Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, 2013'te başkan olduğu DTO İzmir Şubesi'nde görevdeki üç döneminin muhasebesini yaparken, daha önce “aday olmayacağını” açıklamasına rağmen 7 Ekim’de yapılacak seçimlerde yeniden aday olmak zorunda kaldığını açıkladı.
Öztürk, "Adaylık açıklar gibi coşkulu değilim. İlk günkü heyecanım yok. Geza Dologh üç dönem başkanlık yaptı. ‘Biz yeter’ diye geldik. O düşünceyle çıktık yola. Ben aynı duruma düşmek istemiyordum. Ancak koşullar 4. dönem adaylığın zorunlu kıldı" dedi.
“DAHA İYİ ŞEYLER YAPACAĞIZ”
DTO İzmir Şubesi’nin Ağustos ayı meclis toplantısında konuşan Yusuf Öztürk, hem Türkiye ve dünya deniz ticaretindeki gelişmeleri değerlendirdi hem de 13 yılı aşan başkanlık döneminin muhasebesini yaptı. Öztürk, "4 yılda kimine göre çok, kimine göre az ama bize göre az işler yaptık. Elimizden geldiğince iyi işler yapmaya çalıştık. Önümüzdeki günler çok daha iyi şeyler yapacağız” ifadelerini kullandı.
“BAĞIMSIZ ODA İÇİN ÇABA GÖSTERDİK AMA KOLUMUZ KANADIMIZ KIRILDI”
İlk başkan olurken İzmir’in denizcilik açısından farklı bir şehir olduğunu ve şubenin bağımsız bir oda haline gelmesi hedefini koyduklarını hatırlatan Öztürk, “Çok çaba gösterdik. Her seferinde kolumuz kanadımız kırıldı. Başaramadık. Kanunlar var. Kanunların üzerine çıkabilme şansımız var mı?” diye konuştu.
Dördüncü dönem adaylığı konusunda kendisine yönelik eleştirilerin de bulunduğunu belirten Öztürk, “Değişimden yanayım. Ancak İzmir Şubesi için şu ana kadar bir aday çıkmadı. Keşke bağımsız bir oda olsaydık. Buranın şube olduğu kabullenilmiş. Devam et derlerse üyelerimiz, devam edeceğiz. Etme derlerse gönül rahatlığıyla bırakacağız. Bundan sonrası için aday çıkarsa buradayız. Şu an itibariyle yönetim kurulu başkanlığımı açıklıyorum" şeklinde konuştu.
Seçimlerin 7 Ekim’de yapılacağını açıklayan Öztürk, İstanbul seçimlerinin tarihinin ise henüz kesinleşmediğini, 11 Ekim tarihinin konuşulduğunu dile getirdi.
“DENİZDE YAPRAK KIMILDAMIYOR”
Denizcilik sektörünün küresel jeopolitik gelişmeler nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini vurgulayan Öztürk, özellikle Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların Türk denizciliğini doğrudan etkilediğini söyledi. İzmirli bir armatöre ait geminin saldırıya uğradığını hatırlatan Öztürk, saldırıda daha büyük bir felaket yaşanabileceğini belirtirken denizlerin güvenli ve öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Savaşın başlamasından bu yana 200’ün üzerinde gemiye saldırı düzenlendiğini belirten Öztürk, kayıpların da artmaya başladığına dikkat çekti. Karadeniz limanlarına yönelik riskin navlun maliyetlerini de yukarı çektiğini belirten Öztürk, tahıl koridoruna ilişkin belirsizliğin sektördeki endişeyi artırdığını söyledi. “Şirketim Rusya ve Ukrayna’ya çalışan bir şirketti. Yaprak kıpırdamıyor şu anda” diyen Öztürk, Karadeniz’in Türk deniz ticareti açısından önemli bir pazar olduğunu ve bölgedeki hareketliliğin yeniden başlamasını umduğunu dile getirdi.
HÜRMÜZ VE SÜVEYŞ ENDİŞESİ
Öztürk, Karadeniz’in yanı sıra Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz hattındaki risklere de dikkat çekti. Öztürk, “Deniz ticaretinde Karadeniz dışında Hürmüz’de de risk arttı. Aşağı taraf sıkıntılı, yukarı taraf sıkıntılı. Çıkış noktası neredeyse yok gibi” ddiye konuştu. Uzak Doğu-Pasifik-Akdeniz rotasında da önemli bir rahatlama olmadığını belirten Öztürk, kış aylarının yaklaşmasıyla enerji taşımacılığı ve LNG açısından da yeni risklerin ortaya çıkabileceğini dikkat çekti. Öztürk, “Kış hemen önümüzde. Bunlara hazırlıklı olmalıyız. Türkiye ekonomisine, dünya ekonomisine zarar verecek. Boyutlarının az olmasını temenni ediyoruz” dedi.
"LİMANIN YENİ OPERATÖRÜNÜ HOYRATÇA ELEŞTİRMEYELİM"
Öztürk, 1 Ağustos itibariyle Albayrak Grubu'na devredilen İzmir Limanı'nın sahibi değil koruyucusu olduğunu belirterek, "Albayrak Grubunun operasyonel seçimlerinde çok iyi olduğunu gördüm. İzmir Limanı, özel bir liman hüviyetine kavuşmuş durumda. Hoyratça eleştirmeyelim. Belki çabuk da düzelmeyecek ancak niyet iyi, operasyonel işler çok hızlandı. İki gün geceli gündüzlü limandaydım. 4 günde bitecek iş 2 günde bitti. Konteyner tarafında arkadaşlarla ayrıca konuşmak lazım" diye konuştu. (Tek Referans Nihat Delibaşı)




