GÜNDEME BAKIŞ - AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan'ın CHP’yi hedef alarak, “Başta İzmir olmak üzere birtakım CHP belediyelerinde emeği istismar edilen, alın terinin karşılığını alamayan tüm işçi kardeşlerimizi yürekten selamlıyorum” açıklamalarına CHP İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Ednan Arslan'dan yanıt geldi.
"KEŞKE ALANLARDA İŞÇİLERİMİZİN YANINDA OLSAYDINIZ"
Bu ülkede işçiyi gerçekten zorlayan düzenin adı AKP iktidarıdır diyen Arslan, "“Emek” üzerinden siyaset yapanlara önce aynaya bakmalarını tavsiye ederim. Keşke alanlarda, işçilerimizin yanında olsaydınız" ifadelerini kullandı.
Arslan'ın açıklamasının tamamı şu şekilde;
“Emek” üzerinden siyaset yapanlara önce aynaya bakmalarını tavsiye ederim. Keşke alanlarda, işçilerimizin yanında olsaydınız.
Bu ülkede işçiyi gerçekten zorlayan düzenin adı bellidir: AKP iktidarı.Yıllardır emeği ucuzlatan, güvencesizliği kalıcı hale getiren politikaların bedelini milyonlar ödüyor.
Çocukların çalışmak zorunda kaldığı, iş cinayetlerinin sıradanlaştığı, iş güvenliğinin kağıt üstünde kaldığı bir Türkiye’den söz ediyoruz.
Soma maden faciası, İliç maden kazası ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) gibi örnekler bu düzenin nasıl bir tablo yarattığını açıkça ortaya koyuyor.
Eskişehir’den yürüyerek Ankara’ya gelen, 10 gün boyunca Kurtuluş Parkı’ndan bakanlığın önüne yürümelerine izin verilmeyen madencilerin karşısına biber gazı, polis barikatı ve gözaltılarla çıkılan bir düzende, AKP olarak emeğe verdiğiniz değerden bahsedemezsiniz.
Siz önce binlerce maden ruhsatı verdiğiniz şirketlerden; işçilerimizi, madencilerimizi , köylülerimizi ve çiftçilerimizi koruyun; haklarını aramak için açlık grevi yapmak zorunda kalmasınlar. Seslerini duyurabilmek için biber gazına, polis müdahalesine ve gözaltılara maruz kalmasınlar. Zeytinlikleri savundukları için hapse atılmasınlar.
Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı bir ekonomide, AKP iktidarının emekçinin hakkından söz etmesi, aklımızla alay etmektir.
Bizim anlayışımızda emekçi yalnız değildir. Cumhuriyet Halk Parti’li belediyelerde işçiyle diyalog esastır, ifade özgürlüğü bir hak değil hayatın doğal parçasıdır.
Çalışanların emeğinin karşılığını aldığı, sosyal haklarının korunduğu, toplu sözleşme süreçlerinin şeffaf yürütüldüğü bir yerel yönetim anlayışıyla mümkündür ve uygulanmaktadır.
Bizim mücadelemiz; emeğin sömürülmediği, işçinin hakkını zamanında aldığı, alın terinin değerli olduğu bir Türkiye içindir.
Bu adaletsiz düzen değişecek, alın teri yeniden değer bulacak."