CHP’de aylardır beklenen kurultayı geride bıraktık. Yine beklendiği gibi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tek aday girdi ve rekor bir oyla güven tazeledi.

Parti Meclisi (PM) seçimi öncesi kimlerin listeye girebileceğini yazdık. CHP liderinin anahtar listesinde Tuncay Özkan, Selin Sayek Böke, Ednan Arslan, Devrim Barış Çelik, Rıfat Nalbantoğlu ve Rahmi Aşkın Türeli yer aldı. Türeli için kısa bir parantez açmak gerekiyor. Kendisi eski İzmir milletvekili…Aslında İzmir kontenjanından anahtar listeye yazılmadı, Kılıçdaroğlu değerlendirdi.

Seçimin sonucunda Selin Sayek Böke, Ednan Arslan, Devrim Barış Çelik, Rıfat Nalbantoğlu PM’ye girdi. Tuncay Özkan ise çizik yedi ve liste dışı kaldı. Özkan’ın liste kalmasını aslında ayrı bir yazıda değerlendirmek gerekiyor. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu başta olmak üzere bir grup partili operasyonu ile Özkan, parti yönetiminin dışına iletilmiş oldu.

Özkan PM adaylığını, “Memleketi saran karanlığı yok etmek için... Çocuklarımızı mutsuz eden, bizi kaygılandıran çürümeye inat; umudu, barışı büyütmek için... Partimizi iktidar yapmak için Parti Meclisi’nde ön cephede olmak istiyorum. Bu mücadelede kendimi size emanet ediyorum!” diyerek duyurmuştu ancak delege emaneti kabul etmedi, iade etti.

Özkan gibi önemli bir figürün PM’ye girememesi özellikle İzmir’deki kartların yeniden karılmasına neden olacak. Böke’nin MYK’ya girmesi bekleniyor. Bunun olma ihtimali yüksek. Nalbantoğlu’nun da MYK şansı var. Kılıçdaroğlu’nun burada “nasıl bir hamle yapacağını” kısa süre sonra göreceğiz.

Ednan Arslan için ayrı bir parantez açmadan geçmemek lazım. Partinin gençlik kollarından gelen bir isim…Her kademe görev aldı. Milletvekilliğinin ardından şimdi PM’de. Kendisini sonuna kadar destekleyen Deniz Yücel, Abdül Batur ve Ali Engin’i unutmamak gerekiyor.

Kılıçdaroğlu’nun anahtar listesinde Devrim Barış Çelik’in olması beni şaşırttı. İsmi hep geçiyordu ama “acaba?” diye bakıyordum konuya hep…Partinin hep beyin takımında yer alan Çelik, il başkanı olamadı ama PM üyesi olmayı başardı. Tunç Soyer’in Çelik’in listeye girmesi için uğraş verdiğini biliyorum.  Çelik artık partinin vizyonun temsil eden isimler arasında yer aldı. Bu kulvardaki performansını yakından takip edeceğim.

Nalbantoğlu’nu sona bıraktım…İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Nalbantoğlu’nun PM’ye girmesi için yoğun çaba harcadı. Kendisi aday olsa bu kadar çalışmazdı herhalde! Gündeme Bakış olarak Soyer’in farklı bölgelerin il başkanlarına Ankara’da yemek verdiğini ve orada Nalbantoğlu’na destek istediğini duyurduk. Bu haber o kadar çok yankılandı ki, “Böyle şey mi olur?” diyenlerin sayısı oldukça fazlaydı. Hatta İl Başkanı Deniz Yücel’in bu yemeklere davet edilmemesi kriz bile çıkardı.  

PM seçimi öncesi Soyer TV 35’in canlı yayına çıktı ve kendisine “Nalbantoğlu isminde neden bu kadar ısrarcı oldunuz?” sorusuna “Vefa” yanıtını verdi.

Birbirinin kuyusunu kazmak usta olan siyasetçilerden pek de alışık olmadığımız bir yanıt oldu bu! Vefa gerçekten İstanbul’da bir semt adı değilmiş.

Soyer, il kongresi öncesi kendisine ve ekibine yapılanların rövanşını aslında kurultayda almış oldu. Bundan sonra hem Soyer’in hem de Nalbantoğlu’nun parti içindeki gücü daha da arttı. Yapbozun son parçası tamamlanmış oldu.

İl Başkanı Deniz Yücel ise, kurultayda istediğini aldı. Olmazsa olmazı Ednan Arslan idi.

Yücel’in hanesine Böke ismini de yazanlar var. Yücel’in Böke’yi CHP liderine önerdiğini biliyorum ancak ben onun hanesine Böke ismini yazmıyorum. Sadece bir ismi anahtar listeye sokup seçilmesini sağlayan Yücel’i hedef tahtasına koyanlar yok değil!

Sonuç olarak; her açıdan sonuçları uzun süre tartışılacak bir PM seçimini geride bıraktık. Bana kalırsa; CHP İzmir açısından dengeleri değiştiren kurultay oldu. Bundan sonrasını izleyip göreceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
değişim 3 ay önce

İzmirde artık yeni nesil siyaset dönemi başlamıştı.Parti içi siyaseti değil,kulisleri aşındıran değil;çalışan, kentini ön plana koyan belediye başkanları dönemi.yerel yönetim zaferini destekleyen,halka anlatan bir parti yönetimi olmalı artık.parti içi mücadele koltuk kapma savaşı geride kalsın.