GÜNDEME BAKIŞ – AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, “Bulduğumuz dış krediler var, hükümeti hiçbir sorumluluk altında bırakmıyor ama onaylanmıyorlar” çıkışını değerlendirdi. NEO’da yayınlanan GÜNDEME BAKIŞ programında konuşan İnan, Tugay’ın çıkışına yönelik, “Bu tamamen büyük bir yalan. Bir defa dış krediler konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın İzmir'e yönelik pozitif ayrımcılığa dayanan bir iradesi var. Çok teferruatla anlatmak istemiyorum ama bu dış kredi konusunda Cumhurbaşkanımızın ‘hemen İzmir'in konularını onaylayın’ diye bir talimatı var. Bunu bizzat bana ve milletvekili arkadaşımıza söyledi” dedi.
“350 MİLYON EUROLUK KREDİYİ ÖNCELENDİRDİK”
Başkan Tugay’ın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile olan görüşmesini hatırlatan İnan, “Sonra biz zaten Hazine ve Maliye Bakanı'na bu krediler için gittik. Hazine ve Maliye Bakanı'nda hem su projeleri, hem körfez temizliği, hem de diğer irili ufaklı konular başta olmak üzere tam 350 milyon euroluk krediyi önceliklendirdi ve bunları onaylama aşamasına getirdik. Sayın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, hiçbir belediyeye uygulamadığı vade ve vergi borçları kolaylığını 6 aydan 18 aya kadar İzmir Büyükşehir Belediyesi için çıkarttı. Bakın, başka belediye için bu uygulanmadı” diye konuştu.
'BUNLARDA KABİLİYET YOK'
Söz konusu kredinin İzBB’nin SGK ve vergi borcuna takıldığını anlatan İnan, “Fakat SGK borçları bu arkadaşların beceriksizliği yüzünden engel teşkil ediyor. SGK borçlarından dolayı, şöyle; bugün Antep Belediyesi'nin de SGK borcu varsa dış krediden yararlanamıyor. Bursa Belediyesi'nin varsa da yararlanamıyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin varsa da yararlanamıyor. Fakat biz elimizden gelenin fazlasını yaptık. Fakat bunlarda öyle bir cibilliyet yok. Bunlarda öyle bir kabiliyet yok” çıkışında bulundu.
“TRİBÜNLERE OYNAMAK İÇİN YALAN SÖYLÜYOR”
“Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin dış kredilerden yararlanma sorunu yoktur. Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin SGK borçlarını ödememe sorunu vardır” diyen İnan, “Öte yandan İzmir Valiliğinde yine Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek teşrif ettiğinde, orada da biz bu beyefendiye bunların fazlasını söyledik. ‘Siz yeter ki yapın, biz her türlü yanınızdayız’ dedik. Şimdi siz bu samimiyeti görmeyeceksiniz, bu gayreti görmeyeceksiniz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradeyi görmeyeceksiniz. Tutup orada 2 tane tribüne oynamak adına, yıllarca şehri 25 sene boyunca geri götüren o anlayışın, o bayatlamış argümanların tekrar bu şehre göstereceksiniz. Ona itirazımız var. Artık bu şehir o 2012-2013’teki bayatlamış numaraları yemiyor. Şehirde artık farklı sıkıntılar var. Bugün seçim olsun, yarın seçim olsun; oy oranlarını şimdi paylaşmak istemiyorum, farklı bir durum olur. Fakat biz oy oranlarını konuşmuyoruz, ‘İzmir'e yalan söylemeyin’ diyoruz” açıklamasında bulundu.
“ENGELLENİYORUZ’ YALANINA SARILANLARI DEŞİFRE EDECEĞİZ”
İnan açıklamalarını şöyle:
Sizin İzmir'e söylediğiniz yalanlar yüzünden, bu şehrin Limontepe’deki çocukları, Cengizhan’daki çocukları, Erenler’deki çocukları, Tepecik’teki çocukları geri kalmış bir şehircilik anlayışıyla yaşamlarını sürdürüyorlar. Kimin hakkı var peki bu çocukların geleceğini çalmaya? Onlar daha iyi bir şehirde yaşamayı arzulamıyor mu? O nedenle burada yaptıkları yalan sadece siyasi tartışmayı kapsamıyor; tüm şehri kapsıyor. Biz de bu engelleniyoruz yalanlarına sarılanları tek tek deşifre edeceğiz.
“İZMİR’İN YÜZDE 75’İ CHP YÖNETİMİNİ BAŞARISIZ BULUYOR”
Yıllarca bu şehri 25 sene boyunca bu şekilde geriye götürdüler. Kredi konusu baştan sona yalan. SGK borçlarını halletsinler ki, en son Vedat Işıkan Beyefendi’ye gittiler. Yine orada da bir dünya tiyatro. Hazine ve Maliye Bakanı konuları bitirdi zaten. Yalan söylemekten vazgeçsinler. Bizim İzmirli hemşehrilerimiz de artık şu saatten sonra, hamdolsun, kimin yalan söylediğini, kimin doğru söylediğini çok iyi biliyor. Bu arkadaşın da, belediye başkanı olacak arkadaşın da söylediği bu yalanlar karşısında itibarı hiç yok. Zaten yüzde 75’i geçtiğimiz 2,5 yıl süre zarfında kendisini gayet başarısız buluyor. Bir siyasetçinin de en büyük açığı, ortaya koyduğu gayretlerin karşılık bulamaması, bir siyasetçinin düşeceği en kötü durumlardan bir tanesidir.
“TUGAY’I KAPSAMIYOR, SORUN 25 YILLIK”
Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan yüzde 75 oranında yoğunlukla Cumhuriyet Halk Partilileri de kapsayan, başarısız bulma kanaati kesinleşiyor. Bu bizi ilgilendirmez. Bu artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde çözeceği bir durum. Bu sadece Cemil Tugay’ı kapsayan bir durum değil. 25 senelik İzmir’in CHP belediyeciliğinin getirdiği nokta. Biz bu parantezi kapatacağız. Mesele AK Parti’nin kazanması değil; İzmir’in makus kaderini tarihin kara çöplüğüne yollayacağız. Ve İzmir’in gençleri bunu yapacak. Göreceksiniz, Bergama’dan Ödemiş’e kadar biz burada ciddi bir şekilde bu derdimizi İzmirli hemşehrilerimize anlatacağız ve çok güzel bir duyguda bütünleştik. Bu duygu sel olur, bunun önünde de hiç kimse duramaz. Bugünkü tablo da bu.
“AK PARTİ NE YAPTI’ DİYENLER YA KÖR YA CAHİL!”
Biz bu tarz siyasi konuları İzmir’in gündemine taşımak istemiyoruz. Yaklaşık 2 senedir, ben milletvekili seçildiğim günden itibaren, diğer milletvekili arkadaşlarımızla kollarımızı sıvadık. İzmir için çalışıyoruz. Daha geçenlerde, Bergama’da 1 milyar değerinde millet bahçesini kime teslim ettik? Cumhuriyet Halk Partili İlçe Belediyesi Tanju Bey’e teslim ettik. Zaman zaman bazı arkadaşlar ‘İzmir için AK Parti ne yaptı?’ diyor ama bunlar siyasi olarak ya kör ya da cahil. Ama Bergamalı hemşehrilerimiz, o eserin kimin tarafından yapıldığını ve şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’ne nasıl teslim edildiğini görüyorlar.
“İZMİR ARTIK BUNLARA İNANMIYOR”
Hani bize diyorlar “AK Parti İzmir’e ne yaptı? Tayyip Erdoğan İzmir’e ne yaptı?” diye; Şehir hastanesi! Son 25 yılın en büyük kamu yatırımı. Orada duruyor. Bu arkadaşların peki son 2,5 senedir tek bir kalem icraatını görebiliyor muyuz? Hayır, göremiyoruz. Aksine sorunlar büyüyor. Sürekli “Kordonu otopark yapacağız, şuraya şunu yapacağız” gibi açıklamalar yapıyorlar. Ya bir de “bir şey yaptık” deyin ya. Yaptık değil, sürekli “hazırlayacağız, yapacağız, edeceğiz” gibi İzmirlilerin önüne sanal projeler koymayı kendilerine marifet biliyorlar. Son olarak başladığım noktaya geleyim; İzmirliler artık bu arkadaşların hiçbirine ama hiçbirine inanmıyor.
“KARŞIYAKA’DA İŞÇİLER 8 AYDIR MAAŞ ALAMIYOR”
Bu konuda AK Partili kadrolarla birlikte şehri, bu yerel yönetimlerin basiretsizliğini şehrin üzerinden ilk seçimde kaldıracağız. Ve göreceksiniz parlamento seçimlerinde de oyumuz; ilk olarak 2028’de, 2029’un provasını yapacağız. Primlerini ödeyemeyenlerin, yani emekçilerin SGK’larını yatıramayanların bu şehirde bir şey yapabilmesini anlamış değilim. Karşıyaka Belediyesi’nde kaç aydır maaş alamıyor çalışanlar? 8 aydır maaş ödeyemiyor Karşıyaka Belediyesi. Borçlar nereden geliyor? Önceki yıllarda, önceki belediye başkanından. Bugün Büyükşehir Belediye Başkanı oldu arkadaş.
“ÖNCE MAAŞ ÖDEYİN”
Diğer ilçe belediyelerine çeşitli noktalara destek veriyor. Şimdi Karşıyaka Belediyesi’nde çalışan emekçi İzmirli değil mi? Diğer belediyelere destek veriyorsun. Oradakiler İzmirli ama Karşıyaka Belediyesi’ndeki çalışanlara ayrı bir kin duyuyorsun. Neden? Oradaki fikir ayrılığınızdan dolayı. Bunların devlet yönetimindeki ciddiyetsizlikleri bu boyuta ulaşmış. Vatandaş evine rızık götürecek, ekmek götürecek, temizlikçi kardeşlerimiz, emekçi kardeşlerimiz, büyüklerimiz, ekmek götürecek. 7 aydır kendisinden kalan borçlar var; önceki dönemden. Ve bugün de belediye başkanı olacaksın ve bu soruna kayıtsız kalacaksın. Büyükşehir Belediyesi kaynaklarını gayet güzel bir şekilde diğer ilçelere aktarıyor bu beyefendi. Anlatmaya çalıştığımız; bunlar bu ciddiyetten ne kadar uzaklaştılar. Bugün siz bu maaşları ödeyemeyeceksiniz, sonra geleceksiniz “şehirde biz şunları yapıyoruz, bunları yapıyoruz, AK Parti hiçbir şey yapmadı” diyeceksiniz. Önce kendi belediye çalışanlarınızın maaşını ödeyin.
“MAAŞ YERİNE 793 TL HAFTALIK VERİYORLAR”
Daha ilk milletvekili seçildiğimde meclisteki makam odama gittim; Karşıyaka Belediyesi’nden bir çalışan aradı, bu arkadaşın belediye başkanı olduğu dönemde ‘bize haftalık 793 TL harçlık verirmiş gibi maaş dağıtıyorlar’ dedi. Nasıl yani, 793 TL haftalık veriyorsunuz? Hayatımızın tüm şaşırtıcı eylemlerini Cumhuriyet Halk Partisi’nde çok güzel bir şekilde görüyoruz. Tabii İzmir bunu hak etmiyor. Belediye çalışanları bunu hiç hak etmiyor. Emekçiler bunu hiç hak etmiyor. İnşallah tüm kamu yönetimini de ferahlatacak, yerel yönetimini de ferahlatacak geri sayımı biz başlattık.
“80 SENEDE YAPILMAYANI 25 SENEDE YAPTIK”
80 senede yapılamayan çoğu işi 25 senede biz yaptık. O nedenle Cumhuriyet Halk Partisi, önce kendi yönettiği şehirlerde maaşlarını ödesin. Bu işlere yorum bile yapmasın. Bu konuda vatandaşın aklını karıştıracak kampanyalar o eski Türkiye’de kaldı.





