İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Bursa Çeltikçi köyünü ziyaret etti. Buradaki köy kahvesinde oturan Dervişoğlu’na, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ve partililer eşlik etti.
Çiftçilere hitap eden Dervişoğlu, esnafın derdini dükkanında, işçinin derdini çalıştığı fabrikanın tezgahında, çiftçinin derdini de tarlada tespit ettiklerini belirterek, şunları söyledi:
"O dertlerin, o sıkıntıların Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dile getirilmesini de temin etmeye gayret sarf ediyoruz. Vatandaşımızla birlikte siyaset yapmaya, vatandaşın bize vermiş olduğu vekaleti doğru kullanmaya çaba sarf ediyoruz. Milletin içinde olmakla iftihar ediyoruz. Çiftçinin, Türkiye’nin her yerinde derdinin çözülebilmesi noktasında doğru adımların atılması gerekiyor. Çiftçimiz toprağına küstürülmek, toprağından uzaklaştırılmak isteniyor. Toprağına düşürdüğü terin karşılığını alamadığı için geçimini başka yollarla aramaya çaba sarf ediyor. Ben size burada bir sözü vermeye geldim. Borçlu olan çiftçi değildir. Devlet çiftçiye borçludur. Kanunun amir hükümleri uygulandığı zaman Türkiye’nin gayri safi milli hasılasının yüzde 1’inin çiftçiye verilmesi lazım. Bu, bugünkü gayri safi milli hasılaya göre 750 milyar lira civarında bir rakama tekabül ediyor ama hükümet bunun yüzde 20’sini bile çiftçiye vermiyor. Çiftçiye 750 milyar lira vermesi gerekirken, 250 milyar lira bile vermiyor. Dolayısıyla devlet çiftçiye her yıl 500 milyar lira borçlanıyor. Bugün çiftçimizin bankalara olan borcu da 1,5 trilyon lirayı aşmış durumda. Bu şartlar altında hem 1,5 trilyon borçlu olacaksınız hem de faiz ödeyeceksiniz. Bu derdin içinden çıkabilmeniz mümkün olamıyor."
“HERKES DERTLİ”
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, kimseye bir şey vadetmediğini, herkese hakkının teslim edilmesi gerektiğini anlatmaya çalıştığını dile getirerek, "Cenabı Allah bize bu ülkeyi yönetmeyi nasip ederse 5 yıl içinde çiftçilerin bankalara 1 lira bile borcu kalmayacak. Toprağına küsen çiftçi tarlasına geri dönecek" diye konuştu.
Pandemi döneminde gıdaya erişimin ne kadar zor olduğunu herkesin gördüğünü hatrlatan Dervişoğlu, şöyle devam etti:
"Bir millet kendisini besleyemez ise şayet başkalarına esir olur. Bizim için tarlalar vatandır. Muhafızları da çiftçilerimizdir. Çiftçiler sonuna kadar korunmaya layık bir kesim olarak da vicdanımızda, yüreğimizde yerini alacaktır. Herkes bunu öyle bilmek durumunda. ‘Dertleri tarif ediyorsunuz, çözümleri söylemiyorsunuz’ diyorlar. İşte çözüm. Kanun size yetkiyi de vermiş, görevi de vermiş. Görevinizi yaparsanız çiftçi borçlu olmayacak, üretmekten keyif alacak, toprağa düşürdüğü terin karşılığını alacak, geçimini oradan temin edecek, üretim de devam edecek. Eğer üretmeye devam edemezseniz o zaman başkalarına esir ve köle olursunuz. Köle yapılmak isteniyorsunuz. Onun için umudumuzu kırmayalım. Tarlalarımızın başından ayrılmayalım. Çiftçilik yaşı 60’a yaklaşıyor. Gençler topraktan zaman içerisinde uzaklaşıyor. Sadece domates üreten, biber üreten, ayçiçeği üreten dertli değil, herkes dertli. Fındıkçı dertli, fıstıkçı dertli, incirci dertli, pamukçu dertli, hububat üreten dertli, meyve sebze üreten herkes dertli; herkes borçlu, herkes de başka bir çare aramanın peşine düşmüş.
“ÇARE MİLLETİMİZDİR”
Çare milletimizdir. Devlet görevini yaparsa bu memleket başkalarına mecbur ve mahkum kalmayacaktır ama devlet görevini yapmadığı için vatandaşımız borçludur, kendisini çaresiz gibi hissetmektedir. Aslında çare milletin ta kendisidir. Çare, eğer zamanı gelince millet takdirini ve teveccühünü tercihe dönüştürür, doğru bir seçim yaparsa bu ülkenin işçisi de çiftçisi de köylüsü de mesut ve bahtiyar olur. Gençler, geleceğe dair yaşadığı ülkede büyük umutlar yeşertebilmeye de muvaffak olur.
Ben sizin kırılmış umutlarınızı yeniden yeşertmek için geldim. Adım adım Anadolu’yu dolaşacağım. Dertleri yerinde dinleyeceğim. Çözümleri de yine vatandaşlarımızla birlikte tespit etmeye gayret sarf edeceğim. Türkiye’nin çözülmeyecek hiçbir derdi yok. Öncelikle ona inanın. Türkiye büyük bir ülkedir. Türk milleti, kim ne yaparsa yapsın büyük bir milletin adıdır. Tarih boyunca büyük mucizeler gerçekleştirmiştir. Yeni bir Türk mucizesi doğmalıdır, doğacaktır. Belki yarın, belki yarından da yakın."





