Bakan Akar'dan Fransa'ya tepki: "Türkiye'den özür dilemeliler"
banner196

illi Savunma Bakanı Hulusi Akar, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

İçinde bulundukları bölgede çeşitli siyasi krizlerle, çeşitli çalışmalarla iç içe faaliyetleri yoğun bir şekilde yürüttüklerini belirten Akar, "Esas olan, hakkı hukuka, ecdadımızdan aldığımız mirasa uygun şekilde, hak, adalet, istikrar, barış için ve insanların rahatı, huzuru ve güvenliği için gayretlerimizi gösteriyoruz. Bu esaslar çerçevesinde yaptığımız mücadelede hakkımızı, hukukumuzu korumakla kararlılığı herkesin bilmesini istiyoruz" diye konuştu.

Yeni tip corona virüs (Covid-19) ile mücadele edildiğini vurgulayan Akar, "Çok şükür aldığımız sıkı ve katı tedbirlerle herhangi bir şekilde operasyon bölgelerimizde Covid-19 ile ilgili bir hadise görülmedi" bilgisini verdi.

Bakan Akar, ciddi şekilde yurt dışı ziyaretlerin söz konusu olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Silahlı Kuvvetlerin savunma planının yeni yapısıyla geçmişte olmadığı kadar bu konuda da dış temaslarını bizler Bakanlık olarak, Genelkurmay Başkanımız, Kuvvet Komutanlarımız da kendi muhataplarıyla görüşmelerini sürdürüyoruz. Bu yıl içinde bizim 104, toplamda 163 temasımız oldu. Bu görüşmelerde, bütün bu çalışmalarda Cumhurbaşkanımızın talimatları, bizim sahip olduğumuz ilkeler, yasalarımız, hak ve menfaatlerimiz çerçevesinde hakkımızı hukukumuzu savunmaya gayret gösteriyoruz."

Yurt dışındaki temsilciliklerin ciddi şekilde arttığını belirten Akar, 83 ataşeliğe ulaştıklarını ifade etti.

Burada yoğun bir temaslar hiyerarşisi olduğunu dile getiren Akar, "Askeri eğitim iş birliği anlaşmaları, çerçeve anlaşmaları da sayısal olarak artmış durumda. Bugüne kadar yapılan askeri, diplomatik, tüm çalışmaları Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğindeki yapılan girişimler, yüz yüze görüşmeler, toplantılar. Bunların hepsinin sonunda geldiğimiz nokta artık erkesin bilmesi lazım, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, uluslararası ortamda gerçekten bir özne haline gelmiştir. Dolayısıyla bütün değerlendirmeleri bu esas dahilinde yapmamız lazım" dedi.

"15 TEMMUZ SONRASI ASİL MİLLETİMİZ, ORDUSUNA SAHİP ÇIKTI"

15 Temmuz sonrası asil Türk milletinin ordusuna sahip çıktığını vurgulayan Bakan Akar, şöyle devam etti:

"Dolayısıyla o hain darbe girişiminin verdiği zararı, ziyanı çok şükür, çok kısa sürede atlatma imkanına kavuşabildik. Bu hainler gittikten sonra şu anda içinde bulunduğumuz ortamda Silahlı Kuvvetlerimizin her geçen gün daha da kuvvetlendiğini, şanlı üniformanın gerçek sahipleri tarafından giyilmesiyle gücümüzün, kuvvetimizin daha da arttığını görmek mümkün. 15 Temmuz'dan itibaren 93 bin 327 personel aldık. Bu personelin yüzde 70'i karada, denizde, havada, yurt içinde ve sınır ötesinde bütün operasyonlarda büyük bir kahramanlık ve fedakarlıkla çalışan uzman ve sözleşmeli personelimizden ibaret. Bunların yaptıkları çalışmalar gerçekten son derece saygıdeğer ve dolayısıyla bizim gücümüz ve kuvvetimiz de herhangi bir sıkıntı yok."

"ETKİ ALANIMIZ, GERÇEKTEN SON DERECE GENİŞLEDİ"

Hulusi Akar, Cumhurbaşkanlığının 1 nolu kararnamesiyle Milli Savunma Bakanlığının statüsünün, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne bağlı olarak değiştirildiğini anımsattı.

Hiyerarşinin, Cumhurbaşkanı, Bakanlık, Genelkurmay Başkanlığı ve Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları şeklinde sıralandığını anlatan Akar, buna göre faaliyetleri yürüttüklerine işaret etti.

Bu hiyerarşide tam emir komutanın söz konusu olduğunun bilgisini veren Akar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bütün sorumluluk dahil, bütün yetki de bu faaliyetlerimizi sürdürmek zorundayız. Bununla alakalı gerekli mevzuat çalışmaları sürmekte. Bu duruma uymak için yıllardan beri olmuş birtakım alışkanlıklar ve yapılanmalar var. Bunların düzenlenmesi gerekiyor. Esas olan hukuktur. Esas olan hukukun üstünlüğü. Buradan hareketle faaliyetlerimizi planlıyoruz, sürdürüyoruz.

2019'un Haziran ayında yeni Asker Alma Kanunu çıktı. Bu önemli bir aşamaydı. 1927'den beri çeşitli şekillerde değişiklik yapıldığı için sistematiği bozulan bir yasaydı. Bu yeni yasayla birlikte bir bütün halinde Asker Alma Kanunu belirlendi. Daha sonra 2020'de yapılan düzenlemelerle personel, teşkilat ve disiplin konularında ilave bazı tedbirler alındı. 'Hukukun üstünlüğü esas' diyerek bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Askeri alanda, askerlik anlamında, askerlik teorisinde bir husus var. Etki alanı var, ilgi alanı var. Bizim şu anda etki alanımız gerçekten son derece genişledi. Fakat ilgi alanımıza geldiğimizde artık bütün dünya demek yanlış olmayacak. Bütün dünyadaki gelişmeleri, siyasi, askeri, teknolojik ne varsa bunların hepsini yakından takip etmek durumundayız. Takip ediyoruz. Dolayısıyla ülkemizin ve milletimizin hak ve menfaati için ne gerekliyse bunları yapmanın çalışması ve gayreti içindeyiz."

Savunma ve güvenlik alanında NATO ve BM gibi global bazda bazı görevlerin, sorumlulukların bulunduğuna işaret eden Akar, "Bunları da gerçekten son derece başarılı bir şekilde herkes tarafından dikkat edilecek şekilde üstün bir düzeyde arkadaşlarımız büyük bir kahramanlık ve fedakarlıkla yerine getirmeye devam ediyorlar" ifadesini kullandı.

Ayrıca ileri teknoloji için yürütülen faaliyetler hakkında da bilgi veren Akar, "Bu ileri teknolojiyi ithal ederek değil onu yerli ve milli şekilde üretmek suretiyle silahımızı, aracımızı, gerecimizi, mühimmatımızı da yapar hale gelmenin büyük bir azmi ve gayreti içindeyiz. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın gayretleri malum. İddia malum. Bunun gerçekleşmesi için çok ciddi bir çalışma içindeyiz. Bunun sonucunda varmak istediğimiz şey, ülkemizi ve milletimizin güvenliğini sağlayacak düzeyde etkin, caydırıcı, saygın bir ordunun oluşması, vatanına milletine bağlı personelden müteşekkil" değerlendirmesinde bulundu.

SON YAYIMLANAN NAVTEX'İN MUHTEVASI

Bakan Akar, son yayımlanan Navtex'in muhtevasının sorulmasına şu karşılığı verdi:

"Navtex, bunu herhangi bir şekilde denizde bir faaliyet göstereceğiniz zaman bu denizcilik kuralı, denizcilerimiz bir ilanda bulunuyorlar, 'şu alanlarda bizim bir faaliyetimiz olacak, seyir ve güvenlik bakımından bunu bilin' diyoruz. Bizim orada (Doğu Akdeniz) deniz alaka ve menfaatlerimiz konusunda çalışmalarımız var, hakkımızı hukukumuzu korumakta kararlı, azimli ve muktedir olduğumuzu müteaddit defalar söyledik, söylemeye devam edeceğiz. Bu çerçevede biz faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bizim orada yaptığımız sismik çalışmalar, araştırmalar, bununla alakalı ne varsa gerektiği kadar bunu sürdüreceğiz. Bunun herhangi bir tarihi, sınırı vesaire söz konusu değil. Bizim orada hakkımızı, hukukumuzu kullanıyoruz, bunun gereği olarak da yapılması gereken teknoloji çalışmaları var. Bu çalışmaları sürdürüyoruz. Bunlar ne kadar gerekiyorsa o kadar yapılacak ve bunu yapacağız. Enerji Bakanlığımız bu çalışmaları sürdürürken, biz de Silahlı Kuvvetler, Milli Savunma Bakanlığı olarak oradaki faaliyetlerin güvenliğini sağlamaktan sorumluyuz. Bugün yapılan açıklamaya geldiğimizde bu tamamen bundan farklı. İskenderun bölgesinde Deniz Kuvvetlerimizin atış eğitimi için yapılan planlı bir faaliyet ile alakalı güvenlik bakımından yayımlanmış bir Navtex'tir. Bu farklı eğitim ve atış için yapılan çalışma."

"BİZ ARTIK TERÖRLE YAŞAMAK, BUNA ALIŞMAK ZORUNDA DEĞİLİZ"

Bakan Akar, "Teröristle mücadele operasyonları kapsamında, Pençe-1, Pençe-2, Pençe-3 operasyonları sürerken Pençe-Kartal, hemen ardından da Pençe-Kaplan operasyonlarını başlattınız. Yurt içi ve sınır ötesinde gerçekleştirilen teröristle mücadele operasyonlarında son durum nedir?" sorusunu yanıtlarken, öncelikle operasyonlarla alakalı ilkelerden söz etmek istediğini söyledi.

"Bir kere biz şuna inanıyoruz, biz artık terörle yaşamak, buna alışmak zorunda değiliz, bunu görüyoruz" diyen Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz terörü bitirmek için terörü kaynağında kurutmak için elimizden gelen neyse bugüne kadar yaptık ve bundan sonra da artan bir tempoyla bunu yapmak suretiyle inşallah terör belasından asil milletimizi kurtaracağız, hudutlarımızın, halkımızın güvenliğini sağlayacağız. Amacımız bu. Bunu yaparken tekrar tekrar söylüyoruz, biz tüm komşularımızın toprak bütünlüğüne, siyasi bütünlüğüne son derece saygılıyız. Kimsenin toprağında, kimsenin denizinde asla gözümüz yok. Fakat hiçbir şekilde de komşularımızın topraklarından, denizlerinden bize karşı bir saldırıya da müsaade etmeyeceğimizi, buna göz yummayacağımızı herkesin bilmesini istiyoruz.

Altını çizmek istediğim önemli konulardan biri, bizim tek amacımız terörle ve teröristle mücadele. Bizim bunun dışında herhangi bir etnik, herhangi bir mezhepsel toplulukla mücadelemiz söz konusu değil. Özellikle dış basında bizim terörle, teröristle, PKK ile YPG ile DEAŞ ile mücadelemizin tercümesi yapılırken oraya Kürt kardeşlerimizi ilave ediyorlar. Bu kesinlikle yanlış, kabul etmemiz mümkün değil, böyle bir şey asla söz konusu değil, Kürtler bizim kardeşimizdir, biz onlarla etle tırnak gibiyiz. Binlerce yıl beraber yaşadık, şehitliklerde yan yana yatıyoruz. Bundan sonra da birlikte yaşamaya devam edeceğiz ve bunu hiç kimse fitne ile fesat ile değiştiremez."

Hulusi Akar, operasyonları yaparken, emirlerde, talimatlarda, çalışmalarda her zaman altının çizilen en önemli konulardan birinin, sivillere, masumlara zarar ziyan vermemek için tarihi, dini yapılara, herhangi bir zarar getirmemek ve çevreyi korumak olduğunu belirterek, bu konularda hassas davrandıklarını herkesin bilmesi gerektiğini dile getirdi.

Bunun dışında bir sürü tezvirat da yapıldığına dikkati çeken Akar, "Anadolu Ajansımız bunları o fake fotoğrafları videoları anında yüzlerine çarpmaktadır" değerlendirmesini yaptı.

Terör ve teröristle mücadeleyi "taarruzi" bir anlayışla sürdürdüklerini vurgulayan Bakan Akar, "Bu çerçevede yaptığımız mücadelede, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar devam edecek. Bundan dönüş yok. Bu Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı, bizim yaptığımız planlama bu yönde. En son teröristi etkisiz hale getirip bu musibetten 40 yıldan fazla cefa çeken halkımızı, milletimizi kurtaracağız. Dileğimiz temennimiz bu" diye konuştu.

Kuzey Irak'ta yürütülen operasyon serilerinin gerçekleştiğine işaret eden Akar, hudutların, halkın güvenliği için ellerinden gelen gayreti göstermeye devam edeceklerini ifade etti. "Buradaki tehdidi yok edeceğiz, bizim amacımız bu'' diyen Akar, şunları söyledi:

"Bunun dışında bizim Iraklı kardeşlerimizle bir sorunumuz söz konusu değil, olamaz. Zaten biz bunları Irak yönetimi ile oradaki teröristlerin beraber etkisiz hale getirilmesi için gayret gösterimi konusunda görüşmekteyiz. Pençe harekatlarında şu ana kadar 320 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Burada en önemli konulardan biri de bugüne kadar 'girilemez, ulaşılamaz' denilen yerlere Mehmetçik girdi ve ulaştı, bütün o mağaraları, inleri başlarına yıktı ve yıkmaya devam ediyor. Dolayısıyla kaçacak yerleri kalmadı, bunu başındakiler anladılar ve temennimiz dileğimiz, alttakilerin de bunu anlaması. Zaten geriye dönüp baktığımızda, burada katılımlar azaldı, kaçışlar çoğaldı, takip ediyorsunuz. Biz bunun bitmesi için ne yapılması gerekiyorsa bunları yapmaya devam edeceğiz."

Terör örgütü yandaşlarının, hava harekatlarında sivil vatandaşların öldürüldüğüne yönelik iddialarını anımsatan Milli Savunma Bakanı Akar, "Bu da gerçekleri yansıtmamakta. Unutmayalım, zafer süngünün ucundadır, dolayısıyla bizim komandolarımızın son derece zor arazi ve iklim koşullarında yaptıkları faaliyetleri göz ardı etmememiz lazım. Gerçekten buradaki mücadelede bir bütün ve bir bütün halinde arkadaşlarımız sürdürüyorlar. Amacımız istiklale kavuşmuş bir bölgeden bahsediyoruz, ona çalışıyoruz" dedi.

Akar'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

''15 Temmuz'dan itibaren 93 bin 327 personel aldık, bunların yüzde 70'i operasyonlarda kahramanca görev alan uzman ve sözleşmeli personel. Artık herkesin bilmesi lazım, Türkiye Cumhuriyeti Devleti uluslararası ortamda gerçekten bir özne haline gelmiştir. 

SON İLAN EDİLEN NAVTEX

Oradaki sismik çalışmaları gerektiği kadar sürdüreceğiz. İskenderun bölgesinde Deniz Kuvvetlerimizin atış eğitimi ile alakalı güvenlik bakımından yayımlanmış bir Navtex'tir. (Doğu Akdeniz) Enerji Bakanlığı'mız çalışmalarını sürdürürken biz de oradaki faaliyetlerin güvenliğini sağlamaktan sorumluyuz.

TERÖRLE MÜCADELE

Terör belasından asil milletimizi kurtacağız. Hudutlarımızın, halkımızın güvenliğini sağlayacağız, amacımız bu. Terörle, teröristle mücadeleyi taarruzi anlayışla sürdürmekteyiz.

"KİMSENİN TOPRAĞINDA, DENİZİNDE ASLA GÖZÜMÜZ YOK"

Kimsenin toprağında, denizinde asla gözümüz yok. Fakat hiçbir şekilde de komşularımızın topraklarından, denizlerinden bize karşı bir saldırıya da müsaade etmeyeceğimizi, buna göz yummayacağımızı herkesin bilmesini istiyoruz. 24 Temmuz 2015'ten bugüne kadar 17 bin 200 terörist etkisiz hale getirildi.

PENÇE OPERASYONLARI

Pençe harekatlarında şu ana kadar 320 terörist etkisiz hale getirilmiş bulunmaktadır. 'Girilemez' denilen yerlere Mehmetçik girdi, teröristlerin bütün mağaralarını başlarına yıktı, kaçacak yerleri kalmadı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, TSK olarak bütün faaliyetlerimiz ilkeli, esaslara dayalı, kararlı şekilde gitmektedir.

TÜRKİYE-RUSYA ORTAK DEVRİYESİ

Şu ana kadar M4 kara yolu üzerinde 26. devriyeyi tamamladık. Devriyeler devam edecek, işbirliğimiz sürüyor. (İdlib) Ateşkesi bozma gayretlerini akamete uğratmak için Rusya ile devamlı temas halindeyiz, oradaki istikrarın bozulmaması için çalışıyoruz.

YUNANİSTAN İLE AKDENİZ'DE GERİLİM

Çok değişik bakış açıları var. NATO Genel Sekreteri olaya objektif yaklaşıyor. Örneğin Fransız meslektaşımızın açıklamalarının hukukla mantıkla elle tutulur yanı yok. Kurallarımız var prensiplerimiz var. Kimsenin toprağında denizinde gözümüz yok. Kendi sınırlarımızda kalmak kaydıyla hakkımızı, hukukumuzu istiyoruz, diğer taraftan da bir damla suyunu dahi vermeyiz, hakkımızı yedirmeyiz. Sismik araştırma yapıyoruz olay bundan ibaret. Buna karşılık tatbikat nedir? Güney Kıbrıs'ta Fransızların 3 uçağı var. Bu neye göre geldi buraya? Böyle bir yetkiniz var mı?

FRANSA'YA TEPKİ: KABADAYILIK DÖNEMİ GEÇTİ

(Fransa'nın açıklamaları) Kabadayılık dönemi geçti, kabadayılıkla bazı hareketleri yaptırmaya zorlamak gibi şansınız yok. Anlaşma yaptılar Mısır kaybetti Yunanistan da refah ve güvenliğini kaybetti. 

"83 MİLYONLUK TÜRKİYE'NİN HİÇ HAKKI YOK MU?"

Tatbikatlarla, benzer girişimlerle Türkiye'nin, TSK'nın faaliyetlerini engellemek, değiştirmek gibi şeyleri düşünmek boş bir hayaldir. 83 milyonluk Türkiye'nin hiç hakkı yok mu? Bu kadar yanlış, tek yanlı, bencil bir yaklaşım kendilerine de Yunan halkına da zarar veriyor. (Ege'deki sorunlar) Biz konuşmaktan yanayız. Gelin konuşalım. Diyaloğa açığız, barış, huzur istiyoruz ama hakkımızı, hukukumuzu da istiyoruz. Önümüzdeki günlerde Yunan mevkidaşlarımız karar verirlerse, biz onları burada ağırlamaktan memnuniyet duyarız.

ATİNA'NIN KARASULARI KARARI

Arnavutluk ile Yunanistan arasında, Ege ile ilgili değil. Meis Adası, Türkiye'ye 2, Yunanistan'a uzaklığı yaklaşık 600 km. Böyle bir durumdaki adaya 40 bin kilometrekare deniz yetki alanı veriyorsunuz. Bu nasıl bir şey?

EGE ADALARININ SİLAHSIZLANDIRILMASI

Atina anlaşmalara rağmen 13'ünü silahlandırdı. Türkiye'nin gücünü, kuvvetini test etmemek lazım. Hak ve menfaatlerimizi korumak, kollamak konusunda azimliyiz, kararlıyız, muktediriz.

EGE'DE KITA SAHANLIĞI SORUNU

Akademisyenlerimizi burada çalışma yapmaya davet ediyorum.

DOĞU AKDENİZ'DE SONDAJ GERİLİMİ

(Oruç Reis) Bizim yaptığımız şey sondaj ve araştırma. Hak, alaka ve menfaatlerimiz çerçevesinde barışçıl yol ve yöntemlerle bize ait olan alanda çalışmalarımızı yapıyoruz. Haklarımıza karşı herhangi bir taciz bedelini öder. Komşularımızın tehditlerden, kumpaslardan kurtulması gerek. Biz Avrupa'ya, AB'ye ya da Fransa'ya sığınarak değil, Türkler ve Yunanlar olarak kendi problemlerimizi konuşup görüşüp çözmemiz lazım. Ekonomik bir faaliyetin çeşitli yönlere çekilmesinin yanlış olduğunu değerlendiriyoruz. Gemilerimiz çalışmanın güvenliği için onları koruyor. Bunun ötesinde anlam yüklemek yanlış. (Doğu Akdeniz) Bizim sınırlarımız belli, kurallarımızı koyduk. Bunları ihlal ederseniz, bunlara karşı bir tecavüz olursa bizim yapacaklarımız da belli. Fakat biz bunu istemediğimizi, diyalogdan yana olduğumuzu her zaman söylüyoruz.

FRANSIZ GEMİSİNE TACİZ İDDİASI

İddiaların doğru olmadığı ortaya çıktı.

''EY FRANSA! TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'NDEN ÖZÜR DİLEMENİZ LAZIM''

Ey Fransa! Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden özür dilemeniz lazım. Fransa'dan akılla, mantıkla, hukuka uygun davranmasını bekliyoruz. Bu olaydan dolayı muhataplarımızın Türkiye'den özür dilemesini bekliyoruz.

AKDENİZ'DE ATİNA-KAHİRE ANLAŞMASI

Bizim açımızdan bir hükmü yok, araştırmalarımız sürüyor.

LİBYA'DA SİYASİ ÇÖZÜM ARAYIŞLARI

Aleni konuları görmeyip Türkiye'yi suçlayıcı bir bakışla olaya yaklaşmak insanları gerçeğe götürmez. Berlin sürecini destekliyoruz, burada kaçan Hafter oldu. Libya'nın bölünmesine karşıyız, ateşkes sürekli olmalı. 2011'de Suriye'de yapılan hatalar Libya'da da tekrarlanıyor. (Libya'da üs kurulacağı iddiası) Eğitim merkezleri kurmak suretiyle Libyalı kardeşlerimize Silahlı Kuvvetleri mensuplarımız eğitim veriyor. Bunun abartılması doğru değil. Biz orada hem insani hem uluslararası hukuka uygun anlamda faaliyetler yapıyoruz, bu faaliyetleri sürdüreceğiz.

AZERBAYCAN-ERMENİSTAN GERİLİMİ

Burada tarafız, kardeşlikten, haktan, hukuktan yana tarafız. Ermenistan boyunun çok üstündeki işlere girişiyor.''

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner235