Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - İzmir siyasetinin uzun yıllardır yakından tanıdığı, 4 dönem milletvekilliği, AK Parti Medya ve Tanıtım Genel Başkan Yardımcılığı gibi önemli görevler üstlenen ve son yerel seçimlerde partisinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, GÜNDEME BAKIŞ’a açıklamalarda bulundu.
Büyükşehir Adayı iken vaatlerine yönelik muhalefet kanadından gelen “İkinci Çevre Yolu” çıkışları, Karşıyaka Stadı, CHP’nin 38. Kurultayına ilişkin verilen “Mutlak Butlan” kararı ve belediyelerde yaşananlara dair soruları yanıtlayan Dağ, hız kesmeden sürdürdüğü saha çalışmalarını da anlattı.
“SOYER ‘YAPARIM’ DEDİ, TUGAY’LA BAKAN’A GİTTİK”
Karşıyaka Stadı’nın hükümet tarafından yapılmak istendiğini ancak dönemin belediye başkanları tarafından engellendiğini kaydeden Dağ, “İnsan unutur, o yüzden hatırlatalım. Bizim İzmir’de 3 stat projemizin ilki Karşıyaka Stadı’ydı. İlk ihalesi yapılan Karşıyaka Stadı oldu. O dönemin hem Büyükşehir Belediye Başkanı hem ilçe belediye başkanı karşı çıktılar, kampanya yaptılar. Davalar açıldı ve süreç durdu. Kulüp de, yerel yönetimler de Alsancak ve Göztepe Stadı’nda olduğu kadar bu meseleyi sahiplenmediler. Biz yine işi bırakmadık, mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Karşıyaka Belediye Başkanı iken, o zamanki Büyükşehir Belediye Başkanından stadın yapımıyla ilgili söz aldığını söyledi ve biz Cemil Tugay’la birlikte Spor Bakanlığı’na gittik. Konuya ilişkin ilk adımları da o zaman attık. Tunç (Soyer) Bey’in görevdeyken ‘Ben bu stadı yaparım’ demesi üzerine, biz Karşıyaka Belediye Başkanı’yla o dönemki Spor Bakanı Sayın Muharrem Kasapoğlu’yla ve ilgili bürokratlarla görüşme yaptık. Ancak yerel yönetimlerden beklediğimiz yazılar gelmedi” dedi.
“BEN BAKANLIK ÜZERİNDEN YAPACAĞIMI SÖYLEMİŞTİM”
2024 yerel seçimlerinde Karşıyaka Stadı’nın vaatler arasına alındığı sürece ilişkin de bilgi veren Dağ, “Yerel seçimlere geldiğimizde Karşıyaka Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oldu ve söz verdi ‘Bunu belediye başkanı olduğumda ben yapacağım’ diye... Ben adayken, ‘Stadı Gençlik ve Spor Bakanlığı üzerinden yaptıracağım’ dedim. Kulübe gittiğimde de bana bunu sorduklarında ‘Şu anda stada yapılan temeller varsa bu temellerde Sayın Binali Yıldırım’la bizim ciddi uğraşımız var. İlk ihale yapıldı ve başlamıştı. Dolayısıyla burada dürüst davranmam gerekirse, İzmir’de yapmam gereken çok iş var, ben bu kaynağı Büyükşehir Belediyesinden değil de Gençlik ve Spor Bakanlığından tahsis etme işinin takipçisi olacağım’ demiştim” açıklamasında bulundu.
“TUGAY ANKETLER KAFA KAFAYA GİDİNCE SÖZ VERDİ”
İzBB Başkanı Tugay’ın ise seçimi alabilmek için bu vaadi verdiğini aktaran Dağ, “Büyükşehir Belediye Başkanı ise o zamanki durumda seçimde zorluk yaşadığı için, oy noktasında anketlerde kafa kafaya giden bir süreç olduğu için bazı sözler verdi ve seçimden sonra da İzmir Milletvekillerimiz Sayın Muharrem Kasapoğlu ve Sayın Eyyüp Kadir İnan tarafından Gençlik ve Spor Bakanlığı tahsisi Büyükşehir Belediyesine iletildi. Bakanlığın, Büyükşehir’e tahsis yapması gerekiyordu, o da gerçekleşti. Süreç artık Büyükşehir Belediyesinin uhdesinde. İnşallah en kısa sürede stadı İzmir’e kazandırırlar. Bundan da bizler büyük memnuniyet duyarız. 2,5 yıl geride kaldı, 2,5 yılda henüz proje bile ortaya çıkmadı. Tahsis de 1 yılı geçti. Günler çabuk geçiyor, hızlanmak lazım, yapacak çok iş var. İnşallah en kısa zamanda ihalesinin yapıldığı haberini duyarız” diye konuştu.
“İKİNCİ ÇEVRE YOLU DAĞ’IN ŞAHSİ PROJESİ DEĞİL, DEVLET PROJESİ”
Hamza Dağ’ın vaatleri arasında yer alması nedeniyle, Yeni Parti Lideri Özgür Özel’den İzmir Milletvekillerine, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a dek tüm muhalefetin sık sık “Hamza Dağ söz vermişti, İkinci çevre yolu neden yapılmıyor” çıkışlarının hatırlatılması üzerine konuşan Dağ, “İkinci Çevre Yolu devlet projesi, Hamza Dağ’ın şahsi projesi değil. Ben Ulaştırma Bakanı değilim, Türkiye Cumhuriyeti önceki dönem için Başbakanı ya da Cumhurbaşkanı değilim, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı idim ve hükümetin bir mensubu olarak yarışa girdim. O yarışta da hükümetin yapması gereken, İzmir’e faydası olacak, yapabileceğimiz, takip edebileceğimiz işleri de projelerimde sundum. Çevre Yolu işinin şahsımla özdeşleşmesi yanlış olur, yarın bir gün yapıldığında ben yapmış olmayacağım. Bu bizim takip ettiğimiz, 2013 yılından beri devam eden, projeleri ince elenip sık dokunarak bugüne kadar gelmiş ve o dönemden beri şehirde milletvekili ben olduğum için benim takip ettiğim bir iş oldu. O dönemki milletvekillerimizden İlknur Denizli bu işin takipçisiydi. Binali Yıldırım bu işin takipçisiydi. O süreçten beri İzmir siyasetinde ben görevlerime devam ettiğim için bu işi takip eden biz olduk” dedi.
“SON AŞAMASINA GELDİ, İZMİR MİLLETVEKİLLERİMİZ EFOR SARF EDİYOR”
İkinci Çevre Yolu’nda son aşamaya gelindiğini vurgulayan Dağ, “Son aşamasına kadar geldi, Ulaştırma Bakanlığı en son stratejik bütçeye yazdı. Mevcut milletvekili arkadaşlarımız da işin takipçisi, bu işin İzmir’e kazandırılması için yoğun efor sarf ediyorlar. İnşallah bu hizmetin ihalesini bu dönemde gerçekleştirmek mevcut Ulaştırma Bakanımıza nasip olur. Mevcut milletvekillerimize nasip olur. İzmir’i her zaman önemseyen Cumhurbaşkanımızın da başından beri takipçisi olduğu bir projedir. Yapılmasıyla birlikte İzmir trafiği nefes alacak. Ama tabi İzmir trafiği meselesini sadece ikinci çevre yoluna bağlamak çok doğru olmaz. Çünkü ikinci çevre yolu dediğimiz iş, yapımına başlandıktan sonra süreç alacak bir iş, hızlıca bitecek bir proje değil, yıllara sari yürüyecek bir proje. Şehir içinde yapılacak birçok köprülü kavşak, battı çıktı işleri var. Bunu bir an önce Büyükşehir Belediyesi’nin gündemine alması lazım” ifadelerini kullandı.
“SAHA ELZEM VE OLMASI GEREKEN BİR İŞ”
Gençlik Kolları Başkanlığı yaptığı 2008 yılından bu yana İzmir’de sık sık yaptığı saha programlarına hız kesmeden devam eden Hamza Dağ, vatandaşın taleplerinin sorulması üzerine, “Saha işleri özellikle yöneticiler için elzem ve olması gereken bir iş. Mesele sadece gidip insanların halini, hatırını sormak değil. Bu tabi ki önemli ve biz bundan çok keyif alıyoruz, dinliyoruz. Onların bizlerden, yerel yönetimlerden beklentilerini dinliyoruz. Bunların hepsini dinlediğimizde ortaya bir sentez çıkıyor, argüman, sorunlar ve sorunlara çözüm çıkıyor. Tabi ki hemşehrilerimizin genel yönetimden de, yerel yönetimden de talepleri var. Bu 10 sene önce de vardı, bugün de var. Dolayısıyla buradaki en büyük güzellik iyi bir feedback alıyor olmanız. Hemşehrilerimizle sohbet etmek gerçekten çok keyifli, hiçbirinin bir hesabı yok, bir siyasi beklentisi yok, bizim de yıllardır gidip geldiğimiz insanlar, ilk defa karşılaştıklarımız da oluyor. Sosyal medyadan, medyadan bizi takip ettikleri için mesafe de koymadığınız için rahat konuşuyorlar. Bu da benim çok hoşuma gidiyor. O anda çözebildiklerimizi o anda çözüyoruz. Söyledikleri bize kalsın. Genele dair söyledikleri biz sözü burada ifade edecek olursam yanlış anlaşılabilir. Önemli olan insanları dinlemek, görev alanınızda olanlara çözüm üretmek, görev alanınız dışındakileri de ilgili yerlere iletmek. Bu işin güzelliği de bu açıkçası” yanıtını verdi.
“BİR DAHA NASİP OLURSA SU FATURASI SÖZÜMÜZ DEVAM”
İzmir’de su faturalarına yönelik yapılan eleştirilerin de hatırlatılması üzerine Dağ, “Bizim su faturaları kapsamında ilk icraatımız yüzde 50 indirmek olacaktı. ‘Yüzde 50 indirdik, 6 ay sonra tekrar zam yaptık’ olmayacaktı. Herkes şunu bilecek ki elektrik faturasının yarısı veya üçte ikisi olacaktı. Su faturası mutlaka elektrik faturasından az gelecek. Çok gelince de bana söyleyecekti. Benim vaadim buydu. Bugün de aynı kanaatteyim. Mevcut Büyükşehir Belediyesinin de böyle bakmasında fayda var. Nasip olur olmaz, olursa aynı sözüm devam yani…” ifadelerini kullandı.