GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Barosu’nun 17-18 Ekim 2026 tarihlerinde yapılması planlanan Olağan Genel Kurulu öncesinde Av. Tacettin Çolak, başkan adaylığını açıkladı. Daha önce 2022 ve 2024 genel kurullarında “Mücadeleci Avukatlar” olarak seçimlere katıldıklarını hatırlatan Çolak, baro yönetimlerinde çoğulcu ve farklı görüşlerin temsil edildiği bir anlayışın hâkim olması gerektiğini söyledi.
Çolak, önceki seçimlerde aldıkları oyları hatırlatarak, “Her iki Genel Kurul sürecinde de meslektaşlarımızdan olumlu tepkiler ve övgüler almamıza karşın, ne yazık ki Baro’daki grupçu eğilimler ağır bastı. Yine de tüm engellere rağmen 2022 Genel Kurulu’nda 219, 2024 Genel Kurulu’nda ise 221 meslektaşımızın güvenini kazandık. Bize oy veren ya da vermeyen tüm meslektaşlarımıza teşekkür ederim” dedi.
“BARO’DA GRUP ANLAYIŞINA SON VERİLMELİ”
Baro seçim sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çolak, seçimlerin çarşaf liste yöntemiyle yapılması gerektiğini savundu. Farklı görüşlerin baro yönetimlerinde temsil edilmesinin önemine dikkat çeken Çolak, “Baro’da ‘grup’ anlayışına son verilmelidir. Seçimler çarşaf liste ile yapılmalı ve bütün gruplardan temsilcilerin baro yönetimlerinde yer alması sağlanmalıdır. Maalesef bu görüşümüz İzmir Barosu’nda bugüne kadar karşılık bulamadı” ifadelerini kullandı.
Farklı düşüncelerin çatışma değil, gelişim kaynağı olduğunu belirten Çolak, “Baro yönetimlerinde farklı anlayış ve yaklaşımların varlığı bir çatışma unsuru değil; zenginlik ve gelişim kaynağıdır. Gerçeğin ışığının yansımasına katkı sunar. Nitekim ‘Bârika-i hakikat, müsademe-i efkârdan doğar’ sözünde olduğu gibi gerçek, fikirlerin çarpışmasından doğar” diye konuştu.
“MESLEĞİN TEMEL SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETİLEMİYOR”
Blok listelerle oluşturulan baro yönetimlerinin avukatların temel sorunlarına çözüm üretmekte yetersiz kaldığını ileri süren Çolak; avukat cinayetleri ve intiharları, mesleğin itibarsızlaştırılması, Avukat Hakları Merkezi, CMK ve adli yardım uygulamaları ile genç avukatların ekonomik sorunlarının çözüm beklediğini söyledi.
Avukat emeğinin sömürülmesinin önüne geçilmesi ve avukatlar için yeni iş alanlarının oluşturulması gerektiğini de belirten Çolak, baronun bu başlıklarda daha etkin mücadele yürütmesi gerektiğini ifade etti.
“BAROLAR HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ SAVUNMALI”
Türkiye Barolar Birliği ve baroların toplumsal sorunlar karşısında yeterli duyarlılığı göstermediğini savunan Çolak, son dönemde Meclis’ten geçirilen “Çerçeve Yasa” sürecine ilişkin de eleştirilerde bulundu.
Çolak, “Siyasi iktidar, Mecliste bir oldu bitti yaratarak; Batılı emperyalistlerin Osmanlı’ya dayattığı Sevr Antlaşması’nın imzalandığı 10 Ağustos gününde, içeriğini milletvekillerinden dahi gizledikleri ‘Çerçeve Yasa’yı çıkarmıştır” dedi.
Söz konusu düzenlemeye yönelik eleştirilerini sürdüren Çolak, “Özel af niteliğindeki bu yasa; klasik yasa yapma tekniğine uymadığı gibi, başta Anayasa olmak üzere diğer tüm temel yasaları da yok saymaktadır. Evrensel hukuka aykırı olan bu düzenleme, geleceğimiz için son derece tehlikeli bir başlangıçtır” ifadelerini kullandı.
AVUKATLIK KANUNU’NA VURGU
Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını ve yargı alanında hukuka aykırı kararların arttığını savunan Çolak, baroların bu süreçlerde daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesinde baroların görevlerinden birinin hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını sağlamak olduğunu hatırlatan Çolak, Kanun’un 95/21 ve 110/17. maddelerinde yer alan “hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” görevlerine de dikkat çekti.
“HALK İÇİN HUKUK, HALK İÇİN BARO”
İzmir Barosu’nun geçmiş dönemlerde toplumsal konularda aldığı tutumları hatırlatan Çolak, baronun savaş tezkerelerine karşı olağanüstü genel kurul topladığını, “Savaşa Hayır” bildirileri yayımladığını ve cübbeli yürüyüşler gerçekleştirdiğini belirtti.
Çolak, “Bugün de Birinci Kurtuluş Savaşı’nın Komutanı ve Laik Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Bağımsızlık benim karakterimdir’ sözünden ilham alarak anti-emperyalist, tam bağımsız, laik ve demokratik bir Türkiye mücadelesine omuz veren bir baro olmayı hedeflemeliyiz” dedi.
GENÇ AVUKATLAR İÇİN ÇAĞRI
Genç avukatların baro yönetimlerinde daha fazla yer alması gerektiğini savunan Çolak, yönetimlerde görev almanın önündeki 5 yıllık kıdem barajının kaldırılması gerektiğini söyledi.
Geçmiş seçim dönemlerinde bazı grupların genç avukatların yönetimlerde daha fazla temsil edilmesi konusunda ortak adım atma sözü verdiğini ancak bu sözlerin yerine getirilmediğini öne süren Çolak, mevcut baro yönetimine de eleştiriler yöneltti.
Çolak ayrıca 17-18 Ekim 2026 olarak belirlenen genel kurul tarihinin İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilecek Marka-Patent Sınavı ile çakıştığını belirterek, sınava girecek avukatların mağduriyet yaşayabileceğini ifade etti.
“BİR GRUBUN LİSTESİYLE DEĞİL, BAŞKAN ADAYI OLARAK YARIŞACAĞIM”
Çolak, başkan adaylığını şu sözlerle duyurdu:
“İzmir Barosu’ndaki hiçbir meslektaşımızı ayrıştırmadan, her birimizin başlı başına bir değer olduğu bilinciyle ve Genel Kurulda seçilecek tüm arkadaşlarımızla uyum içinde çalışabileceğim inancıyla, 2026 Genel Kurulu’nda bir grubun listesiyle değil, başkan adayı olarak yer alacağımı bildiriyorum.”





