CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karar TV'de gazetecilerin sorularını yanıtlıyor.

Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, en düşük emekli aylığının 20 bin lira olarak TBMM'den geçmesine ilişkin gelen bir soru üzerine şunları söyledi:

"Meclis'teki aritmetiğe bakıldığında AK Parti'nin 275 milletvekili var, MHP'nin de 47 milletvekili var. Bir arada çoğunluğu sağlayıp istedikleri her kanunu geçiriyorlar. AK Parti ile MHP bir olunca biz hep azınlıktayız. Emekliler arasında bu rakama bir infial oluştu. Bütün partiler tepki verdi. Bahçeli de, 'Bu bir sefalet ücretidir' dedi. 'Herkes sözünü tutarsa siz çoğunluktasınız' dedim. MHP'den herhangi bir itiraz gelmedi evvelki güne kadar. 'Biz ittifak ortağıyız ama iktidar ortağı değiliz, CHP bu maaşlar üzerinden aramıza nifak sokmaya çalışıyor' dendi. Biz öyle bir şey yapmıyoruz.

İstediğimiz şey de çok büyük bir şey değil. 2019 yılı dahil en düşük emekli maaşının iki katıydı ortalama emekli maaşı. Bugün 23/20. Bütün emeklileri tabanda birleştirdiler. Birkaç yıl sonra bütün emekliler en düşük emekli maaşını alır hale gelecekler.

"DEVLET BEY BÜYÜĞÜMÜZ, BİR BÜYÜKLÜK YAPSIN"


Bizim önergemiz reddedildi. Biz, '28 bin lira' dedik. Gerçekçi olmasa bile gerçekçi olanı onlar söylesin. Devlet Bey büyüğümüz. Bir büyüklük yapsın. Tırnak içinde raconu kessin. Desin ki, 'Bunun oluru 24'. Devlet Bey'in hatrı için 20 binin üzerindeki her rakama oy vereceğiz. Biz bu 20 bin liraya 'hayır' oyu vereceğiz. Geçen hafta biraz ümitliydik ama Devlet Bey'in bu yaklaşımıyla ümitlerimiz kırıldı."

Özel, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye gibi bir ülkenin bütçesi, bütün ihtiyaçlara yeter de hepsine birden yetmez. Siyaset, tercih belirleme ve öncelik belirleme işidir. Şimdi bu sene bütçe kalemlerinin arasında 768 milyar lira vazgeçilecek kurumlar vergisi var. Vazgeçilecek kurumlar vergisi yani… Çalışacak, kazanacak ki; bunu hani böyle çok şey yapmak için istemiyorum, çok sloganlaştı… Beşli çete, 40-43 tane kamudan en çok ihale alan firmanın geçen sene ödemesi gereken dünya kadar vergi, hem de o kalemde karşılığı önceden hazırlanmış şekilde affedildi. Plan Bütçe Komisyonlarına verilen önergelerle.

Şimdi emekliye 650 milyar lira lazım, yok; ama vazgeçilecek kurumlar vergisine 768 milyar var. Emekliye 600 milyar yok. Faize 2,4 milyar lira var. Veya peşinen bütçe açığı… Ya bütçe açık verir; 'Bu, büyüyecek olmanın delaletidir' diyerek bütçe savunuyorlar. 2,7 trilyon açık var ama emekliyi de düşünelim: Açığı 3,3 trilyonla başlatıp buna göre büyüyelim hesabı yok. O açıdan bir kere şöyle: Büyük bir haksızlıkla karşı karşıyayız. AK Parti ilk geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücret alıyordu; bu SSK emeklisi açısından.

Hatta burada bir kez daha düzeltelim: Bunu yıllardır konuşuyoruz. Bunu Cumhurbaşkanı Yardımcısı bütçe sunumunda kabul ediyor; Plan Bütçe Komisyonu üyeleri kabul ediyor; AK Partili hatipler kabul ediyor. Bu o kadar herhalde yayıldı ve bir tepkiselliğe dönüştü ki dün Erdoğan, kendi ikna gücüyle bunun yanlış olduğunu, bunun yalan olduğunu; kendileri iktidara geldiğinde asgari ücretin 184 lira olduğunu -bu doğru- en düşük emekli maaşının 66 lira olduğunu söyledi. 'Üçte biriydi' dedi. Olacak şey değil."

"HEM EMEKLİLİK HEM DE DEVLET PERSONEL REJİMİ ÜZERİNE HASSASİYETLE ÇALIŞIYORUZ"


Devlet personel rejimi üzerine çalıştıklarını aktaran Özel, "Topyekün hem emeklilik hem de devlet personel rejimi üzerine hassasiyetle çalışıyoruz. Bugün devlet personel rejimi ve gelecekte özel sektördeki nitelikli yöneticileri kamuya nasıl istihdam edebiliriz üzerine Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi ile Genel Merkezin ortak toplantısına başkanlık ettim." dedi.

"55 YAŞ ÜSTÜNDE VE 18-25 YAŞ ARASINDA AÇIK ARA 1. PARTİYİZ"


CHP'nin oy oranına yönelik sorulan soruya Özel, şöyle yanıt verdi:

"Şu anda Cumhuriyet Halk Partisi'nin 1. parti olmasını sağlayan en önemli dinamikler; belli bir yaş grubunda, özellikle emeklilerde (55 yaş üstünde) açık ara 1. parti olması, 18-25 yaş arasında açık ara 1. parti olması ve bunun yanında düşük eğitim seviyesinde -onlar zaten çok at başıdır- düşük gelir seviyelilerde ise ilk kez 1. parti olmasıdır. Burada açık ara değiliz ama ilk kez 1. partiyiz. Hep CHP eleştiriliyordu: 'Siz elitlerin partisiniz' falan. Tabii orada Meclis’e giderseniz Audilerin nasıl yer değiştirdiğini de görürsünüz. En mütevazı arabalar CHP’lilerde, en fiyakalı arabalar AK Partililerde artık. Ama bu süreçte düşük gelir seviyesinin, düşük eğitim seviyesinin, yüksek yaş grubunun, emeklilerin ve gençlerin 1. partisi olmak; 1. parti pozisyonumuzu en çok güçlendiren dört ana kolon. AK Parti geçen yılı -kararsızlar dağıtılmadan- 28,5'la tamamladı. CHP ise 32,7 ile tamamladı. Kararsızlar dağıtıldığında biz 36-38 arasına geldik. Önümüz açık, ileriye doğru gidiyoruz."

"CHP'DE BAŞÖRTÜLÜ OLMAK YA DA OLMAMAK, BİR DEZAVANTAJ YA DA AVANTAJ DEĞİL, OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ NORMAL BİR NOKTADAYIZ"


CHP Gençlik ve Spor Politika Kurulu Başkanı Sevgi Kılıç hakkında yapılan eleştirilere tepki gösteren Özel, CHP içerisinde başörtülü herkesin siyaset yapabileceğini söyledi.

Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Şöyle bir şey söyleyeyim; burada samimi kanaatimi dile getireceğim. Aslında bu 'açılım maçılım' meselesi lider için konforlu bir şey; liderlik algısını pekiştiren bir şey. Yani 'işte ben yaptım' falan… Ben bu açılım meselesini şöyle görüyorum: Açmamış bir çiçeği, olgunlaşmamış bir meyveyi ortaya çıkarmak için yaptığınız iş doğal değildir. Doğal olan, onun organik olarak orada açabiliyor olmasıdır. Benim Parti Meclisi üyem ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisindeki Gençlik ve Spor Bakanı; bundan önceki iki yılda da değişim kurultayı ile birlikte Sevgi Kılıç... Öyle 'efendim bize de bir tane başörtülü lazım, tesettürlü lazım' diye değil; Beykoz’un bir köyündendir Sevgi. Beykoz’un köyünden, CHP siyasetindeki mücadeleyle; belki de başörtüsünün yarattığı zorluklara rağmen, belli dönemlerde -bugün değil ama ilk başlarda- yükselerek İstanbul Gençlik Kolları'na kendini kabul ettirmiş. Değişim Kurultayı'nda irade koymuş, delege olmuş, bizimle birlikte hareket etmiş. Ve sonra da alnının teriyle, anasının ak sütü gibi helal bir emekle; CHP’nin ilk başörtülü genel başkan yardımcısı olmuş kişidir.

Veya Emine Uçak. Emine Hanım, yerel seçimler sürecinde birlikte çalıştığımız Reform Enstitüsü'nde çok doğru raporlamalar yapan bir arkadaşımız. Değişim hareketinin sahada, hem yerel seçim sürecinde hem devamında çok faydalandığı bir arkadaş olarak, hak ederek; benim kendisine teklifimle partimizde, Parti Meclisi’mizde yanılmıyorsam 6 Nisan’dan beri- yer aldı. 6 Nisan’da ilk aldık, şimdi 3. kez seçildi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin listelerinde gelecek dönem başörtülü milletvekilleri göreceksiniz. Ama 'bu bir açılım olsun' diye değil; zamanı geldi artık. Zamanı geldi… Yani artık bu anormal bir şey değil. Kimse Sevgi’ye bakınca 'Ha, bu da CHP’nin başörtüsü' demesin. Onlara da hakaret, partiye de hakaret; artık Türkiye’ye de hakaret.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde şu anda bir başörtülü arkadaşın varlığı, başörtülülere bir mesaj değil; organik olarak başını örtenle örtmeyen eşit şartlarda mücadele edebiliyorlar ve bu noktaya gelebiliyorlar. Bizim bundan sonra oradan davet etmemiz gereken seçmen 'başörtülü arkadaşlar var, bize oy verin' değil. Mesaj şu: Başörtülü bütün kadınlar; CHP’de başörtülüler, siyasi rekabette başörtüsüzlerle eşit şartlarda gelin, burada siyaset yapın. Eskiden başı örtülü birisi CHP’ye baktığında 'Ya orada beni kabul etmezler, ben zorlanırım' diyordu. Mesela Sevgi hakikaten zorlanılacak zamanlarda büyük bir mücadele vererek gelmiş. Cumhuriyet Halk Partisi’nde başörtülü olmak ya da olmamak, bir dezavantaj ya da avantaj değil; olması gerektiği gibi normal bir noktadayız. Bundan sonra artık bir mesele yok.

Biz Alevilerin de Sünnilerin de tüm dinlerin temsilcilerin de inançları açısından devletin yapacağı hizmet açısından doğrudan cumhurbaşkanına bağlı kurumlar üzerinden olması üzerine çalışıyoruz. Tarım, ekonomi ve eğitim de olduğu gibi Diyanet İşleri Başkanlığının çalışmaları üzerinde de somut çalışmalar hazırlıyoruz.” (Cumhuriyet)