GÜNDEME BAKIŞ - İzmir’de Büyükşehir Belediyesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında devam eden devir tartışmasında yeni bir aşamaya gelindi.

Büyükşehir tarafından kullanılan Meslek Fabrikası, Egemenlik Binası ve eski Gasilhane binasının mülkiyeti, mahkeme kararı doğrultusunda Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçti.

Belediye tarafından Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne karşı açılan davada mahkeme, daha önce verilen yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı. Böylece söz konusu taşınmazların mülkiyeti Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne geçmiş oldu.

Diğer yandan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’na (TCDD) ait İzmir Limanı’nın özelleştirme süreci tamamlandı. Limanın işletme hakkı Albayrak Grubu’na devredildi.

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Tuncay Özkan ise gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada iktidara sert eleştiriler yöneltti.

Özkan'ın açıklaması şu şekilde;

AKP, İzmir’e adeta savaş ilan etti.

Buyursunlar, hodri meydan: Hemen erken seçime gidelim. Halkımız karar versin.

İzmir’in kadim geçim kapısı Alsancak İzmir Limanı’nı, yandaşlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesinin de sahibi olan Albayrak Grubu’na verdiler.
Yetmedi.

1908’den bu yana belediyeye ait olan ve yıllardır İzmirlilerin kullandığı tarihi Un Fabrikası’nı, yasalara aykırı biçimde vakıflara devrettiler.
Yetmedi.

Kentin Tepecik’teki gasilhanesine vakıflar eliyle el konuldu.
Yetmedi.

Kemeraltı’ndaki Egemenlik Evi’ne el koydular.

Bu saldırılar, İzmir’in can damarlarına yönelmiş saldırılardır. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir.
Bu işlemlerin her biri için iptal davaları açtık; yargı süreci devam ediyor.

Meslek Fabrikası’nın mülkiyetinin vakıflara ait olduğu iddia ediliyor.
Bu iddia gerçeği yansıtmıyor.

Bina; 1908 yılında, o dönem Osmanlı İmparatorluğu vatandaşı olan Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’nin girişimleriyle un fabrikası olarak inşa edilmiştir.

Ardından, Gazi Mustafa Kemal Paşa, Başvekil İsmet Paşa ve diğer İcra Vekilleri Heyeti’nin 6 Nisan 1926 tarihli kararıyla, kamu menfaati gerekçesiyle taşınmazın İzmir Belediyesi’ne sekiz yılda, 8 taksitle satılmasına karar verilmiştir. Bu sürecin sonunda taşınmaz 28 Kasım 1940 tarihinde tapuda belediyemiz adına tescil edilmiştir.

Taşınmaz üzerinde Bayezid Baba Vakfı adına “mukataa” şerhi bulunduğu için, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün belediyemizden talep ettiği 1.592.622,23 TL tutarındaki taviz bedeli 20 Ağustos 2007 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödenmiştir.
Nitekim 11 Ağustos 2008 tarihli tapu senedinde söz konusu şerh kaldırılmıştır.

Ayrıca, binanın Türkiye Elektrik Kurumu adına kayıtlı olan 1/9 hissesi de 1.550.000,00 TL bedelle satın alınmış; belediyemiz yaptığı ödemeleri tapuya işletmiştir.

Buna rağmen, Vakıflar Genel Müdürlüğü 27 Ekim 2025 tarihinde tapu müdürlüğüne yaptığı başvuruyla taşınmazı kendi adına tescil ettirmiştir.

Şimdi soruyoruz:
Buna “gasp” demeyeceksek ne diyeceğiz?
İzmir’in malına çöküyorlar. İzmir’in alın terine, ortak hafızasına, kamusal varlığına el uzatıyorlar.

Bu hukuksuzluğun iptali için davamız sürüyor.
İzmir susmaz. İzmir boyun eğmez. İzmir, hakkını sonuna kadar savunur.