AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, bir canlı yayın programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
TÜRK SİYASETİNİN VE MECLİSİMİZİN SEVİYESİNİ DÜŞÜRÜYOR"
CHP'yi sert sözlerle eleştiren İnan, "Bugün karşımızda Türk siyasetinin seviyesini düşüren ve meclisimizin seviyesini düşürmeyi hedefleyen bir CHP var. Ana muhalefet partisinin özellikle yerli ve milli değerlerden uzaklaşmasını öfkeyle karşılıyorum." ifadelerini kullandı.
"BİZİM PUSULAMIZI SADECE MİLLETİMİZ BELİRLER"
AK Partinin milletin partisi olduğunu ve milletle birlikte yol yürüdüğünü belirten İnan, "Bizim pusulamızı sadece milletimiz belirler. Biz vatandaşımızın belirttiği şikayetleri, dilek ve temennileri Cumhurbaşkanımız tarafından parti politikamıza çok hızlıca işleriz." dedi.
"İZMİR'DE 31 MART’TA ALDIKLARI OY ORANLARINA SAHİPLER Mİ?"
Siyasi parti anketlerinde AK Parti'nin oranını yükselttiğini ifade eden İnan, "AK Parti olarak milletimiz desteğiyle yolumuza güçlenerek devam ediyoruz. Anketlerde yüzde 35, 36'lara dayandık. CHP ise 27'lere düştü. Bu gidişle 25'lere tekrar hapsolacak. Bursa, Afyon, Denizli, Ankara, İstanbul, İzmir… Ancak yerel performans gösteremedi. Şehirler 2 senede 10 sene geriye gitti. Vatandaşların çektiği çile oylarına da etki ediyor. Araştırma sonuçlarına yansıyor. Bunu gören Özel, normalleşme çağrılarında bulunarak anketlerdeki düşüşü teyit etti. U dönüşü yaptı. CHP’ye sesleniyorum, 31 Mart’ta aldıkları oy oranlarına sahipler mi? İzmir’de aldıkları oy oranına sahipler mi, değiller mi? Bakmalarında yarar görüyorum” dedi.
"CHP VERİLEN HANGİ VAATLERİ YERİNE GETİRDİ?"
CHP'nin seçim dönemlerinde halka verdiği vaatleri, daha sonrasında yerine getirmemekle eleştiren İnan, ana muhalefet partisine "Verilen hangi vaati yerine getirdiniz?" sorusunu yöneltti. İnan, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:
"Bir siyasetçinin bir ülkeye yapabileceği en büyük kötülük, kaynağı belli olmayan popülizm vaatlerde bulunmak. 2023 seçim öncesi EYT meselesinde duruşumuzu açıklamıştık, mayıs ayında seçimin hemen ardından haziran ayında ilk yaptığımız işlerden birisi onu hayata geçirmek oldu.
31 Mart 2024 seçimlerinde popülist siyasete her zaman mesafeli olduğumuz gibi o zaman da olduk. Ana muhalefet partisi İzmir'de, İstanbul'da, Ankara'da billboardlara emekli büyüklerimizin adeta duygularını istismar edecek şekilde vaatlerde bulundular. Dayanışma kartları, ulaşım indirimleri, su indirimleri gibi... Su bile yok ortada. Biz de şu an AK Parti olarak şunları soruyoruz; Vermiş olduğunuz vaatlerin hangisini gerçekleştirdiniz? Aksine şehirleri geriye götüren bir süreç ortaya koydular."
"ALİ MAHİR BAŞARIR BİR AHLAKSIZLIK MODELİ"
AK Partili İnan:
"CHP'de Ali Mahir Başarır başta olmak üzere CHP mensubu arkadaşlar gazi meclisin saygınlığını düşürecek her türlü harekette bulunuyor. Açıkçası yapmış oldukları eylemlerin siyasi nazarımızda asla bir hükmü yok ancak hakarete ve eleştiri dozunu aşan doza da verecek cevabımız var. Siyaset, seçilmişlere hakaret etmeyi gerektirmez. Her türlü hakareti lanetliyoruz. Ama bu alışkanlıklarından vazgeçmiyorlar. Önceki genel başkanları da bu alışkanlıktan vazgeçmiyordu ama milletimiz sandıkta gereken cevabı her genel seçimde verdi ve vermeye devam edecek."
"CHP'NİN BECERİKSİZLİĞİ TÜRKİYE'Yİ AŞAĞI ÇEKİYOR"
CHP yönetiminde olan İzmir'deki kirliliğe ve devam eden su sorunu da değinen İnan şu ifadeleri kullandı:
"Açıkçası bugün CHP içinde durulacak bir parti olmaktan çıktı. Ciddi bir yönetim krizi var. İstanbul'da yolsuzluk, hırsızlık meselesi, Ankara'da susuzluk, İzmir'de Körfez kokuyor, çöpler toplanmıyor. Bunların beceriksizliği ve ortaya koydukları basiretsizlikler Türkiye'yi aşağı çekiyor. İzmir'de metropol ilçelerde susuzluk var. Türkiye'yi 90'lı yıllara götürdüler. Çeşme turizmin kalbi. Ancak yazın su kesintisi yaşandı. Biz suyu verdik. Eylül'de açılması gereken barajı Temmuz 28'inde açtık. Koskoca yarımadaya su verdik. 19 gün boyunca su ulaştıramadılar. Borularımız paslı dediler, patlak dediler. Kanalizasyon bulaştı dediler. Kendi görevlerini dahi yapamadılar. Bunların ne kadar boş zaman geçirdiğini Ankara'daki trafikten, İzmir'de toplanmayan çöplerden, İstanbul'da da yolsuzluklardan görüyoruz. Bu çileli dönem bir an önce bitsin. Sakın ola engelleniyoruz siyaseti yapmasınlar. Gökten zembille su inmesini beklemeye gerek yok. İzmir'de kayıp-kaçak oranı yüzde 40'a ulaştı. 25 sene boyunca İzmir'de hiç yatırım yapılmamasının bedelini vatandaşlar ödüyor. İzmir'de ve Ankara'da Türkiye'nin en pahalı suyunu kullanıyor. Seçim öncesi suda indirim vaatleri verdiler. En pahalı suyu bile götüremiyorlar. Parayı alıyorlar ama gerekli yatırımı yapmıyorlar. Su bedelini devlet almıyor bunların kurumları alıyor. Özel ve diğer çapsız arkadaşları bu işi nasıl AK Parti'ye bağlarız diye bulanık suda balık avlamak gibi meseleye dalıyorlar. DSİ ve Tarım Bakanlığı kolaylaştırmaya çalışıyor ancak bunlar üzerine düşeni yapmıyor. Yazın geleceği kıştan belli, tedbir almıyorlar. Mazeret siyasetine başvuruyorlar."