GÜNDEME BAKIŞ - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun, 3 günlük İzmir programının ilk günü bugün başladı. Mesaisine Fabrika ziyareti ile başlayan Dervişoğlu, İl Başkanlığında basın mensuplarıyla buluştu. 3 günlük programına ilişkin bilgi veren Dervişoğlu, “Vatandaşın gerçek gündemi farklı ama hala yapay gündemlerle uğraşılıyor. Ciddi işsizlik problemiyle karşı karşıyayız, yüzde 30’u aştı, istihdam azalıyor, vatandaş kredi kıskacında yaşam mücadelesi veriyor, fabrikalar kapanıyor, her yerde satılık fabrika ilanları var. Türkiye üreten değil borçla ayakta kalmaya çalışan bir ülke oldu, hayat pahalılığı artıyor. Eskiden yatırım için kredi alınırdı, bugün ay sonunu getirmek için borçlanılıyor. Vatandaş icra kapısında. İYİ Parti’nin amacı alın terini yeniden ayağa kaldırmaya yönelik” dedi.
“GENÇLER EVLENMEKTEN KORKUYOR”
Dervişoğlu şunları kaydetti:
Gençler evlenemiyor, evlilik yaşı yükseldi, konut kira fiyatları hayatı kilitledi, kreş okul maliyetleri aileleri eziyor, iktidar sloganlarla meşgul. Evlenmek için dahi krediye ihtiyaç duyulan bir düzenden bahsediyoruz. Bu normal bir düzen değil. Gençler yuva kurmaktan, çocuk sahibi olmaktan, geçinememekten korkar halde. Gençler geleceklerini yurtdışında aramaya başladı, kreş masrafı asgari ücretin yarısını aştı.
“KÖYLER BOŞALIYOR, DIŞA BAĞIMLI HALE GELİYORUZ”
Tarım kötü durumda, üretim azaldı, kırsaldaki hayat yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Köyler boşalıyor, maliyetler çok yüksek. Tarım arazileri de madenciliğe açılıyor, ülke tarımda dışa bağımlı hale getiriliyor. Bu yanlış ekonomi yönetimidir, köylünün toprağına sahip çıkamayan hükmet gıda güvenliğini de sağlayamayacaktır.
“KALKINMA RANTTAN GEÇMEZ”
Kentlerdeki kalkınma Büyükşehirlerdeki ranttan değil, üretimden geçer. İYİ Parti’nin hedefi ithalata mahkum değil kendi kendine yeten Türkiye’dir. Vergi adaletsizliği yüzünden emekçiler eziliyor. Maaş artışı vatandaşın cebine girmeden vergi ile geri alınıyor, vergi sistemi çalışanı cezalandırılıyor. Alın terinden değil ranttan ve haksız kazançtan vergi alınması gerektiğine inanıyoruz. İYİ Parti emeğin korunduğu ücretlinin ezilmediği adil vergi sisteminin inşasından yana politikalar geliştiriyor.
“SİYASETİN NAMUSUNA HALAL GELİYOR”
Rejimde de kriz yaşanıyor. Hemen her vatandaş hukuk ve demokrasi krizinden bahsediyor. Muhalefet üzerinde ciddi baskı, şantaj mekanizması devreye sokulmaya çalışılıyor. Yargı siyasetin aracı haline getiriliyor. Demokrasi rekabet sistemi değil kontrol sistemi haline dönüştürülmek isteniyor. Türkiye’nin sorunu Anayasa değil… Yargı kişilerin olmamalıdır. Rakibini yargı ile susturan anlayış, entrika ile şantajla, kasetle, tehditle susturmaya çalışan anlayış demokrasi değil korku düzenidir. Bunlar siyasetin namusuna halal getiriyor. Bu sorunların çözümü siyasetin içinde aranmalı. Tek adamlığa dönüşen bu rejim vatandaşın siyasete olan güveninin de zafa uğratıyor. Devlet şahısların değil milletin olmalı, millet iradesini sarayda belirlenmeye dönüştürürseniz ülkede demokrasi de tartışma konusu olur.
“YANDAŞ MÜTEAHHİT VE İSRAF VURGULANIYOR”
Biz güçlü liderliğin değil güçlü hukuk isteyenlerin partisi olmaya devam edeceğiz. Yolsuzluk, israf ve yandaşlara peşkeş düzeni de devam ediyor. Kamu kaynaklarının yandaş ve belli çevrelere peşkeş çekildiği eleştirileri var. Yandaş müteahhit ve israf vurgulanıyor vatandaş tarafından. Üreten değil ayrıcalıklı olan kazanıyor. Millet kemer sıkarken ayrıcalıklı kesim zenginleştiriliyor. Sarayda israf büyürken vatandaş evine ekmek götürmenin hesabını yapıyor. Biz milletin kaynağını millete harcayan mekanizmaya inanıyoruz.
“DEVLET TERÖRLE MÜZAKERE ETMEZ”
Terör örgütü ile müzakere zemin oluştuğu kanaati var. Öcalan denen caninin statüye dayalı rol arayışı içinde olmasına vatandaş tepki gösteriyor. Ben de bu tepkiyi mecliste ve il ziyaretlerinde ifade ediyorum. Milliyetçi refleksle değil, Türkiye için yapılması gereken milli birlik hassasiyeti korunmalı. Türk milletinin geleceği terör örgütü ve başının taleplerine göre şekillendirilemez. Devlet terörle müzakere eden mekanizma değildir. Mesele siyaset değil Türkiye’nin egemenlik meselesidir.
“BU ÜLKEDE GERÇEKLERİ KONUŞMAK KOLAY İŞ DEĞİL”
Türkiye sadece ekonomik değil, geçim, adalet, üretim, aile, yönetim krizi eş zamanlı yaşanıyor. İYİ Parti’nin ortaya koyduğu çizgi ne kadar net olursa olsun birtakım eleştirilerin de muhatabı oluyoruz. Çünkü bu ülkede gerçekleri konuşmak kolay iş değil. Türkiye kimseye mahkum ve mecbur değil, Türkiye’yi ayağa kaldırmaya talibiz. Spekülatif soruların muhatabı olduğum aşikardır, bundan da kaçmıyorum. Türkiye’nin sorunu için bir kişiyi öneriyorlarsa, ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsüne statü verme çabası içinde olan devlet anlayışı olamaz. Bunun yasal bir çerçeveye ihtiyaç duyduğunu da söylüyorlar. Yasal çerçeve aranıyorsa bugün yapılan tüm iş ve işlemler yasa dışıdır. Komisyonun kuruluşu, siyasi partilerin raporun altına attığı imzalar, ki yapmayın dedim. Bu arayış itiraf niteliğindedir, eylemlerin ve söylemlerin yasal dayanağı yok. Demek ki Türkiye illegal sürece sokulmuş ve çıkar yolu aranıyor sonucu çıkıyor. İYİ Parti olarak sonuna kadar direneceğiz.





