Büyük buluşma! Siyasi “kimlikleri” farklı ama…
banner196

GÜNDEME BAKIŞ – Aslında her şey AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ’ın bir sohbetimizde, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç ve MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Fatih Şimdi’yle sınıf arkadaşı olduklarını söylemesiyle başladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyan dört ismi bir araya getirme fikri geçtiğimiz Mart ayında gerçekleşecekti ama araya pandemi girdi, ardından yaz tatili derken hep ertelendi. Geçtiğimiz hafta sonu dört sınıf arkadaşı Gündeme Bakış olarak Buca’da bir kafede bir araya getirme fırsatı yakaladık.

İLK KONU: “KİLO VERME-ALMA”

İlk karşılaşmada herkes birbiriyle pandemi nedeniyle sosyal mesafeyi gözeterek selamlaştı. İlk sözler ise “Kilo almışsın, değişmişsin-değişmemişsin” oldu. Nede olsa üniversiteyi kazandıkları daha 18 yaşındaydı hepsi! Şimdi ise 40’ı devirdiler. Dört ismin buluştuğu ortak nokta ise Deniz Yücel ve Hamza Dağ’ın hiç değişmemesi oldu! Sadece Dağ, artık bıyıklıydı.

CHP’li Kılıç’la MHP’li Şimdi arasında tam anlamıyla “kankilik” durumu var. O yüzden de birbirlerine hep espri yapıyorlar ve bunlara kahkahayla gülüyoruz. Dağ ile Yücel ise aynı sınıfta okumanın yanı sıra aynı yerde staj da yapmışlar. Kederin cilvesi mi bilinmez Başkan Kılıç ve Yücel 2014’te Buca Belediye Meclisi’nde birlikte görev aldı. Sınıf arkadaşlığı buralara kadar uzandı…

Uzun bir sohbetin ardından ben sorularımı yönelttim onlar yanıtladı. Yanıtlarken de espriler, kahkahalar havada, uçuştu dersek herhalde yanlış olmaz.

Onur Çakır: Aranızda sınıfın en çalışkanı kimdi? Kantinde en çok kim vakit geçiriyordu?

Deniz Yücel: “Ne çok çalışkan ne de tembeldim. Arasında. Derslere devam zorunluluğu yoktu. Aramızda bir çalışkan varsa o da Fatih idi. (gülüyor)

Fatih Şimdi: Ben orta halli bir öğrenciydim.

Erhan Kılıç: Orta seviyede bir öğrenciydim. 

Hamza Dağ: Ben hep kütüphanede çalışırdım. Fatih ama hep kantinin önündeydi! (gülüyor)

Onur Çakır: Derste notları kim tutuyordu? Notları kim kimden alıyordu?

Hamza Dağ: Yazım iyi değildi benim. Ev arkadaşım vardı. Onun notlarını alıyordum. Başka birisinden not almaya, kitap okumaya gerek yoktu, çünkü çok iyi not tutuyordu! Bir arkadaşımız vardı 5-6 farklı kitaptan çalışırdı. İsmi bende kalsın.

Fatih Şimdi: İsmini yazalım bence, ünlü olur (gülüyor)

Deniz Yücel: Not tutan arkadaşlar vardı. O profesyonel bir sektördü (herkes gülüyor) Ben düzenli not tutmuyordum.

Erhan Kılıç-Fatih Şimdi: Biz de not tutmuyorduk. Hep başkasından alıyorduk.

(Bu ara uzun bir süre sınıfın en iyi not tutun isimleri konuşuldu, espriler de arka arkaya geldi. Bunları sakın yazma uyarıları da arka arkaya geldi zaten)

Hamza Dağ: Eşya hukuk dersi çok zordu. Ders kitabını sayfa sayfa ezberledim. 94 ortalamayla geçtim.

(Bu soruda masadaki herkes bir hikayesini anlattı, öğretmenlerin de kulakları çınlatıldı)

(Soldan sağa; Deniz Yücel, Hamza Dağ, Erhan Kılıç, Fatih Şimdi)

Onur Çakır: Siyasete o yıllarda da merak var mıydı?

Fatih Şimdi: Kendimi bildim bileli siyasetin içindeydim. Babam Talat Şimdi ülkü ocaklarında görev aldı. Burhan Özfatura döneminde babam Genel Sekreter yardımcısı idi. Ama okulda siyaset yapmadık.

Erhan Kılıç: Fatih’in o dönemler arabası vardı. Talat Amca’nın yanına giderdik arada sırada…Bizim dönemimizde aşırı uçlar yoktu. Herkesin elbet bir siyasi fikri vardı. Ama bu bir kavga ya ayrışma konusu değildi. Salihli’den okumaya buraya geldim. 1999’da ilçe başkan yardımcısıydım. Parti baraj altında kaldığında da gemiyi terk etmedik. Farklı kademelerde yer aldım. En yakın arkadaşım Fatih. MHP’li. Ama farklı siyasi düşüncede olmamız bir arada olmamıza, arkadaş olmamıza hiçbir zaman engel olmadı.

Hamza Dağ: Milli Gençlik Vakfında aktif görev alıyordum. Ama üniversite ortama elbette farklıydı. Siyaset ikinci plandaydı.

Deniz Yücel: Siyasete elbette ilgim vardı. Babam hep aktif siyasetin içindeydi. Ama üniversitede siyaset yapmıyorduk.

Onur Çakır: O yıllara geri dönersek…Bugünü hayal ediyor muydunuz? İl başkanı, milletvekili, belediye başkanı ya da partide aktif göre almak gibi…

Deniz Yücel: Öyle bir düşüncem yoktu. Hukuk öğrencisi olarak bir an önce mezun olup avukat olmak istiyordum, buna kilitlenmiştim. Siyaset planlı bir şekilde yapılmıyor. Plan yapınca bazı şeyler zaten olmuyor…

Hamza Dağ: Çok iyi bir hukukçu olmak istiyordum. Hepimiz aslında bunu istiyorduk.

Fatih Şimdi: Siyasetin hep içindeydim, Türkiye’ye takip ediyordum. Kendi çapında elbette hayallerim vardı.

Erhan Kılıç: Okulu bitirip bir meslek sahibi olmak önceliğimdi. Az önce de ifade ettim. Siyasetin hep içindeydim. 2014’te meclis üyesi oldum, şimdi de belediye başkanı…

Onur Çakır: O dönemde birbirinize bakış açınız nasıldı peki?

Hamza Dağ: Görüş diye bir şey yoktu. Kavga, tartışma gerektirecek hiçbir şey yoktu.

Deniz Yücel: Politik bir atmosfer yoktu o dönemde.

Fatih Şimdi: Birbirimizle hep muhabbetimiz vardı. Her şeyi konuşabiliyorduk.

Erhan Kılıç: Avukatlık gerçekten zor bir meslek. Dolayısıyla fakültesi de…Okumamız, dersleri geçmemiz lazımdı!

AYNI YERDE STAJ YAPTIK!

Hamza Dağ: Biz Denizle aynı yerde staj yaptık.

Deniz Yücel: Çok sohbet ediyorduk.

,

Onur Çakır: Kafanızda hep Avukat olmak mı vardı? Hakimlik, savcılık hiç mi düşünmediniz?

Erhan Kılıç: Ben hep avukat olmak istedim. Avukatlıktan başka bir şey de düşünmedim.

Fatih Şimdi: Bir gün olsun memuriyet düşünmedim. Avukat olmak istedim ve oldum. Mutluyum.

Deniz Yücel: Kafamda hep Avukatlık vardı. Babam da avukattı. O yüzden olabilir. Hakimlik ve Savcılık onurlu bir görev. Ama Türkiye’nin her yerinde göreve gidiyorsunuz. Bunu istemedim.

Hamza Dağ: Memlekete (Simav) dönme fikrim olmadı. Hakimliği bir ara düşündüm. 2001 krizi patlamıştı. Haftalık paramızı zor alıyorduk. Yazılı sınavı geçtim, mülakatta olmadı. Orayı da geçsem hakim olacaktım. O zaman yönümüz farklı çizilecekti belki de…

Onur Çakır: Siyasilerin gerçekten bir araya gelmesi zor mu?

Fatih Şimdi: Barışmayı bilmeyen kavga etmesin. O yüzden iletişim kanalları hep açık olmalı.

Deniz Yücel: Türkiye gerçeklerine bakıldığında bu kolay olmuyor. Ama siyaset uzlaşma sanatı. Siyasilerin bir araya gelmesi ve uzlaşıyı araması gerekiyor.

Hamza Dağ: Bir apartmanda sorun olduğu zaman yönetim bir araya geliyor. Buradaki sorunu da siyaset sorunu çözüyor. Siyaset sorun çözmenin merkezi.

Erhan Kılıç: Farklı siyasi partilerde olanların asgari müştereklerde bir araya gelmesi gerekiyor. Uzlaşılacak aslında çok nokta var!

Onur Çakır: En başta sormam gerekiyordu…Nasıl tanıştınız? Özellikle Erhan-Fatih Bey’in samimiyeti daha farklı!

Erhan Kılıç: Yolda çarpıştık, öyle tanıştık (gülüyor)

Fatih Şimdi: Okulun 2 ya da 3’üncü günüydü. Merhabalaştık ve arkadaşlığımız başladı.

Erhan Kılıç: Gurbetten geldiğimiz için evde kalıyorduk. Fatih de geliyordu bize sık sık. Bir bırakmadı bizi zaten (Herkes gülüyor)

Hamza Dağ: Sınıfta tanıştık tabi. Mezuniyetten sonra Deniz'i hep adliyede görüyordum.

Deniz Yücel: Okulda tanıştık evet. Ben de hep onları adliyede görüyordum (gülüyor) 

Konuşma süresince çayların biri gitti, biri geldi. Kahveler içildi. “Bundan sonra sık görüşelim. Gazeteci aracı olmasın” gülüşmeleri ve temennisiyle vedalaşıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin Ahmetoğlu 2 ay önce

Harika bi söyleşi bir muhabbet bir dostluk.Belli ki onlar da böyle bir ortama hasret kalmışlar