Emekli generalin kızı da Adnan Oktar'ın tuzağına düştü: 'Saçları kazınmış vaziyette gördük'
banner189

Hürriyet'te yer alan haberde, eski Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanı Tümgeneral Mehmet Yılmaz Erdoğan'ın, kamuoyunda 'Adnan Hoca' olarak bilinen Adnan Oktar ve grubuna ilişkin ifadesine yer verildi.

Erdoğan'ın müşteki olarak iddianameye yansıyan ifadesi şöyle:

"Kızım 1982 doğumlu. Londra'daki ataşelik görevinden ötürü kızım lise eğitimini İngiltere'de tamamladı ve City of West Minister Üniversitesine girdi. 2000'den itibaren eğitimi nedeniyle İstanbul'da yaşamaya başlamıştı.

Kızım eskiden bizi en az haftada bir kez mutlaka arar, yanımıza gelir. Eşim de sıklıkla İstanbul'a kızımın yanına giderdi. Fakat 2007'den itibaren bizi aramamaya, yanımıza gelmemeye ve bizim de onun yanına gitmemizi istememeye başladı. Kızım en son yanımıza 2008'de Adana'da görevli olduğumda geldi. Bir daha hiç gelmedi. Biz yine de onun yanına gidiyorduk.

'ANLATTIM AMA BENİ DİNLEMEDİ'

2010'dan itibaren fiziksel görünümü de değişmeye başlamıştı. Saçı açıktı fakat kolları vs. kapalıydı. Adeta paçavra gibiydi. Kızımızın bir tarikata girmiş olabileceğini düşündük. Kızım bize Adnan Oktar'ın sohbetlerine katıldığını söyledi. Ben de Adnan Oktar örgütünün örgütsel reflekslerini bildiğim için kızıma tedbir alabilmesi amacıyla bazı bilgiler verdim: Adnan Oktar'ın fiili livata eyleminde bulunduğu, yanına aldığı kadınları cariye olarak kullandığı ve onları her türlü maddi ve manevi olarak sömürdüğü gibi hususları kızıma anlattım. Kızım bize "Böyle şeylere inanmayın. Ben Adnan Hoca ile beraber cennete gideceğim" dedi.

'YANINDA ÖRGÜTTEN BİRİ VARDI'

Kızımız adeta elimizden kayıp gidiyordu bunu hissetmeye başladı. Kızımız biz geldiğimiz zaman da bize çok soğuk davranıyordu ve bunu hissettiriyordu. 2011'den sonra kızımız ile görüşmelerimiz artık evde olmamaya başladı. Nerede ikamet ettiğini dahi bilmiyorduk. Fenerbahçe Ordu Evi, Harbiye Ordu Evi ya da bir AVM'de gerçekleşiyordu ve yanında mutlaka Adnan Oktar örgütünden olduğunu düşündüğümüz 1 kişi konuşmalarımıza şahitlik ediyordu. Kızım tuvalete bile yanındaki kişiyle birlikte gidiyordu.

11 Temmuz 2018 günü bu örgüte yapılan operasyonu medyadan öğrendiğimiz zaman ailece çok mutlu olduk. Ancak kızımızla ilgili ne olacağına dair endişelerimiz vardı. Fakat en azından artık kızımızın Adnan Oktar isimli şahsın kontrolünde değil de devletimizin güvenli kollarında olduğunu bilmek bize güven veriyordu. Başlangıçta kızımız etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma konusuna meyilliydi. Ancak örgüt tarafından gönderilen avukatlar ve koğuş arkadaşlarının da etkisiyle vazgeçti. Adnan Oktar ve onun liderliğini yapmış olduğu örgüt bizi ve yakın çevremizi büyük manevi zarara uğrattı. Bu sebepten ötürü Adnan Oktar'dan ve onun liderliğini yaptığı örgütten şikayetçiyim."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195