GÜNDEME BAKIŞ – CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, NEO’da yayınlanan GÜNDEME BAKIŞ programında kooperatif soruşturması kapsamında hakkında ortaya atılan iddialara yanıt verdi. Polat, kooperatif üyeliğiyle ilgili kendisine yöneltilen eleştiriler hakkında, “Ben hiçbir kooperatife üye olmadım, üye olmak mı iyiydi, olmamak mı iyiydi bilemiyorum. Bir milletvekili bir kooperatife üye olabilir de… Kooperatifi zora sokmamak, borçlarını ödemek kaydıyla olabilirdi. Kooperatifin o dönem ismi geçen milletvekillerinin PR’ına ihtiyacı vardı. Bu bir model ve bu modele sahip çıkın diye arkadaşlarımıza teklif götürmüş olabilirler, içlerinde benim de olduğum. Gelip gelmediğini hatırlamıyorum ama karşısına baktığınız zaman opsiyonlamışlar. Hiçbirimizin bir kooperatif üyeliği yok. Olsa da bu bir suç değil, bu tartışmaya kapalı bir konu. Suç olan, gayri ahlaki olan kooperatife üye olursunuz, borç senetlerinizi imzalarsınız, günü geldiğinde ödemezseniz budur. Kooperatife destek verip, insanlarla birlikte o kooperatifin mantığı ‘1 bana, 1 de kentsel dönüşüme ihtiyacı olan vatandaşa ev yapıyorum’ şeklindeydi. İnsanlar yatırım amacıyla da kooperatife üye olabilirler” dedi.
“BORÇLU OLMAK BANA ZUL GELİR”
Kooperatif üyesi olmamasının nedenini kişisel tercihleriyle açıklayan Polat, “Ben olmadım. Ben taksitli seçeneklerin hiçbirini sevmiyorum. Kolay kolay kredi almıyorum çünkü ödemek bana ağır, zul geliyor. Borcum olduğu zaman rahat edemiyorum. Üye olmadığım halde kırık bir telefondan, yine paçavra diye tabir ettiğimiz bir yerden üzerimize ‘çamur at izi kalsın’ yapıldı. Ben suç duyurusunda bulundum. Döndüm, bir de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yazı aldım. Etik tartışması yapabilirsiniz, ahlaklı mı tartışması yapabilirsiniz. Üye olmuş arkadaşlarım varsa onlar adına da bu tartışmayı yapabilirim” diye konuştu.
“KOOPERATİFÇİLİK TÜRKİYE İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR MODEL”
Kooperatifçilikle ilgili akademik geçmişi olduğunu vurgulayan Polat, modelin önemine dikkat çekerek, “Kooperatif çok özel bir model. İnsanlar Google Akademi’ye girdiğinde kooperatifçilik yazdığında karşılarına çıkan insanlardan biri benim. Kooperatifçilikle ilgili çok önceden yazılmış bir tezim var. Kooperatifçilik modeli Türkiye’de iyi uygulanabilirse kentsel dönüşüm ve Türkiye kırsalının kalkınması adına çok önemli bir model. Fakat model içinde denetim ya da yönetim anlamında problemler olursa tartışmaya açık bir alan olarak görülüyor. Kooperatifçilik geçmişten bugüne Türkiye’de komünist işi olarak değerlendiriliyor. Oysa öyle değil. Bizim kadim bir imece kültürümüz var. Köylerden, kırsaldan birlikte iş yapma kültüründen gelen bir anlayış var Anadolu’da. Bunu yaymak gerekiyor. Benim siyasal anlayışımda bir kentte bir yere işçi alınacaksa, o kenti temsil eden herkesten temsiliyeti kadar işçi alınması gerekiyor. Kooperatifi de belki modelleme konusunda herkesin elini taşın altına koyabileceği bir çerçevede beklenti karşılanamamış olabilir ama benim temel kaygılarımdan biri, başta Tunç Bey olmak üzere içeride olan arkadaşların ciddi bir haksızlığa uğradığını düşünmemdir” açıklamasında bulundu.
“İZMİR’DE YAPI STOKUNUN YÜZDE 70’İ RİSKLİ”
İzmir’de kentsel dönüşümün hayati bir mesele olduğunu vurgulayan Polat, olası deprem riskine dikkat çekerek, “Umudunu kooperatife bağlamış, kooperatifle ev almak isteyen ya da evini belediyeye teslim etmiş olan hak sahiplerinin olası bir depremde bir tanesinin burnu kanasa bunun sorumluluğunun altına kim girer? İzmir’de yapı stokunun yüzde 70’inden fazlası sorunlu. Bunun ortadan kaldırılmasının yöntemlerinden biri kooperatifçilik, biri TOKİ’dir” dedi.
“TOKİ’NİN YAPTIKLARINI TAKDİR EDİYORUZ”
TOKİ’nin deprem bölgelerindeki çalışmalarına da değinen Polat, “TOKİ deprem bölgesi kentlerde inanılmaz işler yapmaya çalışıyor. Ne kadar yapıp yapmadığını bizim milletvekillerimizin de takdir ettiği alanlar var. Her tarafa yetebilecek bir gücü yok. Türkiye’de yapı stokunun çoğu eski, böyle bir para da yok. Yeni bir model bu. Bu modeli başarmak merkezi hükümeti de rahatlatacak bir şey. O yüzden kentte yapıcı muhalefete ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
AK PARTİLİ KAYA’YA: “BIYIKLARI SARKITIP!”
Siyaset anlayışına yönelik eleştirilerde bulunan Polat, AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın sosyal medya üzerinden yayınladığı videolara da göndermede bulunarak,“Bu kentte bir mikrofon alıp bıyığı aşağıya doğru sarkıtıp ‘Sarı kazık, sarı kazık’ diye bağırarak siyaset yapılmaz. Kimi kastettiğimi herkes anladı. Yeni bir otopark anlayışına geçiliyor, ‘sarı kazık, sarı kazık’ diye bağırıyor, bir mikrofon koymuş önüne video çekiyor, bunun adına da siyaset diyor. İyi yapılan her şeyi iktidar ya da muhalefet fark etmeksizin, bu ülkenin evladıysak desteklememiz gerekiyor. Siyaset birbirimize gol atmak için değil, toplumun beklentileri, ilerlemesi ve refah seviyesinin artması için yapılır. Ben genel iktidarın muhalifi bir milletvekili olarak söylüyorum; TOKİ’nin yaptıklarını meclis kürsüsünde takdir ettim, savunma sanayi ihracatı büyüyor dedim. Bunlar memleket adına sevindirici şeyler. Kooperatif modeli de dünyaya örnek olabilecek bir modeldi ama hep birlikte, iktidarıyla muhalefetiyle yiyip bitirdik. Oturup şapkayı önümüze koymalı, bu kentin yüzde 70 yapı stoku riskliyken büyük bir depremde başımıza gelecekleri düşünerek İzmir’i korumamız gerekiyor” dedi.





