GÜNDEME BAKIŞ - CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, geçtiğimiz günlerde CHP’den istifa ederek AK Parti rozeti takan Hasan Ufuk Çakır’la ilgili soruları yanıtladı. NEO’da yayınlanan Gazeteciler Onur Çakır ve Hale Yıldırım’ın sunduğu GÜNDEME BAKIŞ programında konuşan Polat, “Çakır’ı bir önceki dönem kim listeye koydu, Kemal Kılıçdaroğlu döneminde listeye konuldu” eleştirilerini değerlendirdi.
“VEKİL BELİRLEME KOMİSYONUNDA BUGÜNÜN DEĞİŞİMCİLERİ VARDI”
Milletvekili belirleme komisyonunu işaret eden Polat, “O dönem partide listeler yapılırken, kimin kimi listeye yazdığını kimse bilemez ancak bir takım tevatürler söylenir, ‘Mahir’, o koydu, Mehmet’i bu koydu’ derler. Hasan Ufuk Çakır’ı da kimin koyduğunu bilmiyorum. O gün milletvekili belirleme komisyonunda bulunan arkadaşların da tırnak içinde söylüyorum bildiğim kadarıyla Faik Öztrak Kemal Bey’in yanında 38. Kurultayda yer almıştı; diğerleri dün ya da bugün kendini değişimci diye tanımlayan, parti yönetiminde olan, Sayın Genel Başkanımızın yanında olan arkadaşlarımızdı” dedi.
“KEMAL BEY’E TAŞI EN GÜNAHSIZ ATSIN”
Komisyonda bulunan herkesin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Polat, “Oradaki arkadaşlarımız kimse herkesin eşit derecede sorumluluğu var. Mersin sorumlusu kimse ben hatırlayamıyorum, başta o olmak üzere tüm arkadaşlarımızın sorumluluğu var. Hani derler ya ‘En günahsızınız kimse ilk taşı o atsın’ diye, onların içinde en günahsızı hangisi ise o Kemal Bey’e taş atabilir. Ben öyle bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bir takım kulis bilgilerim ama bunlar kulis bilgisi olduğu için ve doğrulanmış bilgi olmadığı için benim onları ifade etmem doğru olmaz” ifadelerini kullandı.
“BİZİM CHP’LİLİĞİMİZİ KİMSE TARTIŞAMAZ”
Parti değiştirmeye olan tavrını da anlatan Polat, “Parti içinde parti içi muhalefet etmeye çalışan benim gibi arkadaşlarımızın bazı partilere yakıştırılması gibi cümleler kuruluyor. Ben bu cümleleri yıllar öncesinden hatırlıyorum. İzmir’de paçavra diye tabir ettiğim bir günlük gazetede ‘Memleket Partisine geçecekler’ yazılmıştı, benim ismimle ve fotoğrafımla manşet çıkmıştı. Ben de ‘Mahir Polat CHP dışında bir yerde aranacaksa adres kabristandır’ demiştim. Biz öyle konjonktürel CHP’li değiliz, konjonktürle siyaset yapan biri değilim. Benim bir dünya hayalim var, o dünya hayali CHP ile şekillenmiş ve oradayım. Siyasette insanlar bir yerde duruyorlar, kendilerini ifade ediyorlarsa, ben öldükten sonra ‘CHP 27, 28. Dönem İzmir Milletvekili’ diye mezar taşıma yazılacaksa ben bu partide görev yapayım. Ahlakımın ölene kadar bu çizgide devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Böyle şeyleri yine birçok arkadaşımız için yazıp çizmeye başlıyorlar ama siyasi ahlak; seçmeninizden aldığınız oyu sonuna kadar götürmektir. O partiden bu partiye gitmeyi ben çok doğru bulmuyorum. Bu konuda Saadet Partisi benim bir söylemimi mottolaştırarak söylemişti, ‘Bizim içimizden birini sadece Azrail aldı’ demişti. Siyasi ahlak bunu gerektirir. Diğerlerini çok tartışmak istemem, herkesin kendi ahlakı, kendi vicdanı, kendi seçmenine duyduğu sadakatle ilgili bir şey. Bizim CHP’liliğimiz de tartışılmaz, arkadaşlarımızın da tartışılmaz. Tartışan insanlara da dönüp bakmak gerekiyor, fail kimdi diye aramak yerine hangi mekanizmalarla CHP örgütünü güçlendiririz, daha sağlıklı seçimler yapabilir diye tartışılmalı” çıkışında bulundu.