Ankara duymazsa fabrikalar susacak

Abone Ol

Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın (EBSO) her yıl düzenli olarak açıkladığı Ege’nin 100 Büyük Sanayi Kuruluşu toplantısına, EBSO Başkanı Ender Yorgancılar’ın davetiyle katıldım. Bu satırları yazarken, geçen yıl yine aynı toplantının ardından kaleme aldığım yazıya baktım. Yazının başlığını “Ankara’da Bizi Görecek mi?” diye atmışım. Geçen yıl 2024’ü kayıp yıl olarak değerlendirmiştik. Bu yıl da değişen pek bir şey yok. 2025 yılı da sanayiciler tarafından bir önceki kayıp yılın devamı olarak değerlendiriliyor.

Toplantı boyunca 6 bin sanayicinin temsilcisi olan EBSO Başkanı Ender Yorgancılar’ınaçıklamalarını dinlerken gördüm ki Ankara, sanayicilerin sesini hâlâ duymamış.Aslında Ankara yalnızca sanayicileri değil; uygulanan dezenflasyon programı nedeniyle çalışanları, emeklileri ve esnafı da unutmuş görünüyor. Son dönemde sohbet ettiğim ayakkabı boyacısından holding patronuna kadar durumundan memnun olan pek kimseye rastlamamam da bunun en önemli göstergesi.

Rakamlar “Kral Çıplak” Diyor

EBSO Başkanı Yorgancılar, sanayide yaşanan tabloyu başarılı ekibinin hazırladığı kapsamlı bir sunumla ortaya koydu. Sunumda; enflasyonla mücadelede sınırlı bir başarı elde edildiği, yapısal iyileşmenin sağlanamadığı, TL’nin değerli tutulduğu, vize sorununun sürdüğü, Trump’ın öngörülemez politikalarıyla birlikte Çin rekabetinin daha fazla hissedildiği ve finansmana erişimin neredeyse imkânsız hâle geldiği bir yıl yaşandığı ifade edildi. Aslında bu tespitlerin tamamını, son bir yıldır enflasyonun etkilerini yaşayan milyonlarca vatandaş da günlük hayatında hissediyor.

EBSO’nun araştırmasına göre Ege’nin 100 büyük firması arasında 2024 yılında 82 firma kâr açıklarken, bu sayı 2025 yılında 66’ya düştü. Bir önceki yıl 28 olan yabancı sermayeli firma sayısı geçen yıl 22’ye geriledi. İhracat yapan firma sayısı da bir yıl içinde 96’dan 90’a düştü. 2024 yılında yüzde 76,3 olan kapasite kullanım oranı, 2025 yılında yüzde 74,3’e gerilerken; Gayrisafi Yurt İçi Hasıla içinde sanayinin payı yüzde 16,6’dan yüzde 15,9’a düştü. Rakamlar adeta “Kral çıplak” diyor.

“Para Kazanamıyoruz” Çığlığı

Her anlamda sanayideki gerilemeyi gözler önüne seren bu rakamları değerlendiren Yorgancılar, firmaların küçüldüğünü ve enflasyonun gerisinde kaldığını belirtiyor. Son dönemde artan konkordato ve iflas haberlerinin de bu tabloyu doğruladığını ifade ediyor.

Sanayicinin, baskılanan kur ve hızla yükselen maliyetler nedeniyle artık para kazanamadığını dile getiren Yorgancılar, yılların emeğiyle ihracat pazarlarında kazanılan müşterileri kaybetmemek için birçok firmanın zararına satış yapmak zorunda kaldığına dikkat çekiyor. Yüzde 68 oranında ithalata bağımlı bir sanayinin, jeopolitik risklerin arttığı ve savaşların enerji maliyetlerini yükselttiği bir dönemde kârlı olmasının mümkün olmadığını vurgulayan Yorgancılar, bunun sonucunda kârlı bankacılık sektörü ile zarar eden üretim sektörlerinin ortaya çıktığını söylüyor.

Masanın Bir Ayağı Kırık

Yorgancılar, içeride reel sektörün rekabet gücünü destekleyen; üretimi caydıran değil teşvik eden, ithalat yerine yatırımı özendiren, sanayi ve tarımı odağına alan üretim temelli yeni bir ekonomik programın hazırlanması gerektiğini ifade ediyor. Hükümetin uyguladığı programın doğru olduğunu ancak sanayicinin ihtiyaç duyduğu istikrar, öngörülebilirlik ve güven ortamının eksik kaldığını belirten Yorgancılar, durumu şu sözlerle özetliyor: “Masanın bir ayağı kırık, oturup yemek yemek zor. Bizim tek isteğimiz öngörülebilirlik. Şu an faizler yüzde 55-56 seviyesinde. Bu oranlarla kredi kullanmamız mümkün değil. Kurların enflasyon oranında artması hâlinde sanayicinin üretim yapabilme şansı olur. Aksi takdirde konkordato, iflas ve ödeme güçlüğü yaşayan işletmelerin sayısının artmasından endişe ediyorum.”

Ankara Bizi Artık Görsün

Yazımın başında da belirttiğim gibi sanayiciler, bu çığlıklarının duyulmasını bekliyor. Yıllardır yaşadıkları sorunları dile getiriyorlar ancak Ankara’dan yeterli karşılığı göremediklerini düşünüyorlar. Sanayiciler gibi toplumun pek çok kesimi de uygulanan ekonomik program nedeniyle yaşadığı sıkıntıları dile getiriyor. Ancak ne yazık ki Yorgancılar’ın da ifade ettiği gibi masanın bir ayağı hâlâ kırık. Bu ayağın hızla onarılması, dezenflasyon programının üretim, yatırım ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması gerekiyor. Çünkü üretmeden büyümek, sanayiyi güçlendirmeden kalkınmak mümkün değil. Sanayici konuşuyor. Ankara’nın artık duyması gerekiyor.