GÜNDEME BAKIŞ - İddiaya göre Girgin, çarşıda devrettikleri öne sürülen ve Turhanlar Et ismini alan işyerine akşam 22.58'de, yanında bir kişiyle birlikte elindeki anahtarlarla girip kamera bakış açısını değiştirdikten sonra içinde 12-13 bin lira ile 360 dolar ve 200-300 euro bulunan çantayı alıp gitmekle suçlanıyordu. Müşteki Emel Ayşe Turhan'ın yaptığı şikayeti soruşturan Cumhuriyet Savcısı, Girgin ve beraberindeki Z.G hakkında nitelikli olarak işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçlarından 18 yıla kadar hapis istemiyle dava açmıştı.
DOKUNULMAZLIK İHLALİ
Girgin ve Z.G.'nin bir kameranın bakış açısını değiştirdikleri görüntü de dava delilleri arasında yer aldı. Dava açılma sürecinde savcılıkta ifade veren Semih Girgin, suçlamaları reddederek kesinlikle çanta almadıklarını söyledi. Söz konusu işyerinin anahtarının her zaman kendisinde olduğunu belirten Girgin, "Mülkiyeti aynı zamanda kız kardeşim A.S'ye ait olan işyerinde ortağım O.M.K bilgim dışında ortaklığı sona erdirdi. Ben de Vergi Dairesi'ne başvurarak ortaklığı tekrar aktif hale getirdim. Turhanlar Et ve Et Ürünleri şirketi ortağım O.M.K ile sözleşme yaptı. Bu işlem hukuksuz. Arkadaşım Z.G ile iş yerine gittik ancak kesinlikle çanta almadık" dedi.
HAPİS CEZASI
Mahkeme bugün sonuçlandı. Girgin’e 13 yıl hapis cezası verildiği bildirildi. Ayrıca Z.G’ye de hapis cezası verildi. (erhangulenc.com)
GİRGİN'DEN AÇIKLAMA GELDİ
Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Girgin şu ifadeleri kullandı;
Son günlerde bazı basın organlarında hakkımda “13 yıl hapis cezası aldığıma” ve ' 7 yıl hapis cezası aldığıma" dair gerçeği yansıtmayan haberler yapılmıştır. Bu haberler, yargılamanın halen devam ettiği ve ortada kesinleşmiş bir karar olmadığı gerçeğini görmezden gelerek, hem masumiyet karinesini hem de lekelenmeme hakkımı ağır bir şekilde ihlal etmektedir.
23.09.2025 tarihli duruşmada tarafıma ve avukatıma tebliğ edilmiş, resmi ve gerekçeli bir karar bulunmamaktadır. UYAP sistemine dahi işlenmeyen bir karara ilişkin, kamuoyuna “kesin hüküm verilmiş” gibi yansıtılan bu haberler, hem hukuka hem de adalet duygusuna açıkça aykırıdır.
Ayrıca, duruşma sırasında tarafsızlığını yitirdiğini düşündüğümüz hâkimin tutumu bizleri derinden üzmüştür. Yargılamada savunma taleplerimizin dikkate alınmaması, delillerimizin görmezden gelinmesi ve tek taraflı yaklaşımlar, adil yargılanma hakkımın ihlaline sebep olmuştur. Avukatım aracılığıyla gerekli yasal başvurular yapılmıştır.
Bir kez daha altını çizmek isterim ki; hakkımda verilmiş kesinleşmiş bir mahkeme kararı yoktur. Buna rağmen yapılan haberler, toplum nezdinde kişilik haklarıma zarar vermekte ve adalete olan güveni sarsmaktadır.
Ben Semih Girgin olarak; adalete, hukukun üstünlüğüne ve bağımsız Türk yargısına inancımı koruyorum. Üzerime atılan bu çirkin iftira ve kumpasda, gerçeklerin eninde sonunda ortaya çıkacağına olan güvenim tamdır. Kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine neden olan bu haberlerin düzeltilmesi için her türlü hukuki süreci başlatacağımı da buradan duyururum.
Saygılarımla,
Semih Girgin