GÜNDEME BAKIŞ- AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik açıklamalarda bulunarak, muhalefetin dış politika söylemini ve tutumunu sert sözlerle eleştirdi.

Türkiye’nin uluslararası alandaki konumuna dikkat çeken İnan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nu hatırlatarak, Türkiye’nin küresel ölçekte “oyun kurucu” bir rol üstlendiğini ifade etti. Muhalefetin yurt dışındaki söylemlerini eleştiren İnan, bu yaklaşımı “gayrimilli bir savrulma” olarak nitelendirdi.

CHP’nin tutumunu eleştirmeyi sürdüren İnan, muhalefetin yurt dışında farklı bir söylem benimsediğini öne sürerek, “Yerli ve milli değerlerden tamamen kopuk olan bu müstemleke anlayış, yurt dışında sahte bir ‘sosyal demokrasi’ maskesine sığınmaktadır” dedi.

Açıklamasında belediyelere yönelik iddialara da yer veren İnan, “Milletin bütçesini, tüyü bitmemiş yetimin hakkını göz göre göre metreslerine ve yandaşlarına harcarken sus pus olanların, dışarıda Türkiye'yi karalaması basit bir diplomatik gaflet değil, ağır bir siyasi ahlaksızlıktır” ifadelerini kullandı.

Açıklamasının tamamı şu şekilde;


Türkiye’nin diplomatik ufkuna karşı, Özgür Özel ve CHP’nin içine düştüğü gayrimilli savrulma, tek kelimeyle ibretlik bir siyasi iflas tablosudur…

Bir yanda Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde, Antalya Diplomasi Forumu'nda (ADF) devlet başkanlarını ağırlayan, küresel krizlere yön veren "oyun kurucu" bir Türkiye; diğer yanda Avrupa salonlarında kendi devletini ve bağımsız yargısını Batılı siyasetçilere karalayan müstemleke zihniyeti...

Yerli ve milli değerlerden tamamen kopuk olan bu müstemleke anlayış, yurt dışında sahte bir "sosyal demokrasi" maskesine sığınmaktadır.

Yabancılara demokrasi havarisi kesilen Özel ve şürekası; yönettikleri belediyelerdeki rüşvet ağından, halkın vergilerinin lüks otel odalarında metreslere peşkeş çekildiği ahlaki çöküntüden Avrupalı ağababalarına bahsetmiş midir?

Milletin bütçesini, tüyü bitmemiş yetimin hakkını göz göre göre metreslerine ve yandaşlarına harcarken sus pus olanların, dışarıda Türkiye'yi karalaması basit bir diplomatik gaflet değil, ağır bir siyasi ahlaksızlıktır.

Hem şeffaf seçimlerle nüfusun %65'ini yönettiklerini söyleyerek övünecek hem de utanmadan milli iradeye "otoriterlik" iftirası atacaksınız. Yabancı belediye başkanlarına yaltaklanıp, bağımsız Türk mahkemelerine parmak sallatacaksınız!
Türkiye Cumhuriyeti, egemenliğini ve adalet sistemini Avrupa’nın icazet forumlarında müzakere edecek bir çadır devleti değildir!

Şu tarihi hakikat hiçbir zaman unutulmamalıdır: Büyük devletler kendi diplomasisini inşa edip dünyayı kendi masasında ağırlar; milli şuurunu yitirmiş, ahlaki pusulası şaşmış aciz zihniyetler ise başkalarının masasında kendini pazarlar!

Siyasetin meşruiyet zemini Avrupa'nın kapı araları değil, Türkiye'dir!