Türkiye'de "tatil" denilince ilk akla gelen yerlerin başında olan İzmir'in Çeşme ilçesi, dalış turizminden de adından söz ettirmek istiyor.

Eşek Adası çevresi başta olmak üzere yaklaşık 20 dalış noktasına ev sahipliği yapan ilçede, her seviyeden dalgıca hitap eden rotalar bulunuyor. Bölgenin en dikkat çeken noktalarının başında ise 2004 yılında fırtına sırasında batan yaklaşık 75 metre uzunluğundaki Monem kargo gemisi geliyor.

Yaklaşık 18 metre derinlikte kum zemin üzerinde bulunan batık, yıllar içinde deniz canlıları için doğal yaşam alanına dönüşerek yapay resif özelliği kazandı. Bugün batık çevresinde oluşan zengin ekosistem, dalgıçlara hem yüksek görüş mesafesi hem de renkli su altı yaşamını bir arada sunuyor.

İlk kez dalış yapacaklar için Makri Adası çevresinde güvenli deneme dalışları düzenlenirken, deneyimli dalgıçların vazgeçilmez rotalarından biri ise "yatak odası" olarak bilinen mağaralı dalış noktası oluyor.

Yaklaşık 8 metre derinlikte girişe sahip mağaranın tavanındaki doğal açıklıktan süzülen güneş ışıkları, su altında büyüleyici görüntüler oluşturuyor. Özellikle su altı fotoğrafçılarının ilgi gösterdiği nokta, Çeşme'nin simge dalış alanları arasında yer alıyor.

"Doğrudan bir dalış destinasyonu haline getirilmesi gerekiyor"

Çeşme'de faaliyet gösteren Derin Doğa Dalış Merkezi yetkilisi Erdinç Ergün, ilçenin ulaşım kolaylığı, su berraklığı ve zengin dalış noktalarına rağmen uluslararası alanda yeterince tanınmadığını söyledi.

Türkiye'de dalış denildiğinde akla çoğunlukla güney kıyılarının geldiğini belirten Ergün, "Çeşme, dalış destinasyonu olarak henüz yeterince bilinmiyor, akla genelde güney sahilleri geliyor. Ancak şu anda su sıcaklığı 23 derece civarında. Ulaşımı otoban sayesinde çok kolay. 20'ye yakın dalış noktamız var. Yurt dışı fuarları ve acentelerle yapılacak anlaşmalarla buranın doğrudan bir dalış destinasyonu haline getirilmesi gerekiyor." dedi.

Ergün, Monem batığının Türkiye'nin en etkileyici batıkları arasında yer aldığını ifade ederek, yapay resif özelliği sayesinde bölgede zengin bir canlı popülasyonu oluştuğunu, "yatak odası" dalış noktasının ise ışık oyunlarıyla su altı fotoğrafçılarına eşsiz kareler sunduğunu anlattı.

Biyoçeşitlilik turizm potansiyelini artırıyor

Dalışa katılan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Deniz Biyolojisi doktora öğrencisi Öznur Yazılan Çamlık da Çeşme'nin ekolojik bakımdan zengin bir ekosisteme sahip olduğunu ifade etti.

Bölgedeki su kalitesinin yüksekliğine dikkati çeken Çamlık, şöyle konuştu:

"Su kalitesi yüksek ve oksijen bakımından zengin olduğu için halk arasında yosun olarak bilinen makroalg türlerine ev sahipliği yapıyor. Bu durum hem su kalitesi ve sürdürülebilirlik hakkında bilgi veriyor hem de biyoçeşitliliği üst düzeyde destekliyor. Çeşme, ekolojik ve biyoçeşitlilik bakımından oldukça zengin bir ekosisteme sahip. Turistik açıdan bakıldığında insanlar renkli balıkları ve omurgasızları görmeyi hedefliyor. Yüksek biyoçeşitlilik, doğrudan yüksek turist potansiyeli demektir. Bu anlamda oldukça güzel ve keyifli dalışlar sunuyor."

Profesyonel dalgıç ve dahiliye uzmanı Dr. Canan Sabay ise su altının eşsiz bir macera sunduğunu dile getirerek, Çeşme'deki mağaraların ve Monem batığının kendisini çok heyecanlandırdığını, su altını keşfetmek isteyenler için ilçenin uygun bir nokta olduğunu kaydetti.

Su altı fotoğrafçısı 16 yaşındaki Doğa Ergün de iki mağarası bulunan "yatak odası" noktasının su altı fotoğrafçılığı açısından son derece zengin görseller sunduğunu belirtti.

Yorumlar