YEREL POLİTİKA

CHP İzmir’den eğitim politikalarına sert eleştiri: Veliler çocuklarının geleceğini satın almaya zorlanıyor!

CHP İzmir İl Eğitim Sekreteri Ruhisu Can Al, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada AK Parti’nin eğitim politikalarını eleştirdi. Al, özel okul sayısındaki artıştan köy okullarının kapatılmasına kadar birçok başlıkta iktidarı eleştirerek, “Veliler özel okulu değil, çocuklarının geleceğini satın almaya zorlanıyor” dedi.

Abone Ol

GÜNDEME BAKIŞ - 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, CHP İzmir İl Örgütü ve eğitim emekçileri katıldı. Basın açıklamasını CHP İzmir İl Eğitim Sekreteri Ruhisu Can Al yaparken, Al, AK Parti iktidarının 24 yıllık eğitim politikalarını eleştirdi. Eğitimde kamusal yapıdan piyasa sistemine geçildiğini ve bilimsel-laik eğitim anlayışının zayıflatıldığını savunan Al, CHP’nin eğitim politikalarına ilişkin hedeflerini de açıkladı.

“ÖZEL OKUL SAYISI YÜZDE 513 ARTTI”

2002-2025 yılları arasındaki okul sayılarına ilişkin verileri paylaşan Can Al, 2002’de 41 bin 300 olan devlet okulu sayısının 2025’te 56 bin 336’ya yükseldiğini, özel okul sayısının ise 2 bin 395’ten 14 bin 700’e çıktığını söyledi. Al, “Devlet okulu sayısı yüzde 37 artarken, özel okul sayısı yüzde 513 arttı” dedi.

Öğrenci sayılarına da değinen Al, 2002’de devlet okullarında 13 milyon 675 bin 285 öğrencinin eğitim gördüğünü, 2025’te bu sayının 15 milyon 336 bin 143’e yükseldiğini belirtti. Aynı dönemde özel okullardaki öğrenci sayısının ise yüzde 560 arttığını ifade etti.

Bu tablonun eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştirdiğini savunan Al, “Çocuğun nitelikli eğitime ulaşması, giderek ailenin ekonomik gücüne bağlı hale geliyor” diye konuştu.

“VELİLER ÇOCUKLARININ GELECEĞİNİ SATIN ALMAYA ZORLANIYOR”

Ailelerin özel okullara yönelmesinin yalnızca bir tercih olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Al, velilerin nitelikli eğitim arayışı nedeniyle özel okullara mecbur bırakıldığını savundu.

Al, “Veliler özel okulu tercih etmiyor; çocuklarının nitelikli bir eğitim alabilmesi ve geleceğinin güvende olması için özel okula yönelmek zorunda bırakılıyor. Yani veliler, özel okulu değil, çocuklarının geleceğini satın almaya zorlanıyor” ifadelerini kullandı.

Eğitim hakkının giderek eğitim harcamasına dönüştüğünü belirten Al, CHP’nin itirazının özel okul tercihine değil, kamusal eğitimin zayıflatılarak ailelerin özel okullara yönlendirilmesine olduğunu söyledi.

“Kamusal eğitimi yeniden inşa edeceğiz. Eşitlikçi eğitim anlayışını yeniden ayağa kaldıracağız. Ve hiçbir çocuğu geride bırakmayacağız” diyen Al, CHP’nin eğitim politikalarının merkezinde eşitlik ve kamusal eğitim anlayışının bulunduğunu belirtti.

“HER ÇOCUĞA ÜCRETSİZ OKUL ÖNCESİ EĞİTİM”

Okul öncesi eğitimin de giderek ayrıcalığa dönüştüğünü savunan Al, CHP iktidarında her çocuğa ücretsiz ve nitelikli tam gün okul öncesi eğitim sağlanacağını söyledi.

Okullarda çocukların aç kalmasının kabul edilemeyeceğini belirten Al, okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli okul yemeği verileceğini açıkladı.

“24 BİNDEN FAZLA KÖY OKULU KAPATILDI”

Eğitimde eşitsizliğin yalnızca ekonomik koşullarla sınırlı olmadığını, öğrencinin doğduğu ve yaşadığı yerin de eğitim hakkına erişimini belirlediğini söyleyen Al, son 24 yılda 24 binden fazla köy okulunun kapatıldığını ifade etti.

Al, “Cumhuriyetin en zor zamanlarında, savaştan çıkmış bir ülkede yıkıntılar arasında kurulan köy okulları AKP eliyle birer birer kapatıldı” dedi.

CHP’nin iktidarında köy okullarının yeniden açılacağını belirten Al, yerinde eğitimin teknolojik altyapıyla birlikte yeniden hayata geçirileceğini söyledi.

“MESEM GİBİ ÇOCUK EMEĞİNİ SÖMÜREN YAPILARI ORTADAN KALDIRACAĞIZ”

Mesleki ve teknik eğitimin ülkenin kalkınması açısından önemine dikkat çeken Al, bu alanın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Al, “Mesleki ve teknik eğitimi güçlendirecek, MESEM gibi çocuk emeğini sömüren yapıları ortadan kaldıracağız” diye konuştu.

Çocukların uyuşturucu, ekran bağımlılığı, şiddet, akran zorbalığı ve dijital tehditlerden korunması gerektiğini belirten Al, bu sorunlarla mücadelede güvenlik tedbirlerinin yanı sıra güçlü rehberlik, psikolojik danışmanlık ve erken müdahale mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade etti.

“LGS VE YKS’NİN TÜM EĞİTİM SİSTEMİNİ YÖNETMESİNE SON VERECEĞİZ”

Sınav merkezli eğitim sistemini de eleştiren Al, LGS ve YKS’nin eğitim sisteminin tamamını belirleyen mekanizmalar olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi.

Üniversitelerin yeniden bilim üreten özgür kamusal mekânlar haline getirileceğini belirten Al, üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme ve özgürce eğitim görme olanaklarının güçlendirileceğini kaydetti.

“111 MİLYAR LİRA İLE 1.224 MERKEZ YAPILABİLİRDİ”

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine aktarılan kaynaklara ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı’na soru yönelten Al, son dört yılda yaklaşık 111 milyar liranın bu merkezlere aktarıldığını belirtti.

Al, “2025 yılı resmi yapı yaklaşık maliyetleri esas alındığında 1.224 adet devlete ait kalıcı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi yapabilirdiniz ama yapmadınız. Neden?” diye sordu.

Özel gereksinimli çocukların eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin ücretsiz ve nitelikli şekilde sunulması gerektiğini belirten Al, devletin bu alandaki sorumluluğunun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“NİTELİKLİ EĞİTİM ÖĞRETMENLE MÜMKÜN”

Öğretmenlerin eğitim sisteminin temel unsuru olduğunu vurgulayan Al, CHP iktidarında ücretli öğretmenliğin ve mülakat sisteminin kaldırılacağını söyledi.

Öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden düzenleneceğini belirten Al, eş durumu tayinlerinde aile bütünlüğünün esas alınacağını, usta öğreticilerin çalışma koşullarının güvence altına alınacağını ve tüm eğitim kadrolarına eğitim-öğretim yılı başında bir maaş karşılığı eğitime hazırlık ödeneği verileceğini açıkladı.

“BİLİMSEL-LAİK EĞİTİMDEN İDEOLOJİK EĞİTİME GEÇİŞ”

AK Parti iktidarının eğitim alanındaki ikinci büyük tahribatının bilimsel ve laik eğitimden ideolojik eğitime geçiş olduğunu savunan Al, Milli Eğitim Bakanlığı’nın vakıf ve derneklerle yaptığı protokolleri de eleştirdi.

ÇEDES ve benzeri protokollere tepki gösteren Al, “Milli Eğitim Bakanlığının tarikat ve cemaatlere bağlı vakıf ve derneklerle yapmış olduğu ÇEDES ve benzeri protokolleri, eğitim faaliyetlerinin pedagojik sorumluluğu ve laik eğitim ilkesi bakımından asla kabul etmiyoruz” dedi.

Eğitim faaliyetlerinin pedagojik yeterliliği ve kamusal denetimi olmayan aktörlere bırakılmasına izin vermeyeceklerini belirten Al, eğitim anlayışlarının çocuklara ne düşüneceklerini dikte etmek yerine nasıl düşüneceklerini öğretmek olduğunu söyledi.

Al, “İyi eğitim çocuğun zihnini doldurmak değil, çocuğun zihnini özgürleştirmektir” ifadelerini kullandı.

“KAMUSAL EĞİTİM CUMHURİYETİ’Nİ KURACAĞIZ”

CHP’nin eğitim anlayışını “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” başlığı altında tanımlayan Al, eğitimin piyasanın, dinsel yapıların veya siyasal iktidarların müdahale alanı olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi.

Al, “Eğitim; çocuğun doğduğu ailenin gelirine, yaşadığı mahalleye, cinsiyetine, diline, inancına ya da sahip olduğu olanaklara göre değişen bir ayrıcalık değil, herkes için eşit ve nitelikli bir yurttaşlık hakkıdır” dedi.

CHP’nin yalnızca geçmişte kaybedilenleri geri kazanmayı değil, geleceğin eğitim sistemini bugünden kurmayı hedeflediğini belirten Al, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Kamusal Eğitim Cumhuriyeti, eğitimin yeniden herkesin hakkı, okulun toplumun ortak yaşam alanı ve öğretmenin bu dönüşümün kurucu öznesi olduğu bir gelecek iddiasıdır. Yaşasın Kamusal Eğitim Cumhuriyeti mücadelemiz.”