.  

“İKİNCİ AMELİYATA GEREK BIRAKILMAMALIDIR” 

Hasta ve doktorun gerekirse 1’den fazla bir araya gelerek, beklentiler üzerinde konuşmasının sonuç açısından fayda sağlayacağını kaydeden Mercan, “Biz, ölçümleri dijital ortamda yapıyoruz. Belirli açıları ölçüyoruz, uzunlukları ölçüyoruz. Standart bazı açılar var, kadınlarda ve erkeklerde olması gereken standart açılar. Burun – dudak, burun – alın ölçümlerini yapıyoruz ve normale, altın oran dediğimiz orana getirmeye çalışıyoruz. Tabi ki her şey tam milimetrik açıya göre olmuyor ama en azından bize fikir veriyor. Çünkü bu sayede eksik yapma olasılığı azalmış oluyor. İyi planlama estetik ameliyatların en önemli kısmı. Rinoplastide bu daha da önemli. Baştan iyi planlanmalı. Yüzün ölçülerini, açılarını analiz ederken aynı zamanda burnun çoğunluğu kıkırdaktan mı, kemikten mi oluştuğunun da analiz edilmesi gerekiyor. Bazı burunlar yarı yarıya kemik ve kıkırdak olabiliyor, bazılarında ise yüzde 15-20 kemik yüzde 80’i kıkırdak olabiliyor. Bunların ikisinde uygulanacak teknikler birbirinden çok farklı. Siz sadece buruna bakarak, iyi bir analiz yapmadan cerrahiye kalkışırsanız, sonuç iyi olmayabilir. Gerekirse hastayla birlikte 2-3 defa planlamanın üzerinden geçilmeli. İlk ameliyatın başarısı çok önemlidir. Mümkünse ikinci ameliyata gerek bırakılmamalıdır. Çünkü revizyon cerrahiler her zaman çok daha zorlu geçer. İyi bir planlama iyi sonuç getirecektir” dedi.  

“ÇEHRENİZ DE DEĞİŞECEK” 

Estetikten önce yüz hatlarının oturmuş olması gerektiğini aktaran Mercan, “Burun estetiğinde kızlarda 17, erkeklerde 18 yaşı tercih ediyorum ama literatür bilgisi olarak kızlarda 16, erkeklerde 17’ye kadar düşülebilir. Ben yüz gelişiminin tamamlanmasını beklemekte fayda var diye düşünüyorum. Yüz gelişimini tamamlamanın da yanı sıra hastanın bilinci, kendisiyle ilgili beğenilerinin iyi düşünülmüş olması gerekiyor. Burunla birlikte çehreniz de değişecek, çok güzel bir burun elde etmiş olabilirsiniz ama bunun yanı sıra eski hale özlem de olabilir. Bunun için iyi konuşulmalı, tartışılmalı, hasta gerçekten burnundan dolayı mutsuzsa, dijital ortamda yapılan tasarım burunla daha mutlu olacağını düşünüyorsa yapılmalı” açıklamasında bulundu.  

“İYİ NEFES ALIP VERME SAĞLANMALI” 

Görselliğin yanı sıra iyi nefes alan bir burun elde edilmesi gerektiğini aktaran Mercan, “Beklenti çok önemli, ameliyatı yapacak olan cerrahla da 2-3 defa bir araya gelinmesi, detaylı konuşulması sonuç açısından fayda sağlayacaktır. Burun ucu oranının iyi konuşulması gerekiyor, hasta beklentisini net olarak ifade etmeli. Operasyonlar gerçekleşirken belirli oranda burun ucuna düşme payı bırakıyoruz, etrafta kötü örnekler görüldüğü için hastanın en büyük kaygısı çok kalkık, ‘Domuz burnu’ olarak tanımlanan bir burun olur mu diye endişe ediyorlar. Biz zaten bunu göz önünde bulundurarak gereğinden fazla kaldırmıyoruz. Eskisi gibi trend olan kaydırak gibi burunlar artık bizim istemediğimiz burunlar. Biz daha doğal, düz, burun ucunun belirgin ve düzgün hatlarla devam etmesini hedefliyoruz. En önemlisi ise yüze uygun bir burun elde etmeyi amaçlıyoruz. Bu elde edilirken de mutlaka nefes alıp verme problemi varsa bunu gidermek gerekiyor. Tabi ki görsellik ön planda ama hastanın mutlaka iyi nefes alıp verebilmesi de hedeflenmeli ve bu unutulmamalı. Nefes darlığı ortaya çıkmamalı. Hem görsel olarak iyi bir burun hem de ne iyi nefes alan bir burun elde edilmelidir. Operasyon sonrası ortalama 1 hafta sıkıntılı bir süreç yaşanıyor, 8-9’uncu günden sonra çok rahatlıkla hasta işine, günlük yaşantısına dönmüş oluyor” dedi.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.