GÜNDEME BAKIŞ- AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sabah saatlerinde gündeme gelen tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İnan, “şafak baskını, malımıza çökülüyor” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “bir mağduriyet değil, bir hukuk tanımazlık yatıyor” ifadelerini kullandı. Söz konusu yapının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu vurgulayan İnan, içeride bulunanların yargının üç ayrı tahliye kararına rağmen binayı boşaltmadığını ve bu durumun “açıkça işgalcilik” olduğunu dile getirdi.
BELEDİYELE SEVGİLİLERİNE DEĞİL İZMİRLİYE HİZMET ETMELİ!
Tahliyesi gerçekleştirilen Meslek Fabrikası binası için yapılan eleştirilerin çelişkili olduğunu belirten İnan, “geçmişte İzmir’in malını başkalarına peşkeş çekmeye kalkıp yargıdan dönenlerin, bugün ‘malımıza çökülüyor’ demesi tam bir ikiyüzlülüktür” dedi. Binanın bundan sonra gençlere hizmet edecek bir yapıya dönüştürüleceğini kaydeden İnan, İzmir’de kamu kaynaklarının doğru kullanılmasına yönelik eleştirilerde bulunarak "İZMİR’DE BELEDİYELER CHP’lilerin SEVGİLİLERİNE DEĞİL, İZMİRLİLERE HİZMET ETMELİ!" ifadelerini kullandı.
YUNAN VAKFIYMIİ GİBİ DÜŞMANCA BAKIYORLAR
İnan'ın açıklamasının tamamı şu şekilde;
Sabahın ilk ışıklarıyla koparılan "şafak baskını, malımıza çökülüyor" yaygarasının ardında bir mağduriyet değil, bir hukuk tanımazlık yatıyor.
Eski DGM binaları olan bu tarihi miras, aslında devletin kurumu Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün tapulu malı.
Ancak içeridekiler, bağımsız yargının tam üç kez verdiği tahliye kararını ellerinin tersiyle iterek açıkça işgalcilik yaptı.
İstanbul'da mahkeme kararı bile olmadan gençlere hizmet eden onca kurumu kapı dışarı edenler, konu İzmir olunca kendi ülkelerinin kurumuna sanki bir "Yunan vakfıymış" gibi düşmanca bakacak kadar çifte standart uyguladılar.
İKİ YÜZLÜLÜK!
Sahnede "İzmir'in malı İzmir'de kalmalı" naraları atanların sicili ise bambaşka bir gerçeği fısıldıyor.
Çok değil, yakın bir geçmişte aynı kişiler, bu tarihi mirası ihalesiz ve bedelsiz bir şekilde İSTANBULLU BİR VAKFIN kullanımına sunmaya kalkmıştı.
İzmir'in malını adeta uçurumun kenarından alan ve bu hukuksuz işleme "dur" diyen ise AK Parti kadroları oldu.
Yani geçmişte İzmir'in malını başkalarına altın tepside peşkeş çekmeye kalkıp yargıdan dönenlerin, bugün utanmadan "malımıza çökülüyor" demesi tam bir ikiyüzlülüktür!
Eğer bugün o mal İzmir'de kalıyorsa, geçmişte sergilenen o kararlı hukuki mücadele sayesindedir.
Artık o tarihi kapılar, işgalciler için değil, İzmir'in pırıl pırıl gençleri için açılacak.
Burası, üniversite öğrencilerine hizmet eden, şehre yakışır yepyeni bir eser olacak.
Bu hikayenin sonunda, o sahte kahramanlara verilecek tek bir nasihat var: Haddinizi bilin!
ÇİFTE STANDARDI İZMİRLİLER UNUTMAZ
İzmir’in değerlerini gerçekten düşünüyorsanız, önce kendi belediyelerinizdeki kamu kaynaklarının şahsi menfaatlere ve gayrimeşru ilişkilere kurban edilmesini engelleyin.
İZMİR’DE BELEDİYELER CHP’lilerin SEVGİLİLERİNE DEĞİL, İZMİRLİLERE HİZMET ETMELİ!
Çünkü Ziya Paşa'nın da dediği gibi:
"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz."
Sizin lafınıza değil geçmişteki TÜM SİCİLİ BOZUK işlerinize bakan İZMİRLİLER, bu çifte standardı ve hukuk tanımazlığı asıl şimdi unutmaz!