İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi'ne açtığı diploma davası bugün görüldü.

Duruşma saat 12.00'de başladı.

Daha önce Bağcılar'daki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nde yapılması planlanan duruşma Silivri'ye alınmıştı. Silivri'deki Marmara Cezaevi Kampüsü karşısında bulunan duruşma salonunda görülen duruşmaya İmamoğlu da katıldı.

Bugün mahkemeye diploma savunması için gelmediğini ifade eden İmamoğlu, "Bir gencin devletine inanarak kurduğu emeğinin nasıl geriye doğru söküldüğünü göstermek için geldim." dedi.

İmamoğlu, İstanbul Üniversitesinin 2024 yılı ekim ayında yapmış olduğu bir çalışma olduğunu kaydederek, şunları söyledi:

"- Üniversitenin, 'Yatay Geçiş Bilgi Notu' başlıklı raporu çok önemli. Kendi hazırladığı bilgi notunda diyor ki, '35 yıl önce aradığınız şartlar bugün yoktu.'. Yani, 'Bu kuralları alıp 18 yaşındaki gencin başına balyoz gibi indiremezsiniz.' diyor.

- Dahası bu uygulamanın istisnai değil, yerleşik bir uygulama olduğu da açıkça yazıyor. Şimdi üniversite kendi bilgi notuna rağmen kendi yaptığı işlemi inkar ediyor. Kendi hazırladığı not geçerli değilse hangi belge geçerli olacak?"

"BANA YÖNELTİLEN İDDİALAR SANKİ BU İLAN HİÇ YOKMUŞ GİBİ"

Kendisinin bu sürecin en masum gençlerinden birisi olduğunu savunan İmamoğlu, şöyle devam etti:

"- Üniversite tamamen kendi iradesiyle ve yürürlükteki mevzuata dayanarak bu süreci başlatmış, bunu da ülkenin en yüksek tirajlı gazetelerinden biri aracılığıyla kamuoyuna duyurmuştur.

- Bugün bana yöneltilen iddialar, sanki bu ilan hiç yokmuş gibidir. Oysa bu ilan bir devlet müdahalesiyle değil, üniversitenin kendi kararıyla ve yıllar öncesinde yayımlanmıştır. Bu başvurunun sahibinin kim olacağı önceden belli değildir. Kimlerin bu haktan yararlanacağı da bilinemez.

- Yani ortada öngörülebilir, planlı, kişiye özel bir durum yoktur. İlan herkese açıktır. Kim başvurur, kim kazanır, kim değerlendirilir, bunların hiçbiri önceden tahmin edilemez. Asker de başvurabilir, sivil de. Herkes için eşit bir süreçtir."

İmamoğlu, üniversiteye başvuru dilekçesinden bazı sözleri okuyarak, "İçeriği son derece açık. Anlatım net, talep nettir. Bu dilekçede gizli hiçbir ifade yoktur. Yanıltıcı tek bir beyan yoktur. Aksine, hangi üniversitede eğitim alındığı, hangi bölümün okunduğu, hangi sınıfın tamamlandığı açıkça yazılmıştır. Talebin ne olduğu hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde ifade edilmiştir. Bu bir lütuf talebi değildir. Devletten bir ayrıcalık istemek değildir. Bu, yayımlanmış bir ilanla doğmuş, mevzuatın tanıdığı bir hakkın kullanılmasına ilişkin başvurudur." ifadelerini kullandı.

"35 YIL BOYUNCA SUSAN İDARE NEDEN BU AÇIKLAMADAN SONRA HAREKETE GEÇTİ?"

Dilekçenin yanı sıra geldiği üniversiteye ait belgeler ile kimlik belgelerinin, transkriptin hatta üniversitenin tanıtım broşürünün de başvuru dosyasına eklendiğini belirten İmamoğlu, beyanını şu şekilde sürdürdü:

"- Özetle söylüyorum, her şey dosyadadır. Bugün geriye dönüp 'Bilgi eksikti, üniversite yanıltıldı.' demek, hem dosyanın içeriğiyle hem de üniversitenin en üst düzeyde yaptığı idari işlemlerle bağdaşmamaktadır. Bu, hukuki bir değerlendirme değil, kötü niyetle yapılmış bir tutumdur.

- Bu, asılsız ithamlarla yürütülen bir kurban yaratma çabasıdır. Bu, bir tuzak kurma girişimidir. Ancak şunu açıkça ifade etmek isterim, kim olursa olsun, hangi koşulda bulunursa bulunsun, hukuksuzluğa uğrayan herkes gibi ben de hayatım boyunca hukuk önünde hak arama mücadelesini sonuna kadar vereceğim. Yıllar sonra bu sürecin sorgulanması hukukun değil, hukuki güvenliğin tartışma konusu haline getirildiğini göstermektedir.

- Bu diploma, İstanbul Üniversitesinin inceleyerek, araştırarak, ölçerek ve kabul ederek kendi iradesiyle verdiği resmi bir devlet belgesidir. Yıllarca geçerli sayılmıştır. Yıllarca devletin tüm kurumlarında kabul edilmiştir. Bugün üzerinde yazan tarih, imza ve mühür neyse odur. Ben, bütün bu süreçlerden geçmiş bir belgenin yok sayılmasını kabul etmiyorum.

- Cumhurbaşkanı adayı olduğumu ilan ettikten sonra 35 yıldır geçerli olan diplomam iptal edilmiştir. Bu bir varsayım değildir, yorum değildir. Bu takvimle sabit bir olgudur. Sormak zorundayım, 35 yıl boyunca susan idare neden tam da bu açıklamadan sonra harekete geçmiştir?"

KARAR 15 GÜN İÇİNDE AÇIKLANACAK

Duruşma, İstanbul Üniversitesinin vekilinin de tekrar savunmasını yapması ve böylece beyanlar ile savunmaların tamamlanmasının ardından sona erdi.

Mahkeme, söz konusu davaya ilişkin kararını 15 gün içinde açıklayacak.

DURUŞMA ÖNCESİ ARBEDE YAŞANDI

İmamoğlu'nun diploma davası öncesinde Silivri'de gerginlik yaşandı. Jandarma ile duruşmayı izlemek isteyenler arasında arbede çıktı.

İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.

BUGÜNE KADAR NELER YAŞANDI?

Hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında Silivri'de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasına ilişkin ilk gelişme geçen yıl 18 Mart tarihinde yaşanmıştı.

İmamoğlu ile birlikte 28 kişinin İstanbul Üniversitesi'nden aldıkları lisans diploması iptal edilmişti.

Ekrem İmamoğlu 1990 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki Girne Amerikan Üniversitesi'nden İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçiş yapmıştı.

İmamoğlu 1994 yılında İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü'nden mezun olmuştu.

Ekrem İmamoğlu 2017 yılına gelindiğinde İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'ndeki yüksek lisans tezini tamamlamıştı.

İMAMOĞLU 23 MART'TA TUTUKLANDI

İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, geçen yıl aldığı karara 1990 yılında usulsüz yatay geçiş yapıldığı iddiasına gerekçe göstermişti.

Bu kararın bir gün sonrasında gözaltına alınan Ekrem İmamoğlu, hakkındaki yolsuzluk iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 23 Mart günü tutuklanmıştı.

İmamoğlu'nun avukatları, diploma iptaline karşı 6 Mayıs'ta dava açmıştı.

Mahkeme, İstanbul Üniversitesi'ne bir müzekkere yazıp iptal kararına dayanak olan belgeleri istemişti.

Bu süreçte Ekrem İmamoğlu'nun yüksek lisans diploması da iptal edilmişti.