GÜNDEME BAKIŞ- AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İzmir'in mevcut turizm verilerini masaya yatırarak "Çeşme Projesi"ne yönelik eleştirilere ve engelleme girişimlerine sert tepki gösterdi. İzmir'in köklü tarihine rağmen turizm gelirlerinden hak ettiği payı alamadığını vurgulayan Kaya, projenin engellenmesini "ideolojik körlük" olarak nitelendirdi. Kaya," Birileri bu projeye ideolojik reflekslerle karşı çıktı. Oysa bu proje doğrudan ve dolaylı istihdam sağlayacaktı" dedi.
İZMİR O ŞEHİRLERİN ÇOK GERİSİNDE KALDI!
Milletvekili Kaya, dışarıdan bakıldığında bir turizm kenti olarak algılanan İzmir'in gerçek rakamlarının beklentilerin çok altında kaldığını ifade etti. Komşu turizm destinasyonlarıyla karşılaştırma yapan Kaya, "Dışarıdan bakıldığında İzmir bir turizm kenti olarak gözüküyor değil mi? Rakamlar hiç öyle değil. Bugün Antalya'ya İzmir'in yaklaşık 10 katı, Muğla'ya ise İzmir'in 4 katı yabancı turist geliyor" ifadelerini kullandı.
Kaya'nın açıklamasının tamamı;
"Dışarıdan bakıldığında İzmir bir turizm kenti olarak gözüküyor değil mi? Rakamlar hiç öyle değil. Bugün Antalya'ya İzmir'in yaklaşık 10 katı, Muğla'ya ise İzmir'in 4 katı yabancı turist geliyor. Oysa İzmir, 8500 yıllık tarihiyle dünyanın en özel şehri. Bugün İzmir'de turizm belgeli nitelikli yatak kapasitesi yaklaşık 40.000 seviyesinde. Yani İzmir sahip olduğu doğal, tarihi, kültürel zenginliğe rağmen turizm gelirinden hak ettiği payı alamıyor.
Tam da bu nedenle Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından Çeşme Turizm Projesi hazırlandı. 7 üniversitenin bilimsel raporuyla çalışılmış, çevresel etkileri değerlendirilmiş, altyapısı planlanmış, stratejik bir turizm modeli ortaya konmuş alanın %98,8'i yeşil alan olarak korunuyordu. Betonlaşma iddialarının aksine yapılaşmanın ayak izi, proje alanının %1,2'sini kapsıyordu. Üstelik su ihtiyacının ters ozmoz teknolojisiyle karşılanacağı bilimsel raporlarla ortaya kondu.
Peki buna rağmen ne oldu? Birileri bu projeye ideolojik reflekslerle karşı çıktı. Oysa bu proje doğrudan ve dolaylı istihdam sağlayacaktı. Çeşme'yi sadece yaz turizmi ile değil; spor, sağlık, kongre, kültür ve termal turizmle dünya markası haline getirecekti. Sahil bandı geniş şekilde vatandaşın kullanımına açık bırakılacaktı. Yani burada amaç beton dikmek değil, yüksek katma değerli turizm üretmekti. Esnaf kazanacaktı, köylü kazanacaktı, gençler iş bulacaktı ama ne yazık ki ideolojik körlük yine devreye girdi. Çok acı değil mi?" dedi