Mahkeme'den Tire ile ilgili flaş karar! Zeytin alanlarını yapılaşmaya açan imar planları iptal edildi
banner196

GÜNDEME BAKIŞ - Tire İlçesi’nde zeytin alanlarını yapılaşmaya açan imar planları, Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nin açtığı sonucunda iptal edildi. Konuya ilişkin odadan yapılan açıklamada, “Tire İlçesi, Duatepe Mahallesi, 587, 588, 802, 803, 804, 806, 807 ve 826 adalar ve civarını kapsayan alanda İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.12.2019 tarihli ve 05.1151 sayılı kararıyla uygun görülerek 18.2.2020 tarihinde onanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonu ile bu işlemlerin dayanağı olan İzmir Doğu Bölgesi 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planının yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle Şubemizce dava açılmıştır. Dava sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda yer alan hususlar  dikkate alındığında dava konusu alanda; Davaya konu olan alanda 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı “revizyonu” yapılmasında gerek imar mevzuatı, gerekse şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açılarından kabul edilebilecek gerekçelerin bilimsel, yeterli ve açıklayıcı bilgilere dayalı olarak ortaya konulmamış olmasının plan tekniğine aykırı olduğu tespit edilmiştir” ifadelerine yer verildi.  

“KANUN HÜKÜMLERİNE AYKIRI” 

Şehir Plancıları Odası’ndan yapılan açıklama şöyle:  

Dava konusu planlama alanı içerisinde yer alan arazilerin mevcut toprak yapısına göre 1. (Birinci) Arazi Kullanım Kabiliyet (AKK) Sin içerisinde yer aldığı; bugünkü kullanım biçimi göz önüne alındığında ise 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi kullanım Kanunu ile Toprak ve Arazi Sınıflaması Standartları Teknik Talimatı ve İlgili Mevzuatına göre “Dikili Tarım Arazileri” şeklinde sınıflandırılacağı; aynı zamanda alanın tamamında mevcutta dikili olan zeytin ağaçları yer alması nedeniyle de 3573 sayılı Zeytinliklerin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Kanunu kapsamında bulunduğu; ayrıca dava konusu alanı çevreleyen ve zeytincilik yapılan diğer araziler ile bir dava konusu alanın bir tarımsal bütünlük oluşturduğu; bu tür alanların 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’na göre tarım dışı amaçla kullanılmasının söz konusu olamayacağı; bu kapsamda da davaya konu olan Duatepe Mahallesi, 587, 588, 802, 803, 804, 806, 807 ve 826 sayılı adalara ilişkin kısmın yapılaşmaya konu olacak biçimde tarım dışı amaçla kullanılmasına yönelik plan kararları getiren 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonu ile bu planların dayanağı İzmir Doğu Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın 587, 588, 8O2, 803, 804, 806, 807 ve 826 sayılı adalara ilişkin kısmının planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına, kamu yararına ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu ile 3573 sayılı Zeytinliklerin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Kanunu hükümlerine aykırı olduğu,  

“GÖRÜŞ ALINMAMIŞ” 

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümleri gereği planların hazırlanması aşamasında ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler alınarak analizlerin yapılması ve bunların araştırma raporunda yer alması gerektiği, keşif sırasında alanın fiziksel özellikleri göz önünde bulundurarak davalı idarelerden dava konusu plan karalarının oluşturulması aşamasında tanım görüşü alınıp alınmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin talep edildiği; ancak davalı idarelerin, imar planı kararlarının oluşturulması aşamasında alınmış bir görüş ya da bilgi ve belgeyi dava dosyasına sunmadığı; bunun yanında, dava konusu plana ilişkin plan açıklama raporunda da plan yapım aşamasında bu çerçevede alınmış bir görüşün bulunmadığı, bu noktada davalı idarelerin dava konusu planlarda tarım görüşü alınmamış olmasını 1984 yılında onaylanan planda kullanım kararının “Tarım Alanı” olarak belirlenmiş olmasına karşın 1997 yılında bu alanın tamamının imara açılmış olmasına dayandırdığı, ancak, dava dosyasında yer alan 1997 onaylı planının plan açıklama raporunda kurum ve kuruluş görüşlerinin yer almadığı imar Planı Yapılması ve Değişikliklerine Ait Esaslara Dair Yönetmelikte “İmar planı ihalelerinde iller Bankası Genel Müdürlügü’nce bu amaçla hazırlanan tip sözleşme ve teknik şartlaşma esaslarına uyulur.” hükmü bulunduğu, İller Bankası Teknik Şartlaşmasına göre planların hazırlanması sürecinde tarım alanlarına ilişkin bilgi ve belgelerin toplanması ve bu bilgilerin plan açıklama raporunda yer alması gerektiği; bu çerçevede 1997 yılında hazırlanan imar planına ait plan açıklama raporunda, planlama alanına ilişkin tarım görüşü alındığına ilişkin bir bilgi, belge veya haritanın yor almadığı: 1997 yılına ait imar planın hazırlanma sürecinde alanın tarımsal niteliğine ilişkin resmi görüş alınmaması nedeni ile dava konusu planlama alanının 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’na tabi olmayan alan olarak değerlendirilmesinin olanaklı olmadığı imar planı kararlarının müktesep hak oluşturmayacağı ve planlama alanının toprak yapısı ve mevcut arazi kullanım biçimi göz önüne alındığında, dava konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonu ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonunda planlama alanının tarım görüşü alınmadan yapılaşmaya konu edilmesinin plan tekniği,  planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına aykırı olduğu bu kapsamda da davacı tarafın iddialarının geçerli olduğu, 

gerekçelerine dayalı olarak dava konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonu ile bu planların dayanağı İzmir Doğu Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın 587, 588, 802, 803, 804, 806, 807 ve 826 sayılı adalara ilişkin kısmının belirtilen açılardan planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına, kamu yararına ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu ile 3573 sayılı Zeytinliklerin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Kanunu hükümlerine aykırı olması nedeniyle İzmir 4.İdare Mahkemesinin 2020/710  Esas, 2021/1562 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.