İzmirliler, kök hücre, kan ve organ bağışına dikkat çekmek için düzenlenen 'Hayat Olabilirsin Festivali'nde hem bağış hakkında bilgilendi hem de bağış yapma fırsatı buldu. İki gün süren festivalde kan, kök hücre ve organ bağışı için Kızılay ve İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri ziyaretçilerin başvurularını kabul etti. Karşıyaka Kaymakamı Ali Rıza Çalışır, CHP'li Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, Karşıyaka İlçe Sağlık Müdürü Yıldıray Çığırgil, Kızılay Bölge Müdürü Dr. Gökay Gök ve çok sayıda vatandaşın katıldığı festivalin açılışında kök hücre bağışını anlatan Prof. Dr. Barış Malbora, tüm İzmirlileri konuyla ilgili farkındalığa davet ettiklerini söyleyerek "Türkiye aslında bu konuda dünyada önde gelen ülkelerden biri. Duyarlı olduğumuz söylenebilir. Ancak çok çabuk kenetlenerek havuzu genişletmek mümkün" dedi. Sosyal medya üzerinden konuyla ilgili yanlış bilgilerin yayıldığını belirten Malbora, "Hasta sayısı artıyor dolayısıyla ihtiyaç da artıyor. İhtiyaç arttıkça bağışların artması gerekir. Kök hücrede 2017'den itibaren dünya bankasına üyeyiz. Hem ulusal hem de uluslararası bağışçılarımızı kabul ediyoruz" diye konuştu. Kızılay Bölge Müdürü Dr. Gökay Gök ise şunları söyledi:

"Biz emanetçiyiz. Bir gelir elde etmeden kan faaliyeti yürütüyoruz. Hepimiz 18 ile 65 yaş aralığında sağlığımız el veriyorsa bağışçı olabiliriz. Vücudunuzdaki kanın 13'te birini bağışlayarak oradan elde edilecek ürünle tanımadığınız 3 kişinin hayatını kurtarabilirsiniz ve sizin adınıza ormana fidan dikilir. Ege Bölgesi'nde 94 hastane var. 92'sinin kanını karşılıyoruz. Ancak Dokuz Eylül ve Ege Üniversitesi hastaneleri kan merkezinin kanını temin etme görevini almak için yılda iki kez iki ünite kan bağışlayacak 35 bin kişi bulmamız gerekiyor. Bir tüp kan vererek belki siz de kan kanseri bir evladımızı kurtarabiliriz."

'BİZİM HAYATIMIZ SİZİN KANINIZDA'
Bursa'da yaşayan ve festival için İzmir'e gelen Kütahya Sağlık Bilimleri Tıp Fakültesi öğrencisi Azra Bulut, 4 ay önce lenfoma hastalığı ile tanıştığını anlattı. Kök hücre nakli beklediğini belirten Bulut, "Geçen eylülde ikinci sınıfa geçmiştim. Okullar açılmadan bir hafta önce hastalığımın teşhisi konuldu. Okulumu dondurdum. Seneye devam edeceğim. 4 kür kemoterapi aldım. Hızlı toparlanıyorum. Kök hücre nakline hemen geçme durumumuz var. Ama donör bekliyorum. 3 kardeşiz. Ama onlarla uyuşmadı. Belki kendimden nakil deneyebiliriz" dedi. Türkiye'den henüz uyumlu bir  donör bulunamadığını söyleyen Azra Bulut, sabırla beklediğini söyleyerek şöyle devam etti:

"Vicdan çağrısı yapmak istiyorum. Bizim hayatımız sizin kanınızda. Bazı insanlar kök hücre naklinin süreçlerini okuduğunda korkuyor. Operasyona girmek ürkütüyor. Evet, bir genel anestezi söz konusu ama bu bir cerrahi operasyon değil. Sakat kalma durumu söz konusu değil. İnsanlar ne yazık ki canı acıyacak diye korkuyor. Evet, yalan yok, canınız acıyabilir. Belki bir gün boyunca bacağınıza basarken biraz zorluk çekebilirsiniz. Ama inanın benim kadar canınız yanmaz. Önceki iki yatışımı saymazsak ben 71 gün hastanede yattım. Benim kadar canınız yanamaz o yüzden sıkıntı yok. Lütfen bağış yapın."

'BİZ ŞANSLIYDIK'
Batman'da yaşayan Mukaddes Aksoy ve Mehmet Aksoy çifti de kızları 6 yaşındaki Ecrin'in tedavisi için 1 yıl önce İzmir'e geldiklerini söyledi. 'Hayat Olabilirsin Festivali'ne gelerek bağış için çağrı yapan anne Mukaddes Aksoy, kızlarının ağabeyi Yasin sayesinde sağlığına kavuştuğunu belirterek "Önce morluklar başladı vücudunda. Ateşi oldu. Ecrin'e 20 Aralık 2018'de akut lösemi teşhisi konuldu. Kemoterapi gördü. Tedaviye cevap vermeyince nakile karar verildi. Biz uyumsuz olduk ama abisi yüzde 100 uyumlu çıktı. Biz şanslıydık. Çocuklar çok acı çekiyor. Bu hastalık ailemizde yoktu. Ama 1 yıldır İzmir'deyiz. Yasin okula buradan gidiyor. Baba çalışmıyor ama naklin ardından Ecrin'in sağlığı çok iyi artık kontroller 15 günde bire düştü. Çok mutluyuz" dedi.