GÜNDEME BAKIŞ - Ege Üniversitesi'nden Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu ve ekibinin yayımladığı yeni araştırma, enerji içecekleriyle genç yaşta görülen kalp krizleri arasındaki olası ilişkiyi yeniden gündeme taşıdı. Araştırmayı kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi anlattı.

Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi
İKİ GENÇ, İKİ KALP KRİZİ
Ekmekçi, şunları anlattı;
"Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı'nda değerlendirilen ve takip edilen iki hastanın öyküsü araştırmanın çıkış noktasını oluşturdu.
Uzun bir yolculukta uyanık kalmak için bir büyük kutu enerji içeceği ve filtre kahve içen 30 yaşındaki erkek hasta, yaklaşık iki üç saat sonra şiddetli göğüs ağrısıyla hastaneye kaldırıldı. Koroner damarlardan birinin tamamen tıkandığı belirlendi.
Uykusuz ve stresli bir gecenin ardından enerji içeceğiyle soğuk kahve tüketen 28 yaşındaki ikinci hasta ise yaklaşık iki saat sonra kalp krizi geçirdi.

Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu
31 OLGUNUN VERİLERİ BİRLEŞTİRİLDİ
Prof. Dr. Kayıkçıoğlu ve çalışma arkadaşları, Ekim 2026'da yayımladıkları makalede kendi merkezlerindeki iki miyokard enfarktüsü olgusunu, dünya literatüründe daha önce bildirilmiş 29 olguyla birleştirdi. Enerji içeceği tüketiminden sonra koroner olay geliştiği bildirilen toplam 31 hastanın bireysel verileri analiz edildi.
Hastaların tamamı erkekti ve yaş ortalaması 25,6 idi. 25 hastada ST segment yükselmeli miyokard enfarktüsü (STEMI) bildirildi. Altı hastada kardiyak arrest gelişirken iki hasta hayatını kaybetti.
"BU ÇALIŞMA RİSK ORANI SÖYLEMİYOR"
Uzmanlar, çalışmanın yanlış yorumlanmaması gerektiğini vurguluyor. Araştırmacılar, enerji içeceği kullanan binlerce kişiyi takip ederek kaçının kalp krizi geçirdiğini hesaplamadı. Çalışma, daha önce bildirilmiş olguları inceleyerek enerji içeceği tüketimiyle zamansal ilişkili koroner olayların nasıl ortaya çıkabileceğini ve gerçekten içeceğe bağlanıp bağlanamayacağını sorguladı. Dolayısıyla tüketenlerin yüzde kaçının kalp krizi geçireceğine dair bir veri sunmuyor.
30 YAŞINDAKİ HASTANIN KALBİ KALICI HASAR GÖRDÜ
İlk hastada acil koroner anjiyografide sol sirkumfleks arterin proksimal bölümünde trombüs içeren tam tıkanıklık saptandı. Hasta balon anjiyoplasti ve ilaç salınımlı stentle tedavi edildi. Hastanın enerji içeceğinden aldığı kafein miktarı, olası formülasyonlara göre yaklaşık 114-151 mg olarak tahmin edildi; ancak kutu hacmi bilinmediği için bu rakam doğrulanmış değil. Kahveden aldığı ek kafein ise hesaplanamadı.
Bir yıl sonra yapılan kardiyak MR'da iskemik enfarktüsle uyumlu skar dokusu görüldü. Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu MR'da %35 ölçülürken takip ekokardiyografilerinde %30-32'ye geriledi. Genç hasta kalp krizinden sağ kurtuldu ancak kalbinin pompalama fonksiyonunda kalıcı kayıp gelişti. Hastada 15 paket-yıl sigara öyküsü, obezite, prediyabet ve hafif homosistein yüksekliği de bulunuyordu.
28 YAŞINDAKİ HASTADA AİLESEL RİSK ÖNE ÇIKTI
İkinci hastada anterior STEMI saptandı. Koroner anjiyografide LAD'de birinci diagonal dal sonrasında %95-99 oranında trombotik darlık görüldü ve iki stent yerleştirildi. Sağ koroner arterde nitrogliserinle düzelen vazospazm da bulundu.
Ayrıntılı değerlendirmede önemli risk faktörleri ortaya çıktı. Hasta sigara kullanıyordu, LDL kolesterolü 120 mg/dL idi, hem anne hem baba tarafında erken koroner arter hastalığı öyküsü vardı. Babası 40 yaşında miyokard enfarktüsünden hayatını kaybetmişti. Hastada heterozigot faktör V Leiden ve folat eksikliğinin eşlik ettiği homosistein yüksekliği de saptandı.
İki yıl sonraki koroner BT anjiyografide kalsiyum skoru sıfır olmasına rağmen proksimal LAD'de %30-40 darlığa yol açan nonkalsifiye aterosklerotik plak gösterildi. Bu bulgu, kalsiyum skorunun sıfır olmasının özellikle genç kişilerde koroner aterosklerozun yokluğu anlamına gelmediğini hatırlattı.
"KESİN NEDENSELLİK GÖSTERİLEMEDİ"
Dünya Sağlık Örgütü-Uppsala İzleme Merkezi'nin nedensellik değerlendirme sistemi temel alınarak yapılan analizde, her iki yeni hasta da "possible" (mümkün) kategorisine yerleştirildi. Yani enerji içeceğiyle kalp krizi arasında olası bir ilişki düşünüldü, ancak doğrudan neden olduğu kanıtlanmadı.
İki hastada da ek kafein tüketimi ve başka kardiyovasküler risk faktörleri vardı. İntrakoroner OCT veya IVUS yapılmadığı için trombüsün plak rüptürü, plak erozyonu veya başka bir mekanizmayla gelişip gelişmediği de belirlenemedi. Buna karşın iki hastada da trombotik STEMI'nin enerji içeceğinden yalnızca birkaç saat sonra gelişmesi, araştırılmaya değer bir zamansal ilişki oluşturuyor.
KALBİ NASIL ETKİLEYEBİLİR?
Enerji içecekleri kafeinin yanı sıra taurin, guarana, şeker ve başka bileşenler içerebiliyor. Kafein, adenozin reseptörlerini bloke ederek merkezi sinir sistemi ve kardiyovasküler sistem üzerinde çeşitli etkiler oluşturuyor. Bazı kontrollü insan araştırmalarında enerji içeceği sonrasında kan basıncında artış, sempatik aktivitede değişiklik ve belirli koşullarda QTc süresinde uzama gösterildi.
Koroner damarlar açısından üç olası mekanizma tartışılıyor: koroner vazospazm, koroner tromboz ve miyokardın oksijen ihtiyacının artması. Uzmanlar bunların bilimsel olarak makul olduğunu, ancak İzmir'deki iki hastada olayın tam olarak bu mekanizmalarla başladığının gösterilmediğini belirtiyor.
31 HASTANIN %71'İNDE BAŞKA TETİKLEYİCİLER DE VARDI
Koroner tromboz 13 hastada, koroner vazospazm sekiz hastada, spontan koroner arter diseksiyonu ise üç hastada bildirildi. Bu mekanizmalar birbirini dışlamıyordu.
Hastaların 22'sinde (%71) enerji içeceğine ek olarak sigara, alkol, başka uyarıcılar, fiziksel efor, uykusuzluk veya başka fizyolojik stres faktörlerinden en az biri bulunuyordu. Nedensellik değerlendirmesinde yalnızca beş hasta "kuvvetle muhtemel", 23 hasta "mümkün", üç hasta ise "olası değil" kategorisinde yer aldı. Hiçbir olguda kesin nedensellik gösterilemedi.
Bu nedenle "31 gencin enerji içeceği yüzünden kalp krizi geçirdiği kanıtlandı" demek yanlış olacak. Öte yandan zamansal ilişkili ciddi olayların bildirilmesini önemsiz görmek de doğru değil.
KİMLER DİKKATLİ OLMALI?
Mevcut kanıtlar, enerji içeceklerinin bazı bireylerde ihtiyatla ele alınması gerektiğini düşündürüyor. Koroner arter hastalığı olanlar, ailesinde erken yaşta kalp krizi görülenler, kontrolsüz hipertansiyonu veya ciddi ritim bozukluğu bulunanlar gereksiz yüksek uyarıcı maruziyetinden kaçınmalı. Sigara kullanımı, yoğun kafein tüketimi, uykusuzluk ve aşırı fiziksel stres bir araya geldiğinde bireysel risk değerlendirmesi daha da önem kazanıyor.
Bir kutu enerji içeceği tüketen iki hastada kalp krizi bildirilmiş olması, bir kutunun herkes için tehlikeli olduğu anlamına gelmiyor. Bu iki hasta aynı zamanda ek kafein tüketmiş ve başka risk faktörleri taşımıştı.
Enerji içecekleri çocuklar ve ergenler için de uygun ürünler değil. Türkiye'de 18 yaş altına satışı yasak.
"KORKUYA DEĞİL, BİLİMSEL FARKINDALIĞA DAYANMALI"
Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi'nin aktardığına göre araştırma, enerji içeceklerinin zaten kardiyovasküler açıdan yatkın bazı gençlerde akut koroner olayları tetikleyip tetikleyemeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Bugün için yanıt şöyle: Bu olasılık biyolojik açıdan makul ve klinik açıdan araştırılmaya değer, ancak doğrudan nedensellik henüz kanıtlanmadı.
Gençlere verilecek mesajın korkuya değil bilimsel farkındalığa dayanması gerektiği vurgulanıyor. Kalp krizi yalnızca ileri yaşların hastalığı değil, genç yaşta görülen göğüs ağrısı küçümsenmemeli. Enerji içecekleri su ya da sporcu içeceği gibi masum ürünler olarak görülmemeli. Ailesel kalp damar hastalığı riski, sigara kullanımı veya başka kardiyovasküler sorunları olanlar ise enerji içeceğiyle yüksek miktarda ek kafeini birleştirirken dikkatli olmalı. Önemli olan yalnızca ne içildiği değil, bunun hangi risk faktörleriyle birlikte tüketildiği.




