GÜNDEME BAKIŞ - İzmir’de birçok ilçe belediyesi emekçilerinin toplu sözleşme mücadelesi sürüyor. Buca, Karşıyaka, Bayraklı Belediyesi’nde maaş krizleri devam ediyor. Bayraklı Belediyesi’nde yürütülen görüşmelerde yaşanan geri adım tepkilere neden oldu. Dört kez müzakere masasına oturduklarını ve hiçbir maddede uzlaşmazlık yaşamadıklarını belirten Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Filiz, bordrolar açıklanmadan iki gün önce sözleşmenin yeniden sınırlandırılarak geri gönderildiğini ifade etti. “Bu hakları bedeller ödeyerek kazandık, bir kişinin iki dudağı arasına bırakılamaz” diyen emekçiler, yerel yönetimlerin “bütçe yetersizliği” ve “yasal mevzuat” gerekçeleriyle süreci oyaladığını savundu. İşçi ve memurun karşı karşıya getirilmeye çalışıldığını vurgulayan çalışanlar, “Biz yoksak hizmet de yok” diyerek, talepleri karşılanana kadar alanlarda olmaya devam edeceklerini duyurdu.
“2 GÜN ÖNCE HABERİMİZ OLDU”
TİS dayatmasını kabul etmeyeceklerini söyleyen Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Nihat Filiz, “Bayraklı Belediyesi’nde, dört kez toplu sözleşme masasında müzakereler yürüttük. Hiçbir maddede takılmadık. Bazı maddeleri daha sonra görüşmek üzere bırakmış olsak da onları da aştık. Geldiğimiz noktada Başkan’la görüşmeler yaptık. Hukukçular görüştü, süreci sonuçlandırarak belediye başkanımızla da bir araya geldiler. Sayın Önal bize son olarak, “Hukukçular konuşsunlar, eğer onlar ikna olursa ben de özgür toplu pazarlık yolunda adım atarım” demişti. Ancak geldiğimiz son noktada, bordrolar çıkmadan iki gün önce bir haber aldık ve toplu sözleşmeler yeniden sınırlandırılarak geri gönderildi. Bunu kabul etmediğimizi her yerde ifade etmeye devam edeceğiz; orada da söyledik. Biz bu hakları bedeller ödeyerek elde ettik. Bir kişinin bahşetmesiyle, iki dudağının arasından çıkacak sözlerle bunların belirlenmesini asla kabul etmeyiz. Bu toplu sözleşme bu haliyle dayatılmaya devam edilirse, imza atmayacağımızı buradan bir kez daha ilan ediyoruz” diye konuştu.
“2 ARGÜMAN ÖNE SÜRÜYOLAR”
Filiz, “Belediye başkanları toplu sözleşmeleri imzalarken genellikle iki temel argüman öne sürüyor. Önce, “Mali açıdan bütçemiz yeterli değil, borçlu bir enkaz devraldık. Bu nedenle sözleşmeyi üst düzeyde yapamayız” diyorlar. Biz bunu rakamlarla ortaya koyup anlattığımızda ve bu konuda ikna olduklarında ise bu kez “Yasal sınırlar var, yasalar neyi emrediyorsa onu yaparız” söylemine dönüyorlar. Hukuki açıdan da avukatlarımızla birlikte durumu anlattığımızda, bu konuda da ikna oluyorlar. Ancak tüm bunlara rağmen, toplu sözleşmeleri geri çekmeye çalışıyorlar. Bunu asla kabul etmiyoruz” dedi.
“MEMUR VE İŞÇİYİ KARŞI KARŞIYA GETİRİYORLAR”
Filiz, “Bir başka temel çelişki ise şudur: Neredeyse tüm belediyelerde memur ile işçiyi karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Biz bunu reddediyoruz. Bayraklı’da da, Buca’da da, Karabağlar’da da, Karşıyaka’da da, Çiğli’de de tüm emekçiler bir bütündür. İşçisiyle, memuruyla herkes bu kente hizmet ediyor ve haklarını sonuna kadar almak zorundadır. Bakın, hepiniz buradasınız. Karşınızda Bayraklı Belediyesi var ama siz hizmet üretmediğinizde bu yapı sadece boş bir binadan ibaret kalır. Siz üretmediğinizde belediye başkanları koltuklarında yalnız kalır. Bu kentte hizmet üretilecekse, estetik bir görünüm sağlanacaksa ve çağdaş bir yaşam sürdürülecekse bunun gerçek üreticisi sizlersiniz. Belediye başkanları gelir, hizmet eder ve gider. Ama sizler kalıcısınız; onlar geçicidir. Biz yıllar içinde birçok belediye başkanı gördük. Belediye başkanlarına tavsiyemiz şudur: Bu görevden iyi anılarla ayrılın, çalışanların gönlünde yer edinerek ayrılın. İnsanlar arkanızdan “Çok iyi bir belediye başkanıydı, hiçbir zaman haklarımıza zarar vermedi, her zaman emekçiyi korudu” desin. Kötü anılmayın. Bizim size tavsiyemiz budur” diyerek sözlerini tamamladı.
“YASAL ZIMBIRTIDAN KURTULMAMIZ LAZIM”
Birlik Yerel-Sen Başkan Yardımcısı Emrullah Altınkaynak, “İzmir’in çeşitli ilçelerinde ortak bir sorun haline gelen bu yasal düzenleme… Ben buna artık “zımbırtı” diyorum; bu yasal zımbırtıdan kurtulmamız gerekiyor. Bu nedenle belediye başkanlarımıza sesleniyorum: Bizleri, emekçileri artık geçiştirici, pansuman niteliğindeki çözümlerle oyalamayın. Bakınız; konu Genel Merkez ise Genel Merkez, belediye yönetimi ise belediye yönetimi sorumluluğunu almalıdır. Ancak az önce de ifade ettiğim gibi, burada arkadaşlarımızla konuşuyoruz ama bir meclis üyesini dahi rahatsız edememişiz. Bu da bizim eksikliğimizdir. Eğer bu belediyelerin sorunlarını dile getirirken ilgili kişileri rahatsız edemiyorsak, bu da bizim ayıbımızdır. O yüzden arkadaşlar; işimize sahip çıkarken, emeğimize sahip çıkarken, hakkımıza da sahip çıkacağız. Cebimizdeki bir liranın bile hesabını sorarız. Unutulmamalıdır ki sözleşmeler, tutulmak için verilen sözlerdir. Yetkili sendikalar masaya oturuyor, aylarca görüşmeler yapılıyor. Yapılması gereken çok basit: Sözleşmeyi imzalamak ve burada çalışan emekçilerin hakkını teslim etmek. Biz emek üretiyoruz, ticaret yapmıyoruz. Kâr amacı gütmüyoruz. İnsanla, yaşamla ve onurla ilişki kuruyoruz. Ancak siz bizi ötekileştiriyorsunuz. Bakınız, hizmet hiyerarşisi ortadan kaldırıldı. Bugün belediyede memur, bırakın üretim süreçlerini, adeta sistemin dışına itilmiş durumda. Bunu kabul etmiyoruz” dedi.
“Seçim dönemi verilen sözler unutuluyor”
Tüm Yerel-Sen Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ, “Bugün İzmir’in birçok belediyesinde eş zamanlı olarak sürdürdüğümüz bu haklı mücadelede, Bayraklı Belediyesi emekçilerinin sergilediği kararlı duruş bizler için son derece kıymetlidir. Bizler burada yalnızca bir toplu sözleşmeye imza atmak için bulunmuyoruz; emeğimizin gasp edilmesine karşı bir barikat kurmak için buradayız. Ne yazık ki görüyoruz ki yerel yöneticiler, seçim dönemlerinde verdikleri sözleri koltuğa oturduktan sonra “yasal mevzuat” ya da “bütçe yetersizliği” gibi gerekçelerin arkasına sığınarak unutuyor. Buradan bir kez daha açıkça ifade ediyoruz: Toplu sözleşme hakkı anayasal bir haktır ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır. Bu hakkı, bir belediye başkanının iki dudağı arasından çıkacak kararlara teslim etmeyeceğiz. Bizleri bölmeye ve parçalamaya çalışanlara en güçlü yanıtı burada, bu meydanda omuz omuza durarak veriyoruz. İşçisiyle, memuruyla, teknik personeliyle hepimiz bu kentin gerçek hizmet üreticileriyiz. Biz yoksak hizmet de yoktur, üretim de yoktur. Hakkımız olanı alana, sözleşmeler bizim taleplerimiz doğrultusunda imzalanana kadar alanlarda olmaya devam edeceğiz. Mücadelemiz haklıdır, mücadelemiz meşrudur” dedi.