GÜNDEME BAKIŞ - Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir’in sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Körfez, trafik ve İZBAN üzerinden AK Parti’ye yüklenen Güç, “İzmir Körfezi yıllardır konuşuluyor. Her kurum diğerini suçluyor. Bakanlık belediyeyi suçluyor. Belediye merkezi idarenin sorumluluklarını hatırlatıyor. Peki İzmirli ne istiyor? Temiz bir Körfez istiyor. Bu kadar. İzmirlinin kurumlar arasındaki yetki tartışmasını dinlemek gibi bir mecburiyeti yok. Büyükşehir Belediyesi üzerine düşeni yapacak. Bakanlık üzerine düşeni yapacak. Devletin ilgili kurumları üzerine düşeni yapacak. Kimsenin sorumluluktan kaçmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

“BAKANLIK İZMİT GİBİ İZMİR KÖRFEZİNİ DE TEMİZLESİN”

Güç açıklamasında şunları kaydetti:

Körfez siyasetin kavga alanı değil, İzmir'in ortak meselesidir. Bizim önerimiz açıktır: Büyükşehir Belediyesi yetki alanında olmayan Körfezin temizliğini Bakanlık İzmit Körfezi'ni nasıl temizlediyse öyle temizlesin. Bırakın siyasi demagojiyi, siyaset sorumlu kişilerin işidir. Takvim ortaya koyun. Bütçe ortaya koyun. Sorumluluklar ortaya koyun. Ve İzmirliler de AKP hükümetinden ödediği verginin karşılığını alsın.

“ÇÖP SORUNU ÇÖZÜLMELİ”

Çöp sorununda da aynı tabloyu görüyoruz. İzmir artık geçici çözümlerle yönetilemez hale geliyor. Manisa’ya gitsin, Harmandalı’na vahşi depolama yapılsın, Bergama ve Ödemiş’e kapasitesinin üzerinde depolama yapılsın ki biz de eleştirelim. Halkın sağlığını düşünen yok. AKP Genel Sekreterine ve Bilal Bey’e söylüyorum; gazetecileri tehdit etmeyi bırakın ve İzmir’in sorunlarıyla ilgilenin. Herkes işini yapsın. Siyasi demagojiyi bırakın.

Milyonlarca insanın yaşadığı bir kentte katı atık politikası günlük kararlarla yürütülemez. Yeni tesisler yapılacaksa izinler hızla sonuçlandırılmalı. Yerel yönetim tarafından hazırlanan projelere merkezi hükümet de hızlıca çözüm üreterek mevzuattan doğan görevlerini yerine getirmelidir. Bir dosyayı yıllarca bekletip ardından; “Belediye neden çözmedi?” diye soramazsınız. Vatandaş artık kurumların birbirini suçlamasını değil, sonuç görmek istiyor.

İKİNCİ ÇEVRE YOLUNU YAPIN

Bir başka mesele trafik. İzmir her sabah ve her akşam kilitleniyor. Bu şehrin nüfusu büyüyor. Sanayisi büyüyor. Liman hareketliliği büyüyor. Araç sayısı büyüyor. Ama İzmir'in yıllardır beklediği İkinci Çevre Yolu hâlâ merkezi hükümet tarafından çözülmedi.

Bu yıl haziran ayı verisine göre araç sayısı 2 milyon 167 bini aştı. Bu şunu ifade ediyor: Her 2 kişiden birinde araç var. İzmir bu kapasiteyi kaldırmaz. O 2. Çevre yolunu hemen yapmak zorundasınız.

Buradan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na soruyorum: Bu yol ne zaman yapılacak? İzmir daha kaç yıl bekleyecek? Ne zaman kesin yatırım takvimini açıklayacaksınız? Ne zaman kamulaştırmayı tamamlayacaksınız? Ne zaman şantiyeyi kuracaksınız?

CHP Lideri Kılıçdaroğlu İzmir'e geliyor: İşte saat saat program!
CHP Lideri Kılıçdaroğlu İzmir'e geliyor: İşte saat saat program!
İçeriği Görüntüle

İzmir Türkiye ekonomisine katkı verirken iyi; yatırım isterken ekonomi kötü. Dayanın, bizim verdiğimiz vergilerin karşılığını vereceksiniz. Sizden lütuf istemiyoruz. Verdiğimiz verginin hizmetini yapmak zorundasınız. İzmir vaat istemiyor. İzmir yatırım istiyor.

İZBAN SIKINTISINI İZMİR HALKI ÇEKİYOR!

İZBAN'da yaşanan yönetim problemi de artık İzmirlinin günlük hayatını doğrudan etkiliyor. TCDD ile Büyükşehir Belediyesi'nin ortak olduğu bir sistemden söz ediyoruz. Ama vatandaş tren geciktiğinde kimin sorumlu olduğunu bilmiyor. Sinyalizasyon TCDD’de kurumda. Hat TCDD’de. İşletme karışıklık içerisinde ortak bir yapıda batarak ilerliyor.

İZBAN batıyor kardeşim. Beceriksiz bir merkezi hükümet, “İZBAN batsın da biz de bunun faturasını İzmir Büyükşehir'e keseriz” diyor. Ama bu sıkıntıyı İzmir halkı çekiyor. İzmirlilerin aldığı hizmeti sizin çapsız siyaset anlayışınıza mahkûm etmeyeceğiz.

Bir sorun yaşanıyor; kurumlar birbirini işaret ediyor. Olmaz. Vatandaş sabah işe giderken; “Bu gecikmenin yüzde kaçı TCDD'nin, yüzde kaçı belediyenin?” diye hesap yapmak zorunda değil.

TCDD'nin altyapı, hat kapasitesi ve sistemin işleyişi konusunda üzerine düşen sorumluluğu eksiksiz yerine getirmesi gerekiyor. İZBAN Şirketi 2025 yılında 4 milyarlık sadece TCDD’ye borcu vardı. Enerji ve hat kullanım bedeli adı altında borç yükü bindirdiler İZBAN'a, bilerek batırıyorlar. Kamu hizmeti yapan bir kuruma olmadık kamu borcu yüklerseniz batırırsınız. Dünyanın her yerinde demir yollarını devlet sübvanse eder. Siz bu maliyetleri karşılamak zorundasınız. Kendi yarattığınız ekonomik krizin faturasını İzmirlilere kesemezsiniz. Hat kullanım bedeli ve katener bedelini silmek zorundasınız.